saygısı ile cümle
saygısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böyle saygısız, düşüncesiz bir çocuk musun sen?Es-tu un gamin qui ne sait faire preuve de courtoisie ?
Böyle saygısız, düşüncesiz bir çocuk musun sen?Sei per caso un bambino che non ha cortesia?
Böyle saygısız, düşüncesiz bir çocuk musun sen?Si mar otrok, ki se ne zna dostojno vesti do drugih?
Böyle saygısız, düşüncesiz bir çocuk musun sen?To problem z ludzką uprzejmością.
Böyle saygısız, düşüncesiz bir çocuk musun sen?Δεν έχεις ίχνος ευγένειας πάνω σου;
Böyle saygısız, düşüncesiz bir çocuk musun sen?Ты ребенок, который не знает об уважении?
Böyle saygısız, düşüncesiz bir çocuk musun sen??מה אתה ילד ללא אדיבות
Böyle saygısız, düşüncesiz bir çocuk musun sen?هل أنت طفل بدون أي حس باللباقة؟
Böyle saygısız, düşüncesiz bir çocuk musun sen?お母さん
Bu biraz saygısızlık olmuyor mu?Biztos nem azért van, mert már nincs rám szüksége?
Bu biraz saygısızlık olmuyor mu?Σίγουρα δεν μπορεί να είναι ότι δεν με χρειάζεσαι πια.
Bu biraz saygısızlık olmuyor mu?وليس لانك لست بحاجة لي
Bu da her ,seyin yaratıcısı Tanrı'ya saygısızlıktır.Deshonran al Fundador, el creador de todas las cosas.
Bu da her ,seyin yaratıcısı Tanrı'ya saygısızlıktır.De vanhelgar gudomen, grundaren av alla ting.
Bu da her ,seyin yaratıcısı Tanrı'ya saygısızlıktır.De vanhelliger alle tings grundlægger.
Bu da her ,seyin yaratıcısı Tanrı'ya saygısızlıktır.E quindi profanano la Divinità, il Fondatore di tutte le cose.
Bu da her ,seyin yaratıcısı Tanrı'ya saygısızlıktır.He häpäisevät kaiken.
Bu da her ,seyin yaratıcısı Tanrı'ya saygısızlıktır.Innymi słowy, profanują dzieło Stworzyciela Wszechrzeczy.
Bu da her ,seyin yaratıcısı Tanrı'ya saygısızlıktır.Isso é uma profanação ao Fundador, criador de todas as coisas.
Bu da her ,seyin yaratıcısı Tanrı'ya saygısızlıktır.Αψηφούν τον Ιδρυτή, τον Ένα.
Bu da her ,seyin yaratıcısı Tanrı'ya saygısızlıktır.Они оскверняют самого Основателя.
Bu neredeyse saygısız hissettiriyor. Fakat, Patrick'in hayatının her anı böyle.Cela semble presque impoli, mais c'est comme ça tout le temps pour Patrick.
Bu neredeyse saygısız hissettiriyor. Fakat, Patrick'in hayatının her anı böyle.É triste, mas a vida de Patrick é sempre assim.
Bu neredeyse saygısız hissettiriyor. Fakat, Patrick'in hayatının her anı böyle.Már-már udvariatlanságnak érzem ezt, de Patrick élete igazából mindig így telt
Bu neredeyse saygısız hissettiriyor. Fakat, Patrick'in hayatının her anı böyle.Parece descortés, pero así es la vida de Patrick, siempre.
Bu neredeyse saygısız hissettiriyor. Fakat, Patrick'in hayatının her anı böyle.Per Patrick ogni giorno è così.
Bu neredeyse saygısız hissettiriyor. Fakat, Patrick'in hayatının her anı böyle.To prawie niestosowne, ale tak właśnie wygląda jego życie
Bu neredeyse saygısız hissettiriyor. Fakat, Patrick'in hayatının her anı böyle.Изглежда неучтиво, но постоянно е така за Патрик.
Bu neredeyse saygısız hissettiriyor. Fakat, Patrick'in hayatının her anı böyle.Это кажется очень грубым, но именно такова жизнь Патрика.
Bu neredeyse saygısız hissettiriyor. Fakat, Patrick'in hayatının her anı böyle.أشعر أن الأمر وقح، لكن هذا ما هي عليه حياة باتريك طول الوقت.
Bu ne saygısızlık!Milyen arcátlanság!
Bu ne saygısızlık!Tellement irrespectueux !
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .A questo punto, Napoleone aveva perso ogni tipo di rispetto per la Prussia.
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .이 시점에서 나폴레옹은 프로이센 왕국에 대한 일종의 모든 존중을 상실했습니다.
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .Op dat moment had Napoleon alle respect voor Pruisen al verloren.
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .V té době už Napoleon Prusko absolutně přestal brát vážně.
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .W tym momencie Napoleon w pewnym sensie stracił cały szacunek dla Prus.
Bu noktada Napolyon Prusya'ya karşı bütün saygısını yitirmiş gibi duruyor. .Росією та Пруссією. У цей момент Наполеон почав зневажати Пруссію.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››Aby všecken lid uslyšíce, báli se, a více v zpouru se nevydávali.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››afin que tout le peuple entende et craigne, et qu`il ne se livre plus à l`orgueil.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››A počuje to všetok ľud, a budú sa báť a nedopustia sa viacej spúry.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››Cả dân sự sẽ nghe điều ấy và bắt sợ, không còn buông theo sự kiêu ngạo nữa.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››Cả dân_sự sẽ nghe điều ấy và bắt sợ , không còn buông theo sự kiêu_ngạo nữa .
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››daß es alles Volk höre und sich fürchte und nicht mehr vermessen sei.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››Doskonałym będziesz przed Panem, Bogiem twoim.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››És mind az egész nép hallja, és féljen, hogy elbizakodottan senki ne cselekedjék többé.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››E todo o povo, ouvindo isso, temerá e nunca mais se ensoberbecerá.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››In vse ljudstvo naj to sliši in se boji, in nikoli več naj ne ravna predrzno.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››그리하면 온 백성이 듣고 두려워하여 다시는 천자히 행치 아니 하리라
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››Och allt folket skall höra det och frukta, och de skola icke mer göra sig skyldiga till sådan förmätenhet.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››og alt folket skal høre det og frykte og ikke mere bære sig overmodig at.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››Og det skal høres i hele Folket, så de gribes af Frygt og ikke mere handler formasteligt.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››pentruca tot poporul să audă şi să se teamă, şi să nu se mai îngîmfe.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››Poista paha Israelista. Ja kaikki kansa kuulkoon sen ja peljätköön, niin ettei kukaan enää olisi niin julkea.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››Todo el pueblo lo oirá y temerá, y ellos no actuarán más con soberbia
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››tutto il popolo lo verrà a sapere, ne avrà timore e non agirà più con presunzione
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››Και πας ο λαος θελει ακουσει και φοβηθη, και δεν θελουσιν υπερηφανευεσθαι πλεον.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››Всичките люде, като чуят, ще се убоят и не ще бъдат вече надменни.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››и весь народ услышит и убоится, и не будут впредь поступать дерзко.
Bütün halk bunu duyup korkacak, bir daha saygısızlık etmeye kalkışmayacaktır.››וכל העם ישמעו ויראו ולא יזידון עוד׃