seçici ile cümle
seçici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birinci tip ahırda bağlanıp daha iyi yiyecekler verilmiş ve çok seçici biçimde yetiştirilmiş.The first type, kept stabled, given better food, and bred very selectively, were saddle-type horses.
Seçici reseptör modülatör sınıfları şunları içerir:Classes of selective receptor modulators include:
Hayvan modellerinde TNF, seçici olarak otoreaktif T hücrelerini öldürür.[1]In animal models TNF selectively kills autoreactive T cells.[35]
Ön seçici vites kutusu için birbirinden farklı bir çok mekanik tasarım vardır.There are several radically different mechanical designs of preselector gearbox.
Seçici bellek yeniden yapılandırılan anılara iki şekilde etki etmektedir:This affects reconstructive memories in two ways:
Bu sınırlı kapasite nedeniyle, bilgi işleme için seçici bir filtreye ihtiyaç vardır.Due to this limited capacity, a selective filter is needed for information processing.
Seçici dikkat her yaşta kendini gösterir.Selective attention shows up across all ages.
Yaşlandıkça seçici dikkat dalgalanmaya başlar.Selective attention begins to waver as we get older.
Seçici öğrenmeSelective learning
Aaron Burr Seçiciler KurulundaAaron Burr tied Jefferson in the Electoral College vote
Hammond, seçici hafızası ve karşılıksız süslemeleriyle biliniyordu. [2]Hammond was known for his selective memory and gratuitous embellishments.[23]
Seçiciler kurulu'ndaki boş pozisyonlar § 5.Vacancies in electoral college § 5.
Rüzgar koşulları, bir parkurun rutin bölümlerini potansiyel olarak seçici hale de getirebilir.Wind conditions can also make otherwise routine sections of a course potentially selective.
İlham vermeyen bir figür olan Buchanan, seçimi Fremont'un 114'üne karşı 174 seçici oyla kazandı.An uninspiring figure, Buchanan won the election with 174 electoral votes to Fremont's 114.
Seçici mutizm Locked-in sendromu Katatoni İrade yitimiSelective mutism Locked-in syndrome Athymhormic syndrome Catatonia Aboulia
DKK, seçici bir yasama lideri grubundan oluşuyordu.The RCC was composed of a selective group of legislative leaders.
Bunlar, IR'ye göre IGF-1R'ye karşı bir miktar daha fazla seçicilik gösterir.These show some selectivity towards IGF-1R over IR.
Rofekoksib, bir COX-2 seçici nonsteroid antiinflamatuar ilaçtır (NSAID).Rofecoxib is a COX-2 selective nonsteroidal anti-inflammatory drug (NSAID).
Dil seçici erişimLanguage-selective access
Sonuçlar genellikle dil seçici hipotezi destekledi.The results generally supported the language-selective hypothesis.
LP-44, 5-HT7 serotonin reseptöründe güçlü ve seçici bir agonist görevi gören bir ilaçtır.LP-44 is a drug which acts as a potent and selective agonist at the 5HT7 serotonin receptor.
Kaygı, seçici yönelimle ilişkili değildir.[2]Anxiety is not associated with selective orientation.[4]
Depresyon seçici yönelim ile ilişkilidir.Depression is associated with selective orientation.
Yeni motorlar, her iki seçici katalitik indirgemede de Euro IV emisyon standardında mevcuttu.The new engines were available in Euro IV emissions standard in both Selective Catalytic Reduction.
Tiaprid, beyindeki D2 ve D3 dopamin reseptörlerini seçici olarak bloke eden bir ilaçtır.Tiapride is a drug that selectively blocks D2 and D3 dopamine receptors in the brain.
Dikkatin seçiciliğiSelectivity of attention
Aminofilin, seçici olmayan bir adenosin reseptör antagonisti ve fosfodiesteraz inhibitörüdür.[1]Aminophylline is a nonselective adenosine receptor antagonist and phosphodiesterase inhibitor.[2]
Mosaprid, seçici bir 5HT4 agonisti olarak işlev gören gastroprokinetik bir ajandır.Mosapride is a gastroprokinetic agent that acts as a selective 5HT4 agonist.
Mabuterol, seçici bir β2 adrenoreseptör agonistidir.[1][2]Mabuterol is a selective β2 adrenoreceptor agonist.[1][2]
Nisoldipin, L tipi kalsiyum kanallarını seçici olarak inhibe eden bir kalsiyum kanal blokeridir.[1]Nisoldipine is a calcium channel blocker that selectively inhibits L-type calcium channels.[1]
Carteolol, glokom tedavisinde kullanılan seçici olmayan bir beta blokerdir.Carteolol is a non-selective beta blocker used to treat glaucoma.
Terapötik olarak feksofenadin, seçici bir periferik H1 blokerdir.Therapeutically, fexofenadine is a selective peripheral H1 blocker.
20. yüzyılın başlarında, bu kedilerin en iyi özelliklerini geliştirmek için seçici bir üreme programı kuruldu.Im frühen 20. Jahrhundert wurden Zuchtprogramme aufgelegt, um die Vorzüge dieser Katzen herauszuarbeiten.
Yeni tarih seçici.Sie sind neueren Datums.
High Accuracy Radial Velocity Planet Searcher - Yüksek seçicili dikey hız gezegen araştırıcısı) ile saptandı.Die radialen Geschwindigkeiten wurden vom High Accuracy Radial velocity Planet Searcher (HARPS) gemessen.
Ekim ayının ilk günlerinde ödül adaylarına ait çalışmalar ve belgeler Seçici Kurul üyeleri'ne gönderilir.In Ausschüssen und Arbeitsgruppen wurden am dritten Tag die zu verabschiedenden Papiere vorbereitet.
Bu yüzden bu ilmi talep edenlere karşı çok seçici davranırlar.Quelle honte pour ceux qui ont fait un pareil choix.
Yenilenmiş renk seçici.La transformée couleur est optionnelle.
High Accuracy Radial Velocity Planet Searcher - Yüksek seçicili dikey hız gezegen araştırıcısı) ile saptandı.Ces mesures ont été faites à l'aide du High Accuracy Radial velocity Planet Searcher (HARPS).
Spor Seçici Kurulu Özel Ödülü, Sadece 1997 yılında verilmiştir.The Select Meditations n’est publié qu’en 1997.
Seçici kurullar sekiz veya dokuz kişiden oluşur.Ce jury est composé de 7 ou 8 personnes.
Bu seçiciliğin birkaç olası açıklaması vardır.Existen algunas explicaciones posibles para esta selectividad.
Bu da okulu seçici ve prestijli bir kurum yapmaktadır.Se aboga por una escuela abierta y participativa.
Yenilenmiş renk seçici.Selección del color más representativo.
Seçici geçirgen değildir.No algo opcional.
Seçici kurullar sekiz veya dokuz kişiden oluşur.Fueron sacados fuera en grupos de ocho o nueve hombres.
Tom yediği hakkında çok seçici.Tom è molto selettivo rigardo al cibo.
Bitkilerde sınıflandırıcı eşleşme genellikle seçici dölleme durumlarında görülür.Naturalmente sono previsti i classici obblighi da osservare in un'area boschiva.
Yenilenmiş renk seçici.Colori selezionabili.
Algımız daha seçici olur ve hedefin daha istikrarlı bir resmini çizeriz.Il giornale prenderà volto più preciso così come noi giungeremo a determinazioni più precise.
Seçici Kurul ödül verilmemesi yolunda karar alabilir.Per l'assegnazione di un premio la decisione deve essere unanime.
Seçici kurullar sekiz veya dokuz kişiden oluşur.Un gioco può essere costituito da dieci o da otto mani.
Genellikle vadeli seçici ses hassasiyetinin yerine kullannılır.Термин часто используется как синоним термина селективная звуковая чувствительность.
"Seçici Kurul".«Выборг-Банк».
Özellikle yem konusunda seçici değildirler ne bulurlarsa yerler.В целом в выборе отдельных видов неприхотлива и питается тем, что имеется в наличии.
Spor Seçici Kurulu Özel Ödülü, Sadece 1997 yılında verilmiştir.Почётное звание Заслуженный мастер спорта России получила лишь в 1997 году.
Seçici bellek etkisi, arzu edilen karakter tiplerinin manipüle edildiği deneylerde de gösterilmiştir.ظَهَر تأثير الذاكرة الانتقائيّة أيضًا في تجارب تتلاعب بمرغوبيّة أنواع الشخصيّات.
Bu seçiciliğe örnekler: Lezzet: yapay tatlandırıcı aspartamın iki enantiyomeri vardır.أمثلة من هذه الانتقائية وتشمل: النكهة: من مواد التحلية الاصطناعية الأسبارتام اثنين متبلور مضاد.
Seçici bellek üzerinde farklı görüşlere sahip psikoloji kuramları bulunmaktadır.تختلف النظريّات النفسيّة في توقّعاتها حول الاسترجاع الانتقائي.
Bu 16 eyalet topluca 210 seçiciler kurulu üyesine sahiptir.وبهذه الطريقة يكون هناك 102 نائبا منتخبون بالفعل.