Ana içeriğe geç
Sözlük

satma ile cümle

satma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ev fiyatlarındaki artış onun evini büyük bir kârla satmasına olanak sağladı.The rise in house prices enabled him to sell his house at a big profit.
Daha önce hiç kimse buz satmayı düşünmemişti.No one had ever thought of selling ice before.
Hala çalışıyorken bunu satmam gerekir.I should sell it while it still runs.
Bill'in işi otomobil satmaktır.Bill's work is selling cars.
Bay Hilton evini satmak isteyince gazeteye ilan verdi.When Mr Hilton wanted to sell his house, he advertised it in the newspaper.
Ne pahasına olursa olsun onu satmazdım.I wouldn't sell that at any price.
Tom Ann'e evini satmasını önerdi.Tom suggested that Ann should sell the house.
Satıcı bir araba satmak istiyor.The dealer wants to sell a car.
Evimi satmak zorunda olsam bile, işleri devam ettireceğim.Even if I have to sell my house, I'll keep my business going.
Bu kadar çalım satmak zorunda değilsin.You don't have to give yourself such airs.
Ben onu satmayacağım.I'm not going to sell it.
Bu kitabın iyi satması gerekir.This book ought to be a good seller.
Bu barın sahibi asla veresiye içki satmaz.The owner of this bar never sells liquor on credit.
O mağaza mobilya dışında birçok şey satmaktadır.That store sells many things besides furniture.
Onlar o mağazada çeşitli mallar satmaktadır.They sell various kinds of goods at that store.
İnsanların kişisel bilgilerini almak ve satmak önemli bir sorun oluyor.The buying and selling of peoples' personal information is becoming a big issue.
Komşularımız evlerini satmak zorunda kaldılar.Our neighbors were compelled to sell their houses.
Evi ona 300,000 dolara satmayı teklif ettik.We offered him the house for $300,000.
Ben arazimi satmak istiyorum.I want to dispose of the land.
Çiftliğimi satmaya çalışıyorum, ancak şimdiye kadar herhangi bir teklif almadım.I am trying to sell my farm, but I haven't had any offers so far.
Kendini ucuza satma.Don't sell yourself short.
Arabamı satmak için reklam verdim.I advertised my car for sale.
Arabalar satmak benim işim.Selling motorcars is my business.
Şirket yeni ürünü 1.000 dolara satmayı planlıyor.The company plans to sell the new product for $1,000.
Biz binayı satmak zorunda kaldık çünkü onu zararda işlettik.We had to sell the building because for years we operated it in the red.
Tokyo'da yeni bir tür araba satmaya başladılar.They started to sell a new type of car in Tokyo.
Şirket para kaybeden bazı birimlerin satmaya karar verdi.The company has decided to sell some of its money-losing units.
Arabayı satmaya karar verdi.He decided to sell the car.
O, satmak için sığır besler.He breeds cattle for market.
Eski arabasını Kobe'deki bir adama satmak istiyor.He wants to sell his old car to a man in Kobe.
O, satmak için söz verdi.He promised to sell.
O, kitaplarını satmak istiyor.He wants to dispose of his books.
Annemin elmas yüzüğünü satmaktan başka seçeneği yoktu.My mother had no choice but to part with her diamond ring.
Arabaları satmak benim işimdir.Selling cars is my job.
Tereciye tere satma.Don't teach fish to swim.
Küçük bir çocuğa sigara satmak yasal değil.It is illegal to sell cigarettes to a minor.
Askeri sırları ülkenin düşmanlarına satmak vatan hainliğidir.It is an act of treason to sell military secrets to your country's enemies.
Herkes stoklarını satmaya çalıştı.Everyone tried to sell their stocks.
Ben bu ağaç gölgesini satmayacağım.I won't sell this tree shade.
Çalıntı mal satmaktan tutuklanmıştı.He was arrested for fencing stolen goods.
Şimdi bir sürü insan evlerini satmaya çalışıyorlar.A lot of people are now trying to sell their houses.
Bunu eBay'da satmayı ciddi şekilde düşünüyor musun?Are you seriously thinking about selling this on eBay?
Bunu çevrimiçi satmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about selling this online?
Arabamı satmamalıydım.I shouldn't have sold my car.
Tom'un işi ikinci-el arabalar satmaktır.Tom's work is selling second-hand cars.
Tom arabasını çok paraya satmayı başardı.Tom managed to sell his car for a lot of money.
Tom evini satmayı düşünüyor.Tom is thinking of selling his house.
Tom'un şimdiye kadar antika arabasını satmayı düşündüğünden şüpheliyim.I doubt that Tom would ever consider selling his antique car.
Tom'un sağlık giderlerini karşılamak için arabasını satmak zorunda kaldığından şüpheliyim.I doubt that Tom had to sell his car in order to raise money for medical expenses.
Tom evi satmak için Mary'ye kararını bildirdi.Tom informed Mary of his decision to sell the house.
Evini satıp satmayacağına karar verdin mi?Have you decided whether or not you're going to sell your house?
Sadece bir dükkan bu kitabı satmaktadır.Only one store carries this book.
Tom'un ortağı, gurme patlamış mısır baharatlarını da satmaları gerektiğini düşündü.Tom's partner thought that they should also sell gourmet popcorn seasonings.
Tom evini satmaya karar verdi.Tom has decided to sell his house.
Tom arabasını o kadar çok paraya satmayı ummuyordu.Tom didn't expect to sell his old car for so much money.
Tom arabalarından birini Mary'ye satmaya karar verdi.Tom decided to sell one of his cars to Mary.
Tom onun şirketinin ürünlerinin niçin iyi satmadıklarını anlayamadı.Tom couldn't understand why his company's products weren't selling well.
Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
Ben ruhumu satmam.I will not sell my soul.
Ruhumu satmayacağım.I won't sell my soul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod