Ana içeriğe geç
Sözlük

satranç ile cümle

satranç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzPer cui per esempio, se giochi a Scacchi, allora tu sei l'ambiente per il game agent.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzSå hvis du eksempelvis spiller skak, så udgør du omgivelserne for spilleagenten.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzSå till exempel, om du spelar schack, så är du en del av spelagentens miljö.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzVí dụ, nếu bạn chơi trò Đánh cờ, vai trò của bạn lúc đó là môi trường đối với tác nhân trò chơi.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzWenn ihr beispielsweise Schach spielt seid ihr die Umgebung für den Spielagenten.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzZatem na przykład jeśli grasz w szachy, to jesteś środowiskiem grającego agenta.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzΈτσι, για παράδειγμα, αν παίζεις σκάκι τότε αποτελείς το περιβάλλον του πράκτορα παιχνιδιού.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzНапример, если вы играете в шахматы, то вы являетесь средой для игрового агента.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzПримерно, ако играем шах, то средата за игровия агент сме ние самите.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzТаким чином, наприклад, якщо ви граєте шахи, то стаєте навколишнім середовищем для ігрового агента.
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzלמשל, אם אתה משחק שח אתה מהווה סביבה עבור סוכן המשחק
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzعلى سبيل المثال ، إذا لعبت لعبة شطرنج إذن فأنت تمثل البيئة المحيطة لعامل اللعبة الذكي
Mesela, Satranç oynuyorsanız bu durumda oyun elemanı (game agent) için ortam siz oluyorsunuzゲームエージェントにとっての環境は あなたになります ゲームエージェントはあなたの手を観察して 自分の動きを作り出し
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Ainsi, par exemple, aux échecs, il n'y a vraiment pas de hasard lorsque vous déplacez une pièce.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Beispielsweise gibt es beim Schach eigentlich keinen Zufall, wenn ihr eine Figur bewegt.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Deci, de exemplu, in sah, nu exista cu adevarat mutare intamplatoare cand tu muti o piesa.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.예를 들어 체스의 경우, 당신이 말을 움직일 때는 정말 우연의 여지가 없습니다.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Napríklad v šachu, pohyb figúrok nie je náhodný.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Per esempio, negli scacchi, non c'è una casualità quando si muove un pezzo.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Så, for eksempel, i skak, er der ingen tilfældigheder når du flytter en brik.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Så, till exempel, i schack, finns det verkligen ingen slumpmässighet när du flyttar en pjäs.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Tak například v šachu, neexistuje při přesunu figurky skutečně žádná nahodilost
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Ví dụ, trong đánh cờ, thật sự không có sự ngẫu nhiên khi bạn chuyển một mẫu
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Zatem, na przykład, w szachach nie ma żadnej losowości, gdy poruszasz figurą.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Έτσι για παράδειγμα, στο σκάκι δεν παίζει ρόλο η τύχη όταν κουνάτε ένα πιόνι.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Примерно, в шаха никога няма елемент на случайност при местене на фигура.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Таким чином, наприклад, в шахах, насправді, немає жодних випадковостей при виконанні ходу.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.Так, например, в шахматах нет никаких случайных факторов, когда игрок двигает фигуру.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.כך למשל, במשחק שח, אין אקראיות אמיתית כאשר אתה מזיז את כלי המשחק
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.مثلاً: في الشطرنج، ليس هناك عشوائية عند تحريك قطعة شطرنج.
Örneğin, satrançta, bir taşı oynattığınızda bu işte bir rastgelelik yoktur.駒を動かした時に生じる結果は 事前に決まっています
Örneğin, yine satrançta, tahtada sınırlı sayıda pozisyon, ve yapabileceğiniz sınırlı sayıda hamle vardır.Återigen, i schack finns ett ändligt antal positioner på brädet, och ett ändligt antal möjliga val.
Örneğin, yine satrançta, tahtada sınırlı sayıda pozisyon, ve yapabileceğiniz sınırlı sayıda hamle vardır.Beim Schach gibt es z.B. nur endlich viele Brettpositionen, und endlich viele Dinge, die ihr machen könnt.
Örneğin, yine satrançta, tahtada sınırlı sayıda pozisyon, ve yapabileceğiniz sınırlı sayıda hamle vardır.다시 한 번 체스 게임을 이야기하면, 체스판의 칸은 한정되어 있고 당신이 할 수 있는 것들은 한정되어 있습니다.
Örneğin, yine satrançta, tahtada sınırlı sayıda pozisyon, ve yapabileceğiniz sınırlı sayıda hamle vardır.Například opět v šachu, máme konečný počet pozic na šachovnici a konečný počet proveditelných operací.
Örneğin, yine satrançta, tahtada sınırlı sayıda pozisyon, ve yapabileceğiniz sınırlı sayıda hamle vardır.Ví dụ, trong đánh cờ, có hữu hạn các vị trí và hữu hạn những thứ bạn có thể làm
Örneğin, yine satrançta, tahtada sınırlı sayıda pozisyon, ve yapabileceğiniz sınırlı sayıda hamle vardır.Примерно, в шаха позициите на дъската са краен брой, което означава, че можете да извършите краен брой неща.
Örneğin, yine satrançta, tahtada sınırlı sayıda pozisyon, ve yapabileceğiniz sınırlı sayıda hamle vardır.Так, например, в тех же шахматах, конечное число клеток на доске, и конечное число возможных действий.
Örneğin, yine satrançta, tahtada sınırlı sayıda pozisyon, ve yapabileceğiniz sınırlı sayıda hamle vardır.למשל, במשחק שחמט, שוב, יש מספר סופי של אפשרויות על הלוח ומספר סופי של דברים אותם תוכל לעשות.
Örneğin, yine satrançta, tahtada sınırlı sayıda pozisyon, ve yapabileceğiniz sınırlı sayıda hamle vardır.على سبيل المثال، في الشطرنج، يوجدة عدد محدود من الاماكن في اللوح... وأشياء محدودة يمكنك فعلها.
Örneğin, yine satrançta, tahtada sınırlı sayıda pozisyon, ve yapabileceğiniz sınırlı sayıda hamle vardır.駒の動かし方も有限です 一方で連続的な環境とは
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.A hobbijai a sakk, a bridzs és vezércikkek írása.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Ayah hobi bermain catur, bridge, dan menulis tajuk utama.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Bol bilingválny a jeho záľubami boli šach, bridž a písanie stĺpčekov do novín.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Hän harrasti shakkia, bridgeä ja mielipidekirjoituksia.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Hobby-urile lui erau şahul, bridge-ul şi scrisul de articole de ziar.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.I suoi hobby erano gli scacchi, il bridge, e scrivere articoli.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Mluvil dvěma jazyky a rád hrál šachy, bridž a psal sloupky do novin.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Os seus hobbies eram xadrez, brídege e escrever op-eds (textos de opinião).
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Seine Hobbys waren Schach, Canasta und Leserbriefe schreiben.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Ses passe-temps étaient les échecs, le bridge et la rédaction d'éditoriaux d'opinion.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Sở thích của ông là chơi cờ, bài bridge và viết báo.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Sus aficiones eran el ajedrez, el bridge y escribir artículos de opinión.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Zijn hobby's waren schaak, bridge en opiniestukken schrijven.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Τα χόμπι του ήταν το σκάκι, το Μπριτζ και η συγγραφή άρθρων.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Він захоплювався шахами, грою в бридж та вів колонки редактора.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Неговите хобита бяха шахмат, бридж и писане на статии за вестници.
Satranç, briç ve makaleler yazmak onun hobileriydi.Он увлекался шахматами, играл в бридж и вёл авторскую колонку в газете.
Satranç için E- Posta iletisiGenericNamecorreo electrónico para ajedrezGenericName
Satranç için E- Posta iletisiGenericNamee- mail dla SzachówGenericName
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod