seçenekler ile cümle
seçenekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Başka hangi seçeneklerim var?What other options do I have?
Korsanların teslim olmaktan başka seçenekleri yoktu.The pirates had no choice but to surrender.
Hangi ödeme seçenekleri mevcut?What payment options are available?
Benim tartışmasız tercihim bu seçeneklerden dördüncüsü ve sonuncusudur.My decided preference is the fourth and the last of these alternatives.
Seçenekler özgürlük ve ölümdür.The alternatives are liberty and death.
Onlar tüm plandan vazgeçmekten başka seçenekleri olmadığını kabul ettiler.They agree that they have no choice but to give up the whole plan.
Geri çekilmekten başka seçenekleri yoktu.They had no alternative but to retreat.
Onların gitmekten başka seçenekleri yoktu.They had no choice but to leave.
Başka hangi seçenekler var?What other options are there?
Oyunu ilk kez başlattığınızda oyun yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.You can adjust game configuration options when starting the game for the first time.
Oyuna ilk kez başlarken oyunu yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.You can adjust game configuration options when starting the game for the first time.
Bir karar vermeden önce seçenekleri titizlikle düşünüp taşınmalıyız.We should weigh the options carefully before making a decision.
Seçeneklerinin olmadığını anladılar.They saw they had no choice.
Tom seçeneklerini düşündü.Tom considered his options.
Tom diğer seçenekler olup olmadığını sordu.Tom asked if there were any other options.
Tom Mary'ye seçenekleri üzerinde düşünmek için biraz zaman almayı tavsiye etti.Tom advised Mary to take some time to think over her options.
O karar vermeden önce seçeneklerini dikkatlice düşündü.He considered his options carefully before deciding.
Seçenekler üzerine tekrar gidin.Go over the choices again.
Hangi seçeneklerimiz var?What choices do we have?
Bizim başka seçeneklerimiz var.We do have other choices.
Seçeneklerini dikkatli düşün.Consider your options carefully.
Seçenekleri göz önünde bulundurun.Consider the options.
Seçenekleri kontrol ediyorum.I'm checking options.
Karar vermeden önce seçeneklerimi dikkatlice düşündüm.I carefully considered my options before making my decision.
Farklı deneyimler farklı seçeneklere öncülük eder.Different experiences lead to different choices.
Seçeneklerimin ne olduğunu biliyorum.I know what my choices are.
Bütün seçenekler masada.All options are on the table.
Bütün seçenekler masanın üzerinde.All options are on the table.
Seçeneklerimizi ciddi olarak yeniden gözden geçirmemiz gerekecek.I'll have to seriously reconsider our options.
Ne yazık ki seçeneklerini tükettin.I'm afraid you've run out of options.
Seçenekleri araştırıyorum.I'm investigating the options.
Bizim her zaman seçeneklerimiz var.We always have options.
Onlar seçeneklerin dışında.They're out of options.
Hepimizin seçenekleri var.We all have choices.
Benim seçeneklerim yok.I'm out of options.
Tom bir süre gözlerini kapattı ve seçeneklerini düşündü.Tom closed his eyes for a moment and considered his options.
Tom seçeneklerini düşünüyor.Tom is considering his options.
Tom onun seçeneklerini tarttı.Tom weighed his options.
Tom'un seçenekleri nedir?What are Tom's options?
Onlar senin seçeneklerin.Those are your options.
Seçeneklerim neler?What are my options?
Bu seçeneklerden biri değildi.That wasn't one of the choices.
Seçenekleri dörtle sınırlandırdım.I've narrowed the choices to four.
Seçenekler listesini üçle sınırlandırdım.I've narrowed the list of possibilities down to three.
Tüm seçenekleri göz önünde bulundurmalıyız.We must consider all options.
Tom seçeneklerini dikkatle düşünüp taşındı.Tom considered his options carefully.
Tom bir an için seçeneklerini düşündü.Tom considered his options for a moment.
Tom bir an için seçeneklerini tarttı.Tom weighed his options for a moment.
Başka hangi seçeneklerimiz var?What other options do we have?
Bana seçeneklerimin ne olduğunu söyleyebilir misin?Could you tell me what my options are?
Yalnızca tek seçenekleri var.They have only one option.
En azından seçenekleriniz var.At least you have options.
Seçeneklerimiz azalıyor.We're running out of options.
Tom seçeneklerinden hiç birini sevmiyor.Tom doesn't like either of his options.
Seçenekleri tüketiyorsunuz.You're running out of options.
Seçenekler neler?What are the options?
Seçeneklerde ne var?What are the options?
Başka seçenekler yok.There are no other options.
Bu seçenekleri daraltıyor.That narrows things down.
Tom seçenekler için etrafına bakınıyor.Tom is looking around for options.