Kum tanelerinden fazladır saymaya kalksam. Uyanıyorum, hâlâ seninleyim.我 若 數 點 、 比 海 沙 更 多 . 我 睡 醒 的 時 候 、 仍 和 你 同 在
Kum tanelerinden fazladır saymaya kalksam. Uyanıyorum, hâlâ seninleyim.我 若 數點 、 比 海沙 更多 . 我 睡醒 的 時候 、 仍 和 你 同在
limonları saymanın daha kısa bir yolunu öğrenmiş oldunuz.레몬을 세는 데에 있어서 하나씩 일일이 세어보는 것보다 시간이 덜 걸렸죠 그럼 이 문제를 해보세요
limonları saymanın daha kısa bir yolunu öğrenmiş oldunuz.MEN.... det tog dig mindre tid att räkna citronerna för hand än att räkna ut talet.
limonları saymanın daha kısa bir yolunu öğrenmiş oldunuz.لكن من الأسرع أن أعد هذا الليمون من أن أقوم بحل هذه المسألة
limonları saymanın daha kısa bir yolunu öğrenmiş oldunuz.これらのレモンを数えるより、速いです。 乗算を始めたばかりでは、
Lokomotif ve personel vagonunu saymazsak, seçmek için 7 vagona sahibiz.7개에는 기관차와 승무원 실을 포함하지 않고 있습니다. 그러니까 우리는 고를 수 있는 7개의 차량을 가지고 있습니다.
Lokomotif ve personel vagonunu saymazsak, seçmek için 7 vagona sahibiz.Това изключва локомотива и служебния вагон, така че имаме седем вагона, от които да избираме.
Lokomotif ve personel vagonunu saymazsak, seçmek için 7 vagona sahibiz.هذا لا يشمل القاطرة والمطبخ، اذاً لدينا سبع عربات لنختار منهم
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Die, hoewel Hij God was, Zich niet heeft vastgeklampt aan Zijn goddelijke rechten.
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.El, măcar că avea chipul lui Dumnezeu, totuş n'a crezut ca un lucru de apucat să fie deopotrivă cu Dumnezeu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Existiendo en forma de Dios, él no consideró el ser igual a Dios como algo a qué aferrarse
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.han som, da han var i Guds skikkelse, ikke aktet det for et rov å være Gud lik,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.han, som, da han var i Guds Skikkelse ikke holdt det for et Rov at være Gud lig,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.han som var till i Guds-skepnad, men icke räknade jämlikheten med Gud såsom ett byte,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.il quale, pur essendo di natura divina, non considerò un tesoro geloso la sua uguaglianza con Dio
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.joka ei, vaikka hänellä olikin Jumalan muoto, katsonut saaliiksensa olla Jumalan kaltainen,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.kateri, ko je bil v podobi Božji, ni štel za rop biti enak Bogu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.ki, mikor Istennek formájában vala, nem tekintette zsákmánynak azt, hogy [õ] az Istennel egyenlõ,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.그는 근본 하나님의 본체시나 하나님과 동등됨을 취할 것으로 여기지 아니하시고
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Kterýž jsa v způsobu Božím, nepoložil sobě toho za loupež rovný býti Bohu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Który, będąc w kształcie Bożym, nie poczytał sobie tego za drapiestwo równym być Bogu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.ktorý súc v podobe Boha nepovažoval toho za lúpež byť rovný Bohu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.lequel, existant en forme de Dieu, n`a point regardé comme une proie à arracher d`être égal avec Dieu,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Ngài vốn có hình Ðức Chúa Trời, song chẳng coi sự bình đẳng mình với Ðức Chúa Trời là sự nên nắm giữ;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Ngài vốn có hình Ðức_Chúa_Trời , song chẳng coi sự bình_đẳng mình với Ðức_Chúa_Trời là sự nên nắm giữ ;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.o qual, subsistindo em forma de Deus, não considerou o ser igual a Deus coisa a que se devia aferrar,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.welcher, ob er wohl in göttlicher Gestalt war, hielt er's nicht für einen Raub, Gott gleich sein,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.οστις εν μορφη Θεου υπαρχων, δεν ενομισεν αρπαγην το να ηναι ισα με τον Θεον,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Вършете всичко без роптане и без препиране,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.котрий, бувши в образї Божому, не вважав хижацтвом бути рівним Богу;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Он, будучи образом Божиим, не почитал хищением быть равным Богу;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.אשר אף כי היה בדמות האלהים לא חשב לו לשלל היותו שוה לאלהים׃
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.الذي اذ كان في صورة الله لم يحسب خلسة ان يكون معادلا للّه
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.他 本 有 神 的 形 像 、 不 以 自 己 與 神 同 等 為 強 奪 的
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.他 本 有神 的 形像 、 不 以 自己 與神 同等 為強奪的
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.A múmiák nagyon jó információforrások, de földrajzilag nagyon behatároltak és időben is.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.미이라는 아주 훌륭한 정보 자원입니다. 하지만 미이라가 있는 지리적이고 시간적인 제약이 있죠.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Mumi adalah sumber informasi yang luar biasa namun jumlahnya terbatas secara geografis dan waktu.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Mumie są świetne, ale ograniczone do jednego obszaru geograficznego i ograniczone w czasie.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Mumiile sunt o sursă grozavă de informație, doar că sunt limitate geografic și limitate în timp de asemenea.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Skvělým zdrojem informací jsou mumie, ale jsou velmi omezeny geograficky a také časově.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Xác ướp là một nguồn thông tin đáng giá nhưng chúng bị giới hạn rất lớn về mặt địa lý, cũng như là thời gian.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Мумии — вот превосходный источник информации, но они ограничены по географии, а также ограничены по времени.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.Мумії є чудовим джерелом інформації, за винятком того, що вони, насправді, обмежені географічно та в часі.
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.،تشكل المومياءات مصدرا كبيرا للمعلومات إلا أنها محدودة جغرافيا .ومحدودة في الزمان كذلك
Mumyalar büyük bilgi kaynağıdır,... coğrafi olarak çok az... ve geçmişte sınırlı sayıda olduklarını saymazsak.地理的に非常に限定されていて 時代的にも限られてきます 人間の排泄物の化石である糞石は
- Nasıl hissediyorsun. - İyi, bilirsin. Yani, hayatımda hiç bu kadar korktuğumu saymazsak.Bem... tendo em conta que nunca tive tanto medo na minha vida.
- Nasıl hissediyorsun. - İyi, bilirsin. Yani, hayatımda hiç bu kadar korktuğumu saymazsak.Jó, bár életemben nem féltem még ennyire.
Neden insaları çifter çifter saymayalım?De ce să nu numărăm doi dintr-odată?
Neden insaları çifter çifter saymayalım?한 번에 두 명씩 세어 보는건 어떤가요?
Neden insaları çifter çifter saymayalım?Miért nem számoljuk őket kettesével?
Neden insaları çifter çifter saymayalım?Perché non contare le persone due alla volta?
Neden insaları çifter çifter saymayalım?Policzmy po dwie osoby na raz.
Neden insaları çifter çifter saymayalım?¿Por qué no contamos de dos personas a la vez?
Neden insaları çifter çifter saymayalım?Pourquoi ne pas les compter deux par deux ?
Neden insaları çifter çifter saymayalım?Sao không thử đếm hai người 1 lúc?
Neden insaları çifter çifter saymayalım?Защо да не броим двама души наведнъж?
Neden insaları çifter çifter saymayalım?Почему бы не посчитать по два человека?
Neden insaları çifter çifter saymayalım?למה לא לספור שני אנשים כל פעם?