sayfayı ile cümle
sayfayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama elbette kurala bağlı kalmak için çok sıkı olacağım ve katiyen hiçbir sayfayı açmayacağım.""Mais naturellement je vais être très stricte, je n'ouvrirai jamais aucune des pages."
Ama elbette kurala bağlı kalmak için çok sıkı olacağım ve katiyen hiçbir sayfayı açmayacağım."Sin embargo, voy a ser estricta y nunca abriré ninguna de estas páginas".
Ama elbette kurala bağlı kalmak için çok sıkı olacağım ve katiyen hiçbir sayfayı açmayacağım."Zároveň vím, že si ho nemůže přečíst ani nikdo jiný do toho okamžiku za sto let.
Ama elbette kurala bağlı kalmak için çok sıkı olacağım ve katiyen hiçbir sayfayı açmayacağım.""Φυσικά όμως θα είμαι πολύ αυστηρή τον εαυτό μου, κι έτσι δε ξεφυλλίσω ποτέ καμία από τις σελίδες".
Ana pencereye orta tıklamak, seçili metindeki sayfayı açar.Klikk på midterste knapp i hovedvisningsområdet vil åpne nettsiden som pekes til av valgt tekst.
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.Ik zou -- u weet wel, ik zou hier en daar zinnen, paragrafen en soms hele bladzijden overslaan.
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.Itt-ott kihagytam sorokat, bekezdéseket, néha egy egész oldalt is.
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.아마도- 짐작하시다시피, 줄들을 건너뛰고, 문단을 건너뛰고, 때로는 전체 페이지를 건너뛰었을 것이죠.
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.Я пропускал строчки или даже целые абзацы, иногда - страницы целиком.
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.מדלג על שורה פה, על פסקה שם, לפעמים על עמוד שלם
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.فكنت - تعرفون- أقوم بتخطي بعض السطور هنا, فقرات من هناك ، وأحيانا صفحة كاملة
Anlıyorsunuz işte, bazen satırları, bazen paragrafları ve bazen de tüm sayfayı atlıyordum.とばしてしまうのです 息子は本を全部憶えているので 口論になります
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Care dintre noi ar putea cu adevărat spune că oamenii chiar citesc asta?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Chi di noi potrebbe affermare che la gente si legge tutto questo?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Kdo z nás si opravdu myslí, že to lidé čtou?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Ki állítja közülünk, hogy ezt valóban elolvassák az emberek?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?실제로 이런 내용을 읽어볼 사람이 있다고 생각하세요?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Kto z nas powiedziałby, że ludzie naprawdę to czytają?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Quem entre nós realmente diz que as pessoas lêem isto?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?¿Quién de nosotros puede decir que la gente lee esto?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Qui parmis nous affirmerait vraiment que les gens lisent cela?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Thực sự ai trong số chúng ta có thể nói rằng mọi người đọc được nó.
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Wer von uns glaubt wirklich, dass Menschen so etwas lesen?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Wie van ons gelooft echt dat mensen dit lezen?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Ποιος από εμάς θα έλεγε ότι ο κόσμος όντως το διαβάζει;
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Кой тук ще каже, че хората четат това?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?Кто из нас может с уверенностью сказать, что люди читают это?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?מי מאיתנו יאמר שאנשים באמת קוראים את זה?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?انه لا احد يقوم بقراءة هذه الامور
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?在座中﹐我哋邊個真係會去睇呢些啲說明呢?
Aramızdan kim su sayfayı gerçekten okuduğunu söyleyebilir?実際に読んだ人は
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş. Bir şeyler yanlış, tamam mı?""Du måste gå vidare, nånting är fel.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş. Bir şeyler yanlış, tamam mı?"Ez így nem stimmel." Oké?
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş. Bir şeyler yanlış, tamam mı?"סיטה מתפללת אליו בכל יום, והנה דעתי.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş."Du mußt dir einen Ruck geben.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş.Il te faut partir!
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş."kamu harus melupakannya.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş."musíš se pohnout.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş."sinun on päästävä tästä yli.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş."Tiếp tục bước tới.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş."trebuie să să-ţi vezi de viaţa ta.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş."Você tem que seguir em frente.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş."Zapomnij o nim.
Artık bu sayfayı kapatma zamanı gelmiş."трябва да промениш нещо.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Au selectat "Imigrant înnebunit de iubire o omoară pe fiica senatorului" pentru titlu.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.De foreslog, at "Kærlighedssyg immigrant dræber senators datter" var det, der skulle stå i overskriften.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.De tyckte Othello var fascinerande- -om än okänd. Jag bad dem sätta en rubrik på Othello.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Emigrante Louco e Apaixonado Mata Filha de Senador", como cabeçalho.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Heidän vastauksensa oli "Lemmenkipeä muukalainen tappaa senaattorin tyttären" kirkuvana otsikkona.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Ils ont sorti " Immigrant Fou Amoureux Tue La Fille Du Sénateur ". Gros titre.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Immigrant doodt senatorsdochter uit blinde liefde" in chocoladeletters.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Inmigrante loco de amor mata hija de senador" puesto en el encabezado.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Izmislili so si "Od ljubezni nor imigrant ubije hčerko senatorja" čez celo naslovnico.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.'사랑에 미친 이주민, 상원의원의 딸을 살해하다' 라는 기사 제목이 나왔습니다.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Őrülten szerelmes bevándorló ölte meg a szenátor lányát", írták a szenzációs főcímbe.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde."Oszalały z miłości imigrant morduje córkę senatora", na pierwszej stronie.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Přišli s nápisem "Poblouzněný přistěhovalec zabil senátorovu dceru" přes celou stránku.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Sie dachten sich "Liebestoller Einwanderer bringt Senatorentochter um" als Überschrift aus.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Vymysleli "Bláznivo zaľúbený imigrant zabil senátorovú dcéru" ako titulok.
"Aşk çılgını göçmen senatörün kızını öldürdü" şeklinde bir başlıkla geldiler, ön sayfayı kaplamış bir şekilde.Yang keluar adalah "Imigran yang Mabuk Cinta Membunuh Putri Senator". sebagai judulnya.
İlgili Sayfalar