Ana içeriğe geç
Sözlük

savun ile cümle

savun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dünyada insanlar her zaman daha fazla özgürlüğü ve eşitliği savunuyor.People in the world are always advocating for more freedom and equality.
Silahsızlanmayı savunmalısın.You should advocate disarmament.
Kendini daha fazla savunmaya çalışsan iyi olur.You'd better try to assert yourself more.
Karate silahsız bir savunma sanatıdır.Karate is an art of unarmed defense.
Kent, büyük bir ordu tarafından savunuldu.The town was defended by a large army.
Ordumuz düşman savunmasını yardı geçti.Our army broke through the enemy defenses.
Vatanseverler kendi milletinin haklarını savundu.The patriots stood up for the rights of their nation.
Ne pahasına olursa olsun özgürlüğümüzü savunmalıyız.We must defend our freedom at all cost.
Mayuko planı savundu.Mayuko argued for the plan.
Paris, özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.Paris did her best to defend her liberties.
Avukat savunmada niçin kaybetti?Why did the lawyer lose in the argument?
Savunma programı için görünüm iç karartıcıdır.The outlook for the defense program is dismal.
Adam kendini savunmak için yalvardı.The man pleaded self-defence.
Columbus dünyanın yuvarlak olduğunu savundu.Columbus argued that the earth was round.
Bu bilgi savunma için önemsizdir.This data is immaterial to the argument.
Yerliler topraklarını istilacılara karşı savunmak zorundalar.The natives have to defend their land against invaders.
Saldırı en iyi savunma şeklidir.Attack is the best form of defense.
Önemli miktarda para ulusal savunma için tahsis edilmiştir.A considerable amount of money was appropriated for the national defense.
En etkili savunma taarruzdur.The most effective defense is offense.
Biz haklarımızı savunmalıyız.We must stand up for our rights.
Ben seni savunacağım.I'll stand up for you.
Futbol takımımızın iyi bir savunması var.Our football team has a good defense.
O, yönetimin alternatif gelir kaynaklarını araması gerektiğini savunuyor.He argues that the administration must look for alternative sources of revenue.
Her insanın kendini savunma hakkı var.Every person has a right to defend themselves.
Anne ve babasının dışında, hiç kimse şüpheliyi savunmadı.Apart from his parents, nobody would defend the suspect.
O sadece iyi bir vuruşçu değil fakat aynı zamanda harika bir savunma.He is not only a good batter but also a wonderful defense.
O, o ülke ile ittifak kurmamızı savundu.He argued for our forming the alliance with that nation.
O, sınıf ayrımlarının ortadan kaldırılmasını savundu.He advocated abolishing class distinctions.
Onlar istilacılara karşı ülkelerini savundular.They defended their country against the invaders.
O, nükleer silahların ulusal savunma için gerekli olduğunu iddia ediyor.He contends that nuclear weapons are necessary for national defense.
Kuralların bir revizyonunu savunuyor.He advocates a revision of the rules.
O, vergilerin azaltılmasını savundu.He advocated reduction of taxes.
O kendini nasıl savunacağını biliyor.He knows how to assert himself.
Üniversite eğitiminde reformu savunuyor.He advocates reform in university education.
O savunma avukatına güvendi.He trusted his defense attorney.
O, ününü savunmak için umutsuzdu.He was desperate to defend his reputation.
Onlar ülkelerini savundular.They defended their country.
Ülkelerinin savunmasında savaştılar.They fought in defense of their country.
O her zaman inançlarını savunur.She always stands up for her convictions.
Kadınlar için eşit hakları savundu.She advocated equal rights for women.
Avukatlar davayı saatlerce savundu.The lawyers argued the case for hours.
Ben söylediğini doğru bulmuyorum fakat onu söyleme hakkını ölünceye kadar savunacağım.I disapprove of what you say, but I will defend to the death your right to say it.
Neden Japonya Savunma Ajansı Japon Savunma Bakanlığı'na yükseltildi?Why was the Japan Defense Agency upgraded to the Japanese Ministry of Defense?
Savunmasında hiç kimse konuşmadı.No one spoke up in his defense.
Futbol takımımız iyi savunma yaptı.Our football team defended well.
Milis, acil bir durumda vatandaşları savunmak için kuruldu.The militia was formed to defend citizens in an emergency.
Donanma bizim deniz kıyımızı savunur.The navy defends our seacoast.
Jonathan Swift beni savunurdu.Jonathan Swift would defend me.
O, böyle bir savunma istemedi.He did not want such a defense.
Johnson kendi politikalarını savundu.Johnson defended his policies.
Almanların güçlü savunmaları vardı.The Germans had strong defenses.
Savunma avukatları merhamet için yalvardılar.Defense lawyers appealed for mercy.
Haklarımı savunmak istemeyen bir ülkede yaşamak istemiyorum.I don't want to live in a country that doesn't want to defend my rights.
İddialara göre o onu kendini savunmak için öldürdü.She allegedly killed him in self-defense.
Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.The defenders checked the onslaught by the attackers.
O, insanların kendi haysiyetinin önemine inandığı için, intiharı savunuyor.Because he believes in the importance of people's own dignity, he advocates suicide.
O bu suçlamalara karşı kendini savunmak amacıyla burada değil.She's not here for the purpose of defending herself against these accusations.
O, Outonic şövalyeleri tarafından kuşatılmış Ostyn kalesinin savunmasını başlattı.He led the defense of Ostyn castle, besieged by the Teutonic knights.
Tom suçlu olmadığını savundu.Tom pleaded not guilty.
Birçok kişi DNA'nın % 95'inin önemsiz olduğu görüşünü savunur.Many people uphold the stance that 95% of DNA is junk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod