Ana içeriğe geç
Sözlük

satma ile cümle

satma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.De fapt, el vinde aceeaşi îngheţată ca şi tine.
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.Ele está a vender o mesmo tipo de gelados que tu.
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.En fait, il vend exactement le même type de crème glacée que vous.
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.Er verkauft sogar das gleiche Eis wie du.
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.자기 아이스크림 수레를 끌고요. 사실 테디는 똑같은 아이스크림을 팔고 있거든요.
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.Thực tế, anh ta bán loại kem giống hệt bạn
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.Μάλιστα πουλάει ό,τι κι εσείς.
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.Он продаёт то же мороженое, что и вы.
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.עם עגלת הגלידה שלו. למעשה, הוא מוכר בדיוק את אותו סוג הגלידה שאתם מוכרים.
Hatta, kuzeniniz de sizinle aynı türde dondurma satmaktadır.ومعه عربة بيع البوظة خاصته ، و هو في الحقيقة يبيع ذات نوع البوظة الذي تبيعه أنت
Haydi onlara bir şeyler satmayı deneyelim.1つ目は"アンバンドル"です
Haydi onlara bir şeyler satmayı deneyelim.Bueno, en lo primero que querrían pensar es,
Haydi onlara bir şeyler satmayı deneyelim.그렇다면 어떻게 해야 더 많이 팔 수가 있을까요?
Haydi onlara bir şeyler satmayı deneyelim.Zastanów się, jak możesz spróbować sprzedać nowym klientom swój produkt.
Haydi onlara bir şeyler satmayı deneyelim.Давайте спробуємо продати їм деякі речі, і як ми можемо це зробити.
Haydi onlara bir şeyler satmayı deneyelim.لنبيع لهم بعض الأشياء، كيف نفعل ذلك؟
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.여러분은 물건을 사고 팔거나, 게임을 하거나 비디오를 보는 목적으로 휴대폰을 주로 사용합니다.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Legtöbbünknek ez egy eszköz, amivel vásárolunk, eladunk, játszunk, videókat nézegetünk rajta.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Para a maioria de vocês, isto é um dispositivo para comprar, vender, jogar e ver vídeos.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Para mucha gente este es un dispositivo para comprar, vender, jugar, ver videos.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Per molti di voi questo è un apparecchio per comprare, vendere, giocare, guardare video.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Pre väčšinu z vás je toto prístroj, ktorý si kúpite, predáte, hráte sa na ňom, sledujete videá.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Pro většinu z vás je tohle přístroj pro nakupování, prodávání, hraní her, sledování videí.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Untuk sebagian besar dari Anda, ini adalah perangkat untuk membeli, menjual, bermain game, menonton video.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Với phần lớn mọi người, đây chỉ là một thiết bị để mua, bán, chơi game, hay xem phim
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Voor de meesten van jullie is dit een toestel om te kopen, verkopen, mee te spelen en video's te bekijken.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Większość z was korzysta z tego urządzenia, aby coś kupić, sprzedać, pograć w gry, oglądać filmy.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Za večino od vas je to naprava za nakupovanje, prodajo, igranje iger in gledanje videov.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Большинство из вас пользуется этим устройством для покупок, продаж, игр или просмотра видео.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Зазвичай цей пристрій купують і продають, на ньому грають в ігри, дивляться відео.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.За повечето от вас, това е устройство, с което се купуват, продават и играят игри, или се гледа видео.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.לרובכם, זה מכשיר לקנות, למכור, לשחק משחקים, לראות סרטים.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.لمعظمكم، هذا مجرد جهاز لنشتريه، ونبيعه، ونلعب به ونشاهد عليه الفيديو.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.ショッピングやゲームをしたり ビデオを観る為のデバイスに過ぎません しかし 私は 携帯電話が
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Er is ook een tijd om te geven.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Jokaisen tarinan ei tarvitse myydä jotakin.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.모든 이야기가 매출을 올리기 위해 존재할 필요는 없습니다.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Nem kell minden sztorinak eladnia valamit.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Nem todas as notícias têm que vender qualquer coisa.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Nicht jede Geschichte muss etwas verkaufen.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Nie wszystko służy temu, by coś sprzedać.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.No toda historia debe vender algo.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Nu toate poveştile trebuie să vândă ceva.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Ogni storia non deve necessariamente vendere qualcosa.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Toutes les histoires ne doivent pas avoir quelque chose à vendre.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Всяка история не трябва да продаде нещо.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.Не каждая история должна что-то продавать.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.לא כל הכתבות צריכות למכור משהו.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.لا ينبغي لكل قصة أن تبيع شيئاً ما.
Her hikaye bir şeyler satmak zorunda değildir.時には奉仕することも必要です
Her ikisi de elmaları kilosu 20 kuruştan satmak veya almak istiyorlardı.Tous les deux voulaient, dans les faits: Vendre les pommes à 20cts/livre ou acheter les pommes à 20cts/livre
Her neyse, aracı kuruma gittim ve ben IBM'i açığa satmak istiyorum dedim. .IBMを空売りしたいと言います。 それでは、簡単にする為に、
Her neyse, aracı kuruma gittim ve ben IBM'i açığa satmak istiyorum dedim. .Prostě, jdu za makléřem a řeknu mu, chtěl bych shortovat IBM.
Her neyse, aracı kuruma gittim ve ben IBM'i açığa satmak istiyorum dedim. .Tak więc udaję się do maklera i oznajmiam mu, że chciałbym dokonać krótkiej sprzedaży akcji IBM.
Her neyse, benim burayı satmaya hiç niyetim yok!Afijn, ik ben niet van plan om deze plek te verkopen!
Her neyse, benim burayı satmaya hiç niyetim yok!A ogni modo, non ho nessuna intenzione di vendere questo posto!
Her neyse, benim burayı satmaya hiç niyetim yok!De qualquer forma, não tenho intenção de vender esse lugar.
Her neyse, benim burayı satmaya hiç niyetim yok!De toute façon, je n'ai pas l'intention de mettre cet endroit en vente!
Her neyse, benim burayı satmaya hiç niyetim yok!Kakorkoli, kopališča ne bom prodala!
Her neyse, benim burayı satmaya hiç niyetim yok!¡No voy a vender este sitio!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod