sayaç ile cümle

sayaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bizden sayacağımız birileri.私たちのような姿の祖先
-- boşluktan, zevkten -- ağlar kurup birbirleri ile bağlanan web'deki insanları sayacağız.- hiúságból, gyönyörből - mire linkeltek, hogy mit mivel kapcsoltatok össze.
-- boşluktan, zevkten -- ağlar kurup birbirleri ile bağlanan web'deki insanları sayacağız.사람들이 웹 상에서, 그 이유야 허영심이 됐든, 즐거움을 위해서든,
-- boşluktan, zevkten -- ağlar kurup birbirleri ile bağlanan web'deki insanları sayacağız.la gente en la web, por cualquier razón -- vanidad, placer -- producen ligas, y se conectan unos con otros.
-- boşluktan, zevkten -- ağlar kurup birbirleri ile bağlanan web'deki insanları sayacağız.Leute da draußen im Netz, aus irgendeinem Grund - Stolz, Vergnügen -
-- boşluktan, zevkten -- ağlar kurup birbirleri ile bağlanan web'deki insanları sayacağız.הגולשים, מכל סיבה שהיא - שטותיות, תענוג -
-- boşluktan, zevkten -- ağlar kurup birbirleri ile bağlanan web'deki insanları sayacağız.لكم أنتم على الشبكة، لأي سبب كان -- الغرور، المتعة--
-- boşluktan, zevkten -- ağlar kurup birbirleri ile bağlanan web'deki insanları sayacağız.自らを結びつけている数を数えるというものです 数を数えてそれらを合計する
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Acest lucru nu este adevărat, dar vom ajunge şi la asta în câteva minute.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Bem, isso não é verdade, mas já lá chegaremos daqui a nada.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Bueno, eso no es cierto, pero ahora nos pondremos a ello.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Čo ale nie je pravda, ale k tomu sa dostaneme o chvíľu.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Což ale není pravda, ale k huse se dostaneme za chvilku.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Dat is niet waar, maar daar komen we straks wel aan.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Điều đó thì cũng đúng, nhưng ngay bây giờ chúng ta sẽ đi vào vấn đề chính.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.En fait, ce n'est pas vrai, mais nous y reviendrons dans une minute.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Ez nem teljesen igaz, de azonnal a tárgyra térek.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.In realtà non è vero, ma ci arriveremo tra un attimo.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.그런데 그것은 사실이 아닙니다. 하지만 이것은 좀 있다가 깊이 파고들 것입니다.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Nja det är ju inte sant, men vi kommer till gåsen om en stund.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.No, to nie prawda, ale za chwilę dojdziemy do tego problemu.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Okay, das stimmt nicht, aber wir sprechen gleich über Gänse.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Е, това не е вярно, но ще разберете за какво става дума след минута.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.Хотя это неправда, но на минутку притворимся, что так и было.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.טוב זה לא נכון אבל נגיע לזה בעוד רגע.
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.حسناً ذلك غير صحيح لكن سوف يتبين لنا ذلك خلال دقيقة
Bu doğru değil tabi, ama bir dakikalığına öyle sayacağız.その事について後でお話します という訳で 私の話のテーマは
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.A legszentségesebb helyen egyed meg azt, csak a férfiak egyék azt; szentség legyen tenéked.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.An einem heiligen Ort sollst du es essen. Was männlich ist, soll davon essen; denn es soll dir heilig sein.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Itu adalah suci bagimu, jadi harus kamu makan di tempat yang suci pula. Hanya orang laki-laki boleh memakannya
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.지극히 거룩하게 여김으로 먹으라 이는 네게 성물인즉 남자들이 다 먹을지니라
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Kot presveto uživaj to: vsak moški naj jé od tega, ker sveto bode tebi.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.La comerás como cosa muy sagrada. Todo varón podrá comer de ella; será para ti algo sagrado
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Le mangerai in luogo santissimo; ne mangerà ogni maschio; le tratterai come cose sante
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.na svätosvätom mieste to budeš jesť; každý, kto je mužského pohlavia, to bude jesť; svätým bude tebe.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Ngươi phải ăn nó trong nơi rất thánh ; mọi người nam phải ăn lấy , ấy sẽ làm một vật thánh cho ngươi .
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Ngươi phải ăn nó trong nơi rất thánh; mọi người nam phải ăn lấy, ấy sẽ làm một vật thánh cho ngươi.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Num lugar santo as comerás; delas todo varão comerá; santas te serão.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.På det høihellige sted skal du ete det; alt mannkjønn kan ete av det, hellig skal det være for dig.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.På en höghelig plats skall du äta detta; allt mankön må äta det, det skall vara dig heligt.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.På et højhelligt Sted skal du spise det, og alle af Mandkøn må spise deraf; det skal være dig helligt.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Să le mîncaţi într'un loc prea sfînt; orice bărbat să mănînce din ele; să le priviţi ca sfinte.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Syökää se korkeasti-pyhässä paikassa; jokainen miehenpuoli saakoon syödä sitä. Olkoon se sinulle pyhä.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Vous les mangerez dans un lieu très saint; tout mâle en mangera; vous les regarderez comme saintes.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.V svatyni budeš je jísti, každý pohlaví mužského bude je jísti; svaté bude tobě.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Zij moeten op een allerheiligste plaats worden gegeten en dan alleen door mannen.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Εν τω αγιω των αγιων θελετε τρωγει αυτα παν αρσενικον θελει τρωγει αυτα αγια θελουσιν εισθαι εις σε.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.На святейшем месте ешьте это; все мужеского пола могут есть. это святынею да будет для тебя.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.Но пресвето място да ги ядете; всеки от мъжки пол да яде от тях; свети да ти бъдат.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.בקדש הקדשים תאכלנו כל זכר יאכל אתו קדש יהיה לך׃
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.في قدس الاقداس تاكلها. كل ذكر ياكلها. قدسا تكون لك.
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.你 要 拿 這 些 當 至 聖 物 喫 、 凡 男 丁 都 可 以 喫 、 你 當 以 此 物 為 聖
Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.你 要 拿這 些 當至聖物喫 、 凡 男 丁 都 可以 喫 、 你 當 以 此物 為聖
Burada bir frekans sayacım var.2つ上のAに設定することにしましょう
Burada bir frekans sayacım var.Am un aparat de masurat frecventa chiar aici.
Burada bir frekans sayacım var.Aquí justo tengo un contador de frecuencia.
Burada bir frekans sayacım var.Ho un misuratore di frequenze qui.
Burada bir frekans sayacım var.Ich habe hier einen Frequenzzähler.
Burada bir frekans sayacım var.Ik heb een frequentieteller hier.
Burada bir frekans sayacım var.J'ai un compteur de fréquence juste ici.

İlgili Sayfalar