savaşır ile cümle

savaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Diğerleri baskıcı toplumlarla savaşır.Outros combatem sociedades opressivas.
Diğerleri baskıcı toplumlarla savaşır.Vannak, akik elnyomó társadalmak ellen harcolnak.
Diğerleri baskıcı toplumlarla savaşır.Άλλοι μάχονται ενάντια σε καταπιεστικές κοινωνίες.
Diğerleri baskıcı toplumlarla savaşır.А хтось іде проти жорстокого суспільства.
Diğerleri baskıcı toplumlarla savaşır.Другие борются с притеснениями со стороны общества.
Diğerleri baskıcı toplumlarla savaşır.אחרים נלחמים בחברות דכאניות
Diğerleri baskıcı toplumlarla savaşır.والآخرون ضد المجتمعات القمعية.
Diğerleri baskıcı toplumlarla savaşır.どちらのほうが 難敵でしょうか
Direnir ve bilgece savaşırsan, o zaman zafer şansın olur.Hvis man står fast og kæmper klogt, - - så har man muligheden for sejr.
Direnir ve bilgece savaşırsan, o zaman zafer şansın olur.Jeśli pewnie stoisz na nogach i walczysz mądrze, to masz szansę na zwycięstwo.
Direnir ve bilgece savaşırsan, o zaman zafer şansın olur.Jos jää taistelemaan viisaasti- -on varmasti mahdollisuus voittaa.
Direnir ve bilgece savaşırsan, o zaman zafer şansın olur.Om du står fast och slåss med vishet- -kan du hitta möjligheten till seger.
Direnir ve bilgece savaşırsan, o zaman zafer şansın olur.Se resti fermo sulle tue posizioni, e combatti con saggezza. Troverai di certo una possibilità di vittoria.
Direnir ve bilgece savaşırsan, o zaman zafer şansın olur.Se te mantiveres firme e lutares com sabedoria, terás hipótese de sair vitorioso.
Direnir ve bilgece savaşırsan, o zaman zafer şansın olur.Si defiendes tu posición y peleas con astucia, tendrás la oportunidad de vencer.
Direnir ve bilgece savaşırsan, o zaman zafer şansın olur.Αν όμως μείνεις και παλέψεις με σύνεση, σίγουρα θα σου δοθεί η ευκαιρία να θριαμβεύσεις.
Direnir ve bilgece savaşırsan, o zaman zafer şansın olur.Если ты стоишь на своём и борешься мудро, то ты наверняка найдёшь способ победить.
Eğer önce hipotermi ile savaşırsa organları normal gelişemez ve buda bir seri sağlık sorununa neden olacaktır.아기가 저체온증을 겪는다면 장기가 정상적으로 발달되지 못해 여러 종류의 질병에 걸리게 됩니다.
Eğer önce hipotermi ile savaşırsa organları normal gelişemez ve buda bir seri sağlık sorununa neden olacaktır.Si está combatiendo una hipotermia, sus órganos no pueden desarrollarse con normalidad,
Eğer önce hipotermi ile savaşırsa organları normal gelişemez ve buda bir seri sağlık sorununa neden olacaktır.אם הוא נלחם בהיפותרמיה, איבריו לא יכולים להתפתח באופן נורמלי, וזה גורם למגוון בעיות בריאותיות
Eğer önce hipotermi ile savaşırsa organları normal gelişemez ve buda bir seri sağlık sorununa neden olacaktır.إذا كانت درجة حرارته تعاني، فان أعضاءه لا يمكنها أن تنمو طبيعياً، ما ينتج سلسلة من المشاكل الصحية
Eğer önce hipotermi ile savaşırsa organları normal gelişemez ve buda bir seri sağlık sorununa neden olacaktır.糖尿病や心臓病 知能の低さといった
"Elbette şu anda savaşırken tekrar bir savaşa girmeyecekler!""Certamente eles não terão outra guerra, enquanto estão numa guerra agora!"
"Elbette şu anda savaşırken tekrar bir savaşa girmeyecekler!""Určitě nebude další válka, přestože nyní se válčí!" to nelze říci.
"Elbette şu anda savaşırken tekrar bir savaşa girmeyecekler!""بالتأكيد لن يكون هناك حرب أخرى، في حين وجود حرب الآن"
Genelde eserlerde sentorları Yunanlılarla savaşırken betimlenmiş olarak görürüz.عادة عندما نرى كائنات أسطورية ، نراها في معركة
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.Cô ngắm nhìn bức vẽ các đấu sĩ và cố tưởng tượng cảnh họ chiến đấu.
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.그녀는 검투사의 그림을 발견하고 그들이 전투하는 모습을 상상하려 합니다.
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.Zauważa rysunki gladiatorów i spróbuje wyobrazić sobie ich walkę.
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.Она замечает рисунок с гладиаторами, и представляет себе, как они сражаются.
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.היא מזהה ציור של גלדיאטורים ומנסה לדמיין אותם נלחמים,
Gördüğü gladyatörleri savaşırken seyrettiğini zihninde canlandırıyor.闘いを見物する様子を 想像しようとしています 彼女はコロッセウムの最後列でしか
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.자연히, 이에는 이, 눈에는 눈 방식이 되겠죠.
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.Lik op stuk zou voor de hand liggen.
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.Meist folgt dann, Gleiches mit Gleichem zu vergelten.
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.Naturalmente, occhio per occhio.
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.Naturalmente se segue que se responderia olho por olho.
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.Naturellement, vous allez combattre le feu par le feu.
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.Normalnya, tanggapan yang diharapkan adalah Anda membalas kebaikan dengan kebaikan.
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.Oczywiście będzie to oznaczać, wet za wet.
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.Конечно, вы ответите "услугой на услугу".
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.מטבע הדברים, מגיבים באותה מטבע.
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.ردة فعلكم ستتبع، بشكل طبيعي، سياسة "الجزاء من جنس العمل".
Haliyle, nasıl tepki gösterirseniz, aynı karşılığı alırsınız. Savaşırsınız.より現代的な考え方をして
Herzaman yeterince güçlü inanır ve savaşırsam gerçekleşeceğini sandım. Çabalarım faydalı olmalıydı.Я всегда думала, . . ... что если верить во что-то и бороться за это, . . ... то можно всего добиться.
Herzaman yeterince güçlü inanır ve savaşırsam gerçekleşeceğini sandım.Siempre pensé que si creía en ello con fuerza y luchaba, se haría realidad.
Homunculus olarak savaşırken onurunu korusaydın hiçbir şey yapmazdım.Gdybyś podczas walki dbał o swój honor homunkulusa, nic bym nie zrobił.
Homunculus olarak savaşırken onurunu korusaydın hiçbir şey yapmazdım.Hvis du havde bevaret din ære som homunculus, - - som da du sloges, ville jeg ikke have gjort noget.
Homunculus olarak savaşırken onurunu korusaydın hiçbir şey yapmazdım.Jo, om du hade behållit din heder som homunculus- -som när du slogs skulle jag inte ha gjort nåt.
Homunculus olarak savaşırken onurunu korusaydın hiçbir şey yapmazdım.Jos olisit säilyttänyt kunniasi taistellessasi- -en olisi tehnyt mitään.
Homunculus olarak savaşırken onurunu korusaydın hiçbir şey yapmazdım.Sì, beh, se tu avessi conservato il tuo orgoglio di Homunculus mentre combattevi, non avrei fatto nulla.
Homunculus olarak savaşırken onurunu korusaydın hiçbir şey yapmazdım.Si hubieras mantenido tu honor como Homúnculus mientras luchabas, no hubiera hecho nada.
Homunculus olarak savaşırken onurunu korusaydın hiçbir şey yapmazdım.Sim, bom, mantiveste a tua honra de Homunculus ao lutares, eu nada teria feito.
Homunculus olarak savaşırken onurunu korusaydın hiçbir şey yapmazdım.Βλέπεις, αν είχες κρατήσει την τιμή σου ως Χομάνκιουλους ενώ πολεμούσες, δεν θα είχα κάνει τίποτα.
Homunculus olarak savaşırken onurunu korusaydın hiçbir şey yapmazdım.Ну да, если бы ты сохранил свою честь гомункула, когда сражался, я бы ничего не сделал.
Kabileci olursun, izole bir halde yaşarsın. Dünyayla bir ilişkin olmaz. Devamlı savaşırsın.isolé, et n'ayant pas de relations les uns les autres se battant se battant se battant
Kuzey Koreliler yaşamak için savaşırlar.Az észak-koreai emberek keményen küzdenek a túlélésért.
Kuzey Koreliler yaşamak için savaşırlar.De Noord-Koreanen vechten hard om te overleven.
Kuzey Koreliler yaşamak için savaşırlar.Die Nordkoreaner kämpfen ums Überleben.
Kuzey Koreliler yaşamak için savaşırlar.I nordcoreani lottano duramente per sopravvivere.

İlgili Sayfalar