Bana bu konuda seçme hakkı bırakmıyorsun.You leave me no choice in the matter.
Sana bir seçme hakkı veriyoruz.We're giving you a choice.
Benim seçme hakkım var.I have a right to choose.
Tom'un bir seçme hakkı vardır.Tom has a right to choose.
Kadınların seçme hakkı vardır.Women have the right to choose.
1902'de Avustralya'da kadınlar seçme hakkı kazanmıştır.Australia gave women the right to vote in 1902.
1944 - Fransa'da kadınlar seçme hakkına kavuştu.In 1944, French women obtained women's suffrage.
İki ülkedeki vatandaşlara kendi ülkesini seçme hakkı tanındı.Citizens of both sides are given rights to choose the country.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.In Greece, women obtained the right to vote in 1952.
Kurayı kazanan oyuncu hangi renk taşlarla oynayacağını seçme hakkına sahip olur.Players decide who will play with which color pieces.
Türkiye'de kadınlar 20 Mart 1930'da belediye seçimlerinde seçme hakkı kazandılar.Women won the right to vote in municipal elections on March 20, 1930.
Ayrıca Rus olmayan bölgelerin seçme hakkı da ellerinden alınmıştır.Countries outside of the Schengen area also benefit.
Birçok devlette liberaller kadın seçme hakkı ile ilgilenmişlerdir.Many liberal leaders had to emigrate.
Şimdi diyelim ki size bir seçme hakkı tanındı ve 1 no.lu kapıyı seçtiniz.Now, say you're given a choice, and let's say you choose door #1.
Seçme hakkım olacak değil mi ?You have to ask my opinion, don't you?
Adaletin bir ifadesi... ...ve seçme hakkımız olduğunu düşünüyorsun.So you think justice has a voice
Aynı soylu kanı taşıyoruz Kocanı seçme hakkın yokNo you know you are of royal blood like me you don't have the right to choose the one you love
Seçim onların değil/onların seçme hakkı yok.The good is not for them to choose.
Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. Seçim onların değil/onların seçme hakkı yok.Thy Lord creates whatsoever He will and He chooses; they have not the choice. Glory be to God!
CCP vatandaşları seçme hakkından, konuşma ve dini inanç özgürlüğünden mahrum bırakmıştır.The CCP has deprived citizens of the rights to election, free speech and religious belief.
WBSC üyeleri Milli Takımları düzenleme ve seçme hakkına sahiptir.WBSC's members hold the rights to organize and select National Teams.
Kadınların seçme hakkı Brezilya'da feminizmWomen's suffrage Feminism in Brazil
Lordların veto gücünü zayıflattılar ancak kadınların seçme hakkını kabul etmediler.It weakened the veto power of Lords, blocked woman suffrage.
Kadınların seçme hakkı [1][2][3]Women's suffrage
özerklik - hasta, tedavisini reddetme veya seçme hakkına sahiptir.autonomy – the patient has the right to refuse or choose their treatment.
Birçok ülkede kadınların seçme hakkı için, ilk gösterileri düzenlemişlerdir.Sie organisierten in vielen Ländern die ersten Demonstrationen für das Frauenwahlrecht.
Ayrıca kadınların seçme hakkı ilk adımda tam olarak emansipasyon olarak görülmekteydi.Zudem sahen sie im Frauenwahlrecht den ersten Schritt zur vollständigen Emanzipation.
Oyunda size üç şirketten birini seçme hakkı verilir.Der Spieler muss bei der Registrierung eine der drei Firmen auswählen.
Birçok ülkede liberaller, kadınlara seçme hakkı verilmesi konusunda ılımlıydı.In vielen Staaten sympathisierten die Liberalen mit dem Frauenwahlrecht.
Avam kamarası kendi grup başkanını seçme hakkına sahiptir.Die Bezirksräte hatten das Recht, ihren Vorsitzenden selbst zu wählen.
1915 yılında Danimarka anayasasının değişmesi ile de kadınların seçme hakkı Danimarka’da kabul edilmiştir.Außerdem wird an die Einführung des Frauenwahlrechts in Dänemark im Jahre 1915 erinnert.
Sihirdarların oyunda 2 tane büyü seçme hakkı vardır.Neben dem Champion können zwei Beschwörerzauber gewählt werden, welche im Spiel Verwendung finden.
Senato yeni bir imparator seçme hakkı olduğuna inanıyordu.Dieser sollte einen neuen Kaiser wählen.
Kantonlar özgürce kendi temsilcilerini ve temsili organlarını seçme hakkına sahiptir.Die Schweizer Kantone sind angehalten, ihr Recht bei Ehepartnern und Partnern nach dem PartG anzugleichen.
Hindistan’da da kadınlar seçme hakkına 1950 yılında ulaşmışlardır.Frauen erhielten in Indien erst 1950 umfassendes Wahlrecht.
İki ülkedeki vatandaşlara kendi ülkesini seçme hakkı tanındı.Les citoyens des deux territoires se voient attribuer le droit de choisir leur territoire.
1971 - İsviçre'de kadınlara seçme hakkı verildi.1971 : les femmes obtiennent le droit de vote en Suisse.
1952 - Yunanistan'da kadınlara seçme hakkı verildi.En 1954, les femmes obtinrent le droit de vote en Grèce.
Plebler kendi memurlarını seçme hakkı istediler.Les plébéiens demandent le droit d’élire leurs propres représentants.
Birçok üye, seçme hakkına kavuşmak için üye oldu.Beaucoup de personnes aspirent à l'honneur d'en faire partie.
Özel konuk hakemi kendi seçme hakkı olan Owens, hakem olarak Baron Corbin'i seçti.Owens trouve son arbitre : il s'agira de Baron Corbin.
Ayrıca kadınların seçme hakkı ilk adımda tam olarak emansipasyon olarak görülmekteydi.De même la détermination de l'heure des salat s'est d'abord effectuée de manière empirique.
Takım finallerinde her ülke tüm aletleri için 3 sporcu seçme hakkına sahipti.Lors de cette finale, chaque équipe choisit trois gymnastes pour chaque appareil.
Senato yeni bir imparator seçme hakkı olduğuna inanıyordu.C’est alors au sénat de décider de l’identité du nouvel empereur.
1944 - Fransa'da kadınlar seçme hakkına kavuştu.1944: en Francia las mujeres consiguen el sufragio femenino.
Genellikle bir önceki sezonun en kötü takımları üst sıralarda seçme hakkına sahip olurlar.Tiene ventaja de campo el equipo mejor posicionado en la temporada regular.
1915 yılında Danimarka anayasasının değişmesi ile de kadınların seçme hakkı Danimarka’da kabul edilmiştir.1915 In Danimarca viene concesso alle donne il diritto di voto.
Kadınlara seçme hakkı ilk kez 1893'te Yeni Zelanda'da verilmiştir.Избирательным правом впервые воспользовались женщины Новой Зеландии в 1893 году.
1971 - İsviçre'de kadınlara seçme hakkı verildi.В Швейцарии женщины получили право участвовать в национальных выборах в 1971 году.
Kurayı kazanan oyuncu hangi renk taşlarla oynayacağını seçme hakkına sahip olur.После этого его соперник может выбрать цвет, которым будет играть.
Oyunda size üç şirketten birini seçme hakkı verilir.Позже игроку даётся выбор одной из трёх концовок.
1902'de Avustralya'da kadınlar seçme hakkı kazanmıştır.في عام 1902 اكتسبت النساء في النمسا حق الإنتخاب.
Türkiye'de kadınlar 20 Mart 1930'da belediye seçimlerinde seçme hakkı kazandılar.وفازت النساء بالحق في التصويت في الانتخابات البلدية في 20 مارس 1930.
Yeni Zelanda'da kadınlara seçme hakkı 1893 yılında, seçilme hakkı 1918'de verilmiştir.قَدم في 1893 للمرأة في نيوزيلندا حق الإنتخاب و في 1918 بحق أن تنتخب.و يشمل هذا القانون جميع النساء.
Plebler kendi memurlarını seçme hakkı istediler.Os plebeus exigiram o direito de eleger seus próprios oficiais.
1902'de Avustralya'da kadınlar seçme hakkı kazanmıştır.Em 1932, o direito ao voto foi concedido às mulheres no Brasil.
Anna Dalassini ise bunun karşılığı sonraki patrik Eustratius Garidas'ı seçme hakkını aldı.Ana, como compensação, pôde escolher seu sucessor, Eustrácio Garidas.
Burjuva sınıfına mensup kadınların sınırlı seçme hakkı alma durumu artmaya başladı.Integrou desde muito jovem as categorias de base da Seleção Croata.
Kurayı kazanan oyuncu hangi renk taşlarla oynayacağını seçme hakkına sahip olur.Wie de loting wint mag bepalen met welke kleur hij speelt.
1971 - İsviçre'de kadınlara seçme hakkı verildi.In 1971 kregen alle Zwitserse vrouwen stemrecht.