savunması ile cümle

savunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.A New Orleans, le case degli anziani e quelle gestite da donne erano tra le più vulnerabili.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.Di New Orleans, orang-orang tua dan keluarga tanpa ayah termasuk yang paling rentan.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.Em Nova Orleães, os idosos e as famílias chefiadas por mulheres estavam entre os mais vulneráveis.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.En Nueva Orleans, los hogares encabezados por ancianos y mujeres están entre los más vulnerables.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.In New Orleans behoorden ouderen en vrouwelijke eenoudergezinnen tot de meest kwetsbare groepen.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.În New Orleans, gospodăriile mai vechi, conduse de femei au fost cele mai afectate.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.In New Orleans zählten die Haushalte von Älteren und Frauen zu den gefährdetsten.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.뉴올리언즈에서 노인이나 여성이 가장인 가구는 가장 취약한 대상이었지요.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.Najzraniteľnejšími domácnosťami v New Orleans boli domy starších ľudí a ženské domácnosti.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.Στη Νέα Ορλεάνη, τα νοικοκυριά όπου έμεναν ηλικιωμένοι ή γυναίκες ήταν από τα πιο ευάλωτα.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.В Новому Орлеані сім'ї літніх людей і жінок були серед найбільш вразливих.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.В Ню Орлиънс, по-възрастните и домакините бяха сред най-засегнатите.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.Так, в Новом Орлеане, наиболее уязвимыми оказались пожилые семьи и семьи, возглавляемые женщинами.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.בניו אורלינס, משקי הבית של קשישים וכאלה שנשים הן בעלי הבית היו בין הפגיעים ביותר.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.في نيو اورلينز، العجزة والبيوت المدارة من قبل النساء كانت الاكثر تضررًا.
New Orleans'da yaşlı ve anaerkil ev haneleri en savunmasızların arasındaydı.家庭が最も脆弱です 脆弱な低地に住む人にとって
O halde, neden bizi boğulmaya karşı savunmasız hale getiren bir ağız ve boğaz geliştirmiş olabiliriz?왜 우리는 입과 목구멍이 우리를 질식사하기 쉽게 진화했을까요? 글쎄요,
O halde, neden bizi boğulmaya karşı savunmasız hale getiren bir ağız ve boğaz geliştirmiş olabiliriz?Pourquoi nous a-t-elle évolué une bouche et une gorge qui nous rend vulnérables à l'étouffement ?
Onlar en fakir ve en savunmasız ülkelerdi.Byly to ty nejchudší a nejzranitelnější země.
Onlar en fakir ve en savunmasız ülkelerdi.C'était les pays les plus pauvres et les plus vulnérables.
Onlar en fakir ve en savunmasız ülkelerdi.De var de fattigaste och mest utsatta länderna.
Onlar en fakir ve en savunmasız ülkelerdi.Ellos fueron los países más pobres y vulnerables.
Onlar en fakir ve en savunmasız ülkelerdi.Es waren die ärmsten und anfälligsten Länder.
O robot harika bir gösteri sergiledi. Ve biz çok savunmasızız.Con robot đó đã biểu diễn thật tuyệt. và chúng ta thì nhạy cảm
Öyle diyorsun ama savunmasız bir anımızı kollayıp bizi öldüreceksin, değil mi?!Dici così, ma non appena abbasseremo la guardia, ci ucciderai, vero?
Öyle diyorsun ama savunmasız bir anımızı kollayıp bizi öldüreceksin, değil mi?!Dizes isso e esperas que baixemos a guarda para nos matares, certo?!
Öyle diyorsun ama savunmasız bir anımızı kollayıp bizi öldüreceksin, değil mi?!Du vil bare have os til at sænke paraderne.
Öyle diyorsun ama savunmasız bir anımızı kollayıp bizi öldüreceksin, değil mi?!Du vill bara få oss att slappna av.
Öyle diyorsun ama savunmasız bir anımızı kollayıp bizi öldüreceksin, değil mi?!Jak nie będziemy się strzec, łatwo będzie nas zabić?
Öyle diyorsun ama savunmasız bir anımızı kollayıp bizi öldüreceksin, değil mi?!Sí, claro. Vas a esperar a que bajemos la guardia para matarnos a todos, ¿verdad?
Öyle diyorsun ama savunmasız bir anımızı kollayıp bizi öldüreceksin, değil mi?!Uskottelet niin, mutta tapat tilaisuuden tullen.
Öyle diyorsun ama savunmasız bir anımızı kollayıp bizi öldüreceksin, değil mi?!Το λες για να χαλαρώσουμε ώστε να μας σκοτώσεις!
Öyle diyorsun ama savunmasız bir anımızı kollayıp bizi öldüreceksin, değil mi?!Ты подождёшь, пока мы ослабим охрану, чтобы убить нас?!
Özellikle kız sokak çocukları, taciz ve istismarlara karşı çok savunmasız durumda.Estas niñas de la calle son especialmente vulnerables a los abusos y la explotación.
Özellikle kız sokak çocukları, taciz ve istismarlara karşı çok savunmasız durumda.Parmi eux, la moitié se trouve dans la capitale Dhaka. La majorité sont des petites filles.
Özellikle kız sokak çocukları, taciz ve istismarlara karşı çok savunmasız durumda.Σχεδόν τα μισά από αυτά ζούνε στην Ντάκα. Ένα μεγάλο ποσοστό από αυτά τα παιδιά είναι κορίτσια.
Özellikle kız sokak çocukları, taciz ve istismarlara karşı çok savunmasız durumda.Из числа беспризорных детей, именно девочки более уязвимы к насилию и эксплуатации.
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anDin mijlocul Pacificului, la un ou unic şi micuţ. Dar acum sunt foarte vulnerabili.
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anTừ giữa Thái Bình Dương đến một quả trứng bé nhỏ Nhưng đây là lúc chúng dễ bị tấn công nhất.
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anИз Тихого океана к крошечному, спрятанному среди скал яйцу. Однако здесь их подстерегает большая опасность
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anממרכז האוקיאנוס השקט .לביצה זעירה יחידה אולם בדיוק כעת .הם פגיעים ביותר
Pasifik'in ortasından,küçük,tek bir yumurtaya şu an en savunmasız oldukları anمن منتصف المحيط الهادي إلى بيضة واحدة صغير جدا لكنّه الآن فقط بأنّهم ضعفاء جدا
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.A odkryto bylo zastření Judovo; však obrátilo jsi zřetel v ten den k zbrojné komoře.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.A tak odkryje Hospodin zastrenie s očí Júdu. A budeš hľadieť toho dňa ku zbrani domu lesa,
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Così egli toglie la protezione di Giuda. Voi guardavate in quel giorno alle armi del palazzo della Foresta
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.És fölfedi Júdának fátyolát, és tekintesz ama napon az erdõ házának fegyverzetére,
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.God heeft Zijn beschermende zorg teruggetrokken. U rent naar het arsenaal om wapens te halen!
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Han borttog Judas Værn. På den Dag så I hen til Skovhusets Rustkammer,
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Hän riisui Juudalta verhon, ja sinä päivänä sinä loit katseesi Metsätalon asevarastoon.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Ha sido quitada la defensa de Judá. En aquel día pusisteis la mirada en las armas de la Casa del Bosque
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.In odgrnejo ogrinjalo Judovo. In oziral se boš tisti dan po orožju v gozdni hiši.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.I odkryta była zasłona Judowa; a poglądałeś dnia onego na zbrojownię w domu lasu.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Juda blev blottat och låg utan skydd. Då skådade du bort efter vapnen i Skogshuset.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.그가 유다에게 덮였던 것을 벗기매 이 날에야 네가 수풀 곳간의 병기를 바라 보았고
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Màn che Giu-đa đã cất rồi ; và trong ngày đó ngươi trông về khí_giới của nhà rừng .
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Màn che Giu-đa đã cất rồi; và trong ngày đó ngươi trông về khí giới của nhà rừng.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Seluruh pertahanan Yehuda runtuh. Pada waktu itu, kamu memeriksa alat-alat perang di gudang senjata
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Tirou-se a cobertura de Judá; e naquele dia olhaste para as armas da casa do bosque.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.Και εσηκωθη το καλυμμα του Ιουδα και εν τη ημερα εκεινη ενεβλεψας εις την οπλοθηκην της οικιας του δασους.
RABbin Yahudayı savunmasız bıraktığı gün Orman Sarayındaki silahlara güvendiniz.и снимают покров с Иудеи; и ты в тот день обращаешь взор на запас оружия в доме кедровом.

İlgili Sayfalar