saygılar ile cümle
saygılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Majte prosím dobrotu povedať, že aj na sprostredkovať mojej ohľadoch šéf. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Pidä hyvyys sanoa, että sekä välittää minun osin Chief. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Por favor, tenga la bondad de decir que ya expresar mis respetos al jefe. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Por favor, tenha a bondade de dizer que e transmitir meus cumprimentos ao chefe. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Silakan kebaikan untuk mengatakan bahwa dan menyampaikan hormat kepada Ketua. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Va rugam sa aveti bunătatea să spună că şi la transmite respectă mea la şef. "
Kişi sağ ofis olacak uzaklıktadır. Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Zorg dat u de goedheid om dat te zeggen en te overbrengen mijn respect aan de Chief. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Bitte haben Sie die Güte, das zu sagen und zu vermitteln meinen Respekt to the Chief. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Ha godheten att säga att och att förmedla min avseenden chefen. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Kérjük, a jóság mondani, hogy és közvetítenek a tekintetben a vezető. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Majte prosím dobrotu povedať, že aj na sprostredkovať mojej ohľadoch šéf. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Mějte prosím dobrotu říci, že a zprostředkovat mé ohledech šéf. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Pidä hyvyys sanoa, että sekä välittää minun osin Chief. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Prosimo, da se reči, da dobroto in posredovanje mojih pogledih vodja. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Proszę powiedzieć, że dobroć i przekazać wyrazy szacunku do szefa ".
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Si prega di avere la bontà di dire che e trasmettere il mio rispetto per il capo. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Sørg for at have den godhed at sige, og at viderebringe min henseender svarer til chefen. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Va rugam sa aveti bunătatea să spună că şi la transmite respectă mea la şef. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Xin vui lòng có sự tốt lành để nói rằng, truyền đạt sự kính trọng của tôi để Chánh. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Zorg dat u de goedheid om dat te zeggen en te overbrengen mijn respect aan de Chief. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Παρακαλούμε να έχετε την καλοσύνη να πούμε ότι και για την μεταφέρω απόψεις μου στον Αρχηγό. "
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Будь ласка, хай би сказати, що і передати свою повагу головний ".
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Моля, добротата, за да кажа, че и да предадете моята почит към главния ".
Lütfen iyiliği söylemek ve Şef saygılarımı iletmek. "Пожалуйста, добро бы сказать, что и передать свое уважение главный ".
Müdür Oh... ...size son kez saygılarımı sunuyorum.Oh igazgatónő, ez az utolsó alkalom, hogy megadom a tiszteletet.
Müdür Oh... ...size son kez saygılarımı sunuyorum.Διευθύντρια Ο... Αυτή είναι η τελευταία φορά που σε αποκαλώ έτσι.
Müdür Oh... ...size son kez saygılarımı sunuyorum.مديرة اوه هذه اخر مرة اناديك فيها بهذا اللقب
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.De är från en familj som har tjänstgjort hos oss länge. Mottag deras ursäkter.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Deres familie har gjort tjeneste hos os længe. De undskylder.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Heidän sukunsa on palvellut meitä sukupolvien ajan.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Oboje pochodzą z rodziny, która służyła nam od pokoleń, więc przyjmij przeprosiny.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Provengono da una famiglia che ci ha servito per generazioni, quindi accetta i loro riguardi.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.São de uma família que nos serviu durante gerações, por isso, aceita os seus cumprimentos.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Son de una familia que nos ha servido durante generaciones. Aceptad sus saludos.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Η οικογένειά τους μας υπηρετεί εδώ και γενεές. Δεχτείτε την εκτίμησή τους.
O ikisi, bize nesillerdir hizmet eden bir aileden... saygılarını kabul edin.Они из семьи, что служила нам несколько поколений, так что прими от них поклон.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Credono veramente nella loro superiorità, e sono irrispettosi nei confronti di chi non lo è.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.De tror virkelig på deres egen overlegenhed, og de er respektløse over for dem, der ikke er.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Ei chiar cred în propria lor superioritate, şi nu arată respect faţă de cei care nu sunt ca ei.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Eles acreditam verdadeiramente na sua superioridade e não respeitam quem não partilha essa identidade.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Ellos creen realmente en su propia superioridad, y son irrespetuosos con quienes no lo son.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.He todella uskovat omaan paremmuuteensa, eivätkä he kunnioita ulkopuolisia.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Họ thực sự tin vào sự ưu việt của mình, và sẽ là xúc phạm nếu ai mà không như vậy.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Ils croient fortement en leur propre supériorité et sont irrespectueux envers les autres.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.한족은 실제로 자신들이 우월하다고 생각합니다. 한족이 아닌 문화를
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Mereka sangat percaya dalam superioritas mereka sendiri, dan mereka tidak menghormati mereka yang bukan Han.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Ők tényleg hisznek a saját felsőbbrendűségükben, és nem tisztelik azokat, akik ezt nem így gondolják.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Pravzaprav verjamejo predvsem da so superiorno ljudstvo zato so do drugačnih, pogosto nepoštljivi.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Są głęboko przekonani o swojej wyższości i lekceważą inne nacje.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Skutečně věří ve svoji vlastní nadřazenost a nerespektují ty, kteří jsou jiní než oni.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Ze geloven echt in hun eigen superioriteit, en ze zijn respectloos voor degenen die dat niet zijn.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Πραγματικά πιστεύουν στην ανωτερότητά τους, και δεν σέβονται τους άλλους.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Вони щиро вірять у свою вищість, і вони не поважають тих, хто не з ними.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Они и вправду верят в собственное превосходство и относятся к чужакам без уважения.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.Те наистина вярват в собственото си превъзходство, и не се отнасят с уважение, към онези, които не са.
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.הם מאמינים באמת בעליונות שלהם, והם חסרי כבוד
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.فهم يؤمنون حقاً بعلوهم وهم لا يحترمون
Onlar gerçekten kendi üstünlüklerine inanıyorlar, ve öyle olmayanlara saygıları yok.自分達の優位性を信じています そして漢民族はそうでない民族に対して 失礼なのです
Sadece kendilerine olan saygılarını yitirmişler.Eles só não têm auto-imagem.
Sadece kendilerine olan saygılarını yitirmişler. Kim olduklarını bilmiyorlar.هم لا يملكون صورة ذاتية, لا يعرفون من هم.