seçimin ile cümle
seçimin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirRadírválasztó
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirTransformacja perspektywy warstwy lub zaznaczenia
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirTransformar uma camada ou uma selecção
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirTransformar una capa o una selección
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirTransformeer een laag of selectie
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirTransformera ett lager eller en markering
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirTransformér et lag eller en markering
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirTransformer un calque ou une sélection
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirTransformovat vrstvu nebo výběr
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirTrasforma un livello o una selezione
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirUnealtă de ștergere
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirZbriši dele izbire
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirΜετασχηματισμός ενός στρώματος ή μιας επιλογής
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirПеретворити шар або вибране
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirПреобразовать слой или выделение
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirТрансформиране на слой или маркирана област
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirכלי מחיקה
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirتحويل منظور لطبقة أو انتقاء
Bir katmanın ya da seçimin şeklini değiştirレイヤーまたは選択領域を変形・移動
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Acest individ a facut alegerea să-şi închidă branşamentul la apă păstrând apa în sistem.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Cet individu a fait le choix et il ferme cette dérivation d'eau, et laisse l'eau dans le ruisseau.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Deze man heeft gekozen: hij sluit zijn aftakking af en laat het water in de beek.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Este individuo ha tomado la decisión de cerrar esta compuerta de agua dejando el agua en el arroyo.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Ez az egyén azt a döntést hozta, hogy lezárja a zsilipet, és ezzel a patakban hagyja a vizet.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Jedinec učinil rozhodnutí a uzavírá své rameno, čímž ponechá vodu v potoce.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Jedinec učinil rozhodnutie a uzatvára svoj odber, čím necháva vodu v potoku.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.이 사람은 결정을 내렸고, 물을 딴데로 돌리는 것을 그만두고, 물을 하천에 남겨두었습니다.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Người này đã đồng ý và đang đóng thiết bị lấy nước lại, để nước chảy bình thường trên dòng sông.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Orang ini telah mengambil keputusan dan menutup pengalihan air ini. membiarkan air tetap mengalir.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Questa persona ha fatto questa scelta. Sta chiudendo questa presa d'acqua. per lasciare l'acqua nel fiume.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Ten człowiek podjął decyzję o zamknięciu swojej śluzy i pozostawieniu wody w strumieniu.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Αυτό το άτομο έκανε την επιλογή και κλείνει την εκτροπή νερού, αφήνοντας το νερό στο ποτάμι.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Този човек е направил избор и затваря това водно отклонение, оставяйки водата в потока.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Цей чоловік зробив свій вибір і закриває свій водовідвід, залишаючи воду в річці.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.Этот человек сделал выбор и закрывает свой водозабор, оставляя воду в реке.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.האיש הזה קיבל החלטה והוא סוגר כאן את הטיית המים, ומשאיר את המים בנחל.
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.هذا الشخص قد اتخذ قراراً فردياً وهو يغلق تحويلة المياه لكي يحافظ على حصته في الجدول
Bu birey seçimini yaptı ve suyu dereye bırakarak yönünü değiştiren seti kapatıyor.止めることで小川の水を そのままにしています 彼が流水権を失うことはないし
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Az egyik, paradox módon, az, hogy lebénít minket, semmint felszabadít.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Den ena är, paradoxalt nog, att den leder till förlamning istället för befrielse.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Een heel tegenstrijdig effect is dat het eerder verlammend werkt dan bevrijdend.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Ein Effekt, paradoxer Weise, ist, dass er lähmt statt zu befreien.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.En siddeeffekt, paradoksalt nok, er at det forårsager handlingslammelse, frem for frihed.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.En učinek je, paradoksalno, proizvajanje paralize, namesto osvobajanja.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Il primo, paradossalmente, è che produce paralisi invece che liberazione.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Jeden dôsledok je, paradoxne, že vytvára paralýzu, namiesto oslobodenia.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Jeden efekt, paradoxně, je, že způsobuje paralýzu, nikoli osvobození.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.첫번째 영향은 역설적으로 선택은 자유보다는 마비를 야기합니다.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Một hiệu ứng, nghịch lý thay, là nó tạo ra sự tê liệt, hơn là giải phóng.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Pierwszy efekt, paradoksalnie, to wywołanie paraliżu, zamiast wyzwolenia.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Satu efek, secara paradoks, bahwa ia menciptakan kelumpuhan daripada kebebasan.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Um efeito, paradoxalmente, é produzir paralisia, em vez de libertação.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Un efecto, paradójicamente, es que produce parálisis más que liberación.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Un effet, paradoxalement, c'est la paralysie, plutot que la libération.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Unul dintre efecte, în mod paradoxal, este că produce paralizie, mai degrabă decât eliberare.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Yksi seuraus, paradoksaalisesti, on, että se aiheuttaa lamaantumista pikemminkin kuin vapautumista.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Η μια επίπτωση, κατά παράδοξο τρόπο, είναι ότι επιφέρει παραλυσία μάλλον παρά απελευθέρωση.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Во-первых, как это ни парадоксально он скорее парализует чем освобождает.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.Единият ефект, парадоксално е, че непрекъснатият избор предизвиква парализа, вместо освобождение.
Bunların etkilerden biri, paradoksal olarak, seçimin özgürleştirmekten çok bir felç durumu yaratması.По-перше, як це не парадоксально, він швидше паралізує, ніж робить людину більш вільною.
İlgili Sayfalar