savunması ile cümle
savunması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Ordumuz düşman savunmasını yardı geçti.Our army broke through the enemy defenses.
Futbol takımımızın iyi bir savunması var.Our football team has a good defense.
Ülkelerinin savunmasında savaştılar.They fought in defense of their country.
Savunmasında hiç kimse konuşmadı.No one spoke up in his defense.
O, Outonic şövalyeleri tarafından kuşatılmış Ostyn kalesinin savunmasını başlattı.He led the defense of Ostyn castle, besieged by the Teutonic knights.
Onun açtığı davalar çok ilgisiz ve o savunmasız bırakıldı.The actions she took were too careless, and she was left defenseless.
O savunmasız yakalandı.She was caught with her pants down.
Biz savunmasızız.We are defenseless.
Sen savunmasızsın.You're defenseless.
Tom savunmasızdır.Tom is defenseless.
Ben savunmasızım.I'm defenseless.
Tom savunmasız hissetti.Tom felt vulnerable.
Tom savunmasız.Tom is vulnerable.
Tom savunmasız görünüyor.Tom looks vulnerable.
Biz hâlâ savunmasızız.We're still vulnerable.
Onlar savunmasızlar.They're defenseless.
Savunmasız hissediyorum.I feel vulnerable.
Tom hâlâ savunmasız.Tom is still vulnerable.
Yüksek lisans tezinin savunması sadece önümüzdeki aya rastlıyor.The defense of the master thesis is just happening next month.
Mary savunmasız hissetti.Mary felt vulnerable.
Biz tamamen savunmasız olacağız.We'll be totally defenseless.
Şu anda savunmasızsın.You're vulnerable right now.
Onu sana güvenmesi için, savunmasız görünmek zorundasın.For him to trust you, you have to appear vulnerable.
Ben savunmasız hissetmiyorum.I don't feel vulnerable.
Çocuklar özellikle savunmasızdır.Children are particularly vulnerable.
Tom onun burada savunmasız olduğunu biliyor.Tom knows he's vulnerable here.
Fadıl savunmasız kadınların nasıl bulunacağını biliyordu.Fadil knew how to spot vulnerable women.
Savunmasız hissettim.I felt vulnerable.
Leyla masum ve savunmasız bebekleri öldürdü.Layla killed innocent and defenseless babies.
Bu pozisyon beni son derece savunmasız hissettiriyor.This position makes me feel extremely vulnerable.
Kaplumbağa güvercinleri, küresel yok oluşa karşı savunmasızdırlar.Turtle doves are vulnerable to global extinction.
Leyla'nın dingolara karşı tek savunması bir tabancaydı.Layla's only defense against the dingos was a handgun.
Tom, Mary'yi savunması için iyi bir avukat tuttu.Tom hired a good lawyer to defend Mary.
Sami onu savunması için en iyi avukatları tuttu.Sami hired the best attorneys to protect him.
Sami'nin savunması onun masumiyetini beyan etti.Sami's defense proclaimed his innocence.
Sami'nin kendini nasıl savunması gerektiğini bilmesi gerek.Sami needs to know how to defend himself.
Sami'nin kendini nasıl savunması gerektiğini bilmesi lazım.Sami needs to know how to defend himself.
Son hava saldırımız düşmanın zaten can çekişen hava savunmasını tamamen imha etti.Our last air raid completely destroyed the enemy's already-crippled air defences.
Ülkenin her yerinde hava savunmasının garantiye alınması.Guaranteeing air defence throughout the country.
Polonya'nın sınır savunması planı tam bir felaketti.The Polish plan for border defence was proven a dismal failure.
23 Temmuz’da Bizanslılar derhal savunmasız başkenti ele geçirdi.On 23 July the Byzantines quickly captured the defenseless capital.
Moskova savunmasında 90 bin kişi ve 150 tank kalmıştır.The Soviets now had only 90,000 men and 150 tanks left for the defense of Moscow.
Moskova savunmasının ilk hatları dağılmıştır.Moscow's first line of defense had been shattered.
Bu binanın savunması "Pavlov'un Evi" (Дом Павлова) olarak tarihe geçmiştir.The building and its defense went down in history as "Pavlov's House" (Дом Павлова).
Almanlaşmış Yahudiler, yeni Alman ulus devletinde savunmasız kalan bir başka topluluktu.The Germanized Jews remained another vulnerable population in the new German nation-state.
Surlar olmadan, Fransız Ordusu’nun Paris savunması artık mümkün olamayacaktı.Without the forts, the French Army would no longer be able to defend Paris.
GPS kişisel takip cihazları yaşlı ile savunmasız bakımında kullanılır.GPS personal tracking devices are used in the care of the elderly and vulnerable.
Manzini'nin zorlamasıyla Garibaldi Roma'nın savunmasının komutanlığını aldı.At Mazzini's urging, Garibaldi took command of the defence of Rome.
İki At Savunması.Dos caballos en combate.
Acil bir durumda Ulusal Komisyon'un tabi birimleri de İzlanda savunmasını katılabilir.Units subordinated to the National Commissioner also take part in Iceland's defences.
Bir uzay tayfası olmaya diğer bir dürtü de gezegen savunmasıdır.Another impetus to become a spacefaring species is planetary defense.
Alman savunması, Minsk Taarruzu ardından halen nispeten düzensizdi.The German defenders were still in comparative disarray after the Minsk offensive.
Gemi tamamıyla savunmasız kalmıştı.The ship was fully insured.
Petrela Kalesi, Akçahisar Kalesi'nin gözlem ve savunmasının bir parçasıydı.The Petrela Castle was part of the signaling and defense system of Krujë Castle.
Devriye botu, genellikle kıyı savunması görevleri için tasarlanmış nispeten küçük bir askerî gemi.A patrol boat is a relatively small naval vessel generally designed for coastal defense duties.
Bununla beraber İngiliz savunması gittikçe daha efektif hale gelmiştir.In addition, Japanese defensive efforts were becoming more effective.
Alman savunması Neman yaklaşımında 30 Temmuz'da kırıldı.By July 30 the German resistance on the approaches to the Neman was broken.
Etkili bir uçaksavar savunması nedeniyle yeterli hava desteği de sağlanamamıştır.Close air support was impossible for the same reasons.
Kalkedonyalılar şehrin savunmasını da düşünmüşlerdi.Brown's subordinates favored the defense of the city also.
Özellikle savunmasındaki başarısıyla tanınıyor.He is known especially for his performance as Batale.