Sonrasında müttefik güçler onun koleksiyonunu inceledi ve tabloları buldu ve onları satanları aramaya başladı.Poté, co spojenci procházeli jeho sbírky, našly ty malby a šli po lidech, kteří mu je prodali.
Sonrasında müttefik güçler onun koleksiyonunu inceledi ve tabloları buldu ve onları satanları aramaya başladı.Potem alianci przejrzeli jego zbiory, znaleźli obrazy i szukali ludzi, którzy je sprzedali.
Sonrasında müttefik güçler onun koleksiyonunu inceledi ve tabloları buldu ve onları satanları aramaya başladı.Potom spojenecké jednotky preberali jeho zbierky, našli obrazy a vyhľadali ľudí, ktorí mu ich predali.
Sonrasında müttefik güçler onun koleksiyonunu inceledi ve tabloları buldu ve onları satanları aramaya başladı.Toen gingen de geallieerden door zijn collecties, vonden de schilderijen en gingen achter de handelaren aan.
Sonrasında müttefik güçler onun koleksiyonunu inceledi ve tabloları buldu ve onları satanları aramaya başladı.Zavezniške sile so prebrskale njegove zbirke, našle slike in začele iskati ljudi, ki so mu jih prodali.
Sonrasında müttefik güçler onun koleksiyonunu inceledi ve tabloları buldu ve onları satanları aramaya başladı.Затем силы союзников разобрали его коллекции, нашли картины и начали разыскивать людей, продавших их ему.
Sonrasında müttefik güçler onun koleksiyonunu inceledi ve tabloları buldu ve onları satanları aramaya başladı.אז בעלות הברית עברו על האוסף שלו ומצאו את הציורים וחיפשו אחר האנשים שמכרו לו אותם.
Sonrasında müttefik güçler onun koleksiyonunu inceledi ve tabloları buldu ve onları satanları aramaya başladı.絵画を発見して 彼に売った画商を追跡しました そうしてオランダ警察がアムステルダムで
Tabii, şu anda neredeyse hiç işe yaramayan yaşlanma karşıtı ürünleri satan şirketler var.もちろん存在しており 彼らの関心は商品の有効性を高めることだけです
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.A nalezl v chrámě, ano prodávají voly a ovce i holubice, a penězoměnce sedící.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.a našiel v chráme predavačov volov, oviec a holubov a peňazomencov tam sediacich
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.E achou no templo os que vendiam bois, ovelhas e pombas, e também os cambistas ali sentados;
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Halló en el templo a los que vendían vacunos, ovejas y palomas, y a los cambistas sentados
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Il trouva dans le temple les vendeurs de boeufs, de brebis et de pigeons, et les changeurs assis.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.In najde v templju prodajalce volov in ovac in golobov ter menjalce, sedeče pri svojih mizah.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.În Templu a găsit pe cei ce vindeau boi, oi şi porumbei, şi pe schimbătorii de bani şezînd jos.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.I znalazł w kościele siedzące te, co sprzedawali woły i owce i gołębie, i te, co pieniędzmi handlowali.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.성전 안에서 소와 양과 비둘기 파는 사람들과 돈 바꾸는 사람들의 앉은 것을 보시고
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Niin hän tapasi pyhäkössä ne, jotka myivät härkiä ja lampaita ja kyyhkysiä, ja rahanvaihtajat istumassa.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Og han fandt siddende i Helligdommen dem, som solgte Okser og Får og Duer, og Vekselerne.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Og i templet fant han dem som solgte okser og får og duer, og pengevekslerne som satt der,
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.[ott] találá a templomban az ökrök, juhok és galambok árúsait és a pénzváltókat, a mint ülnek vala:
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trong đền thờ , Ngài thấy có người buôn_bán bò , chiên , bò câu , và có người đổi bạc dọn hàng ở đó .
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trong đền thờ, Ngài thấy có người buôn bán bò, chiên, bò câu, và có người đổi bạc dọn hàng ở đó.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Trovò nel tempio gente che vendeva buoi, pecore e colombe, e i cambiavalute seduti al banco
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Und er fand im Tempel sitzen, die da Ochsen, Schafe und Tauben feil hatten, und die Wechsler.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.Και ευρεν εν τω ιερω, τους πωλουντας βοας και προβατα και περιστερας, και τους αργυραμοιβους καθημενους.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.и нашел, что в храме продавали волов, овец и голубей, и сидели меновщики денег.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.і знайшов у церкві продаючих воли, й вівці, і голуби, й міняльників сидячих.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.וימצא במקדש מכרי בקר וצאן ובני יונה ואת מחליפי כסף ישבים שם׃
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.ووجد في الهيكل الذين كانوا يبيعون بقرا وغنما وحماما والصيارف جلوسا.
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.看 見 殿 裡 有 賣 牛 羊 鴿 子 的 、 並 有 兌 換 銀 錢 的 人 、 坐 在 那 裡
Tapınağın avlusunda sığır, koyun ve güvercin satanları, orada oturmuş para bozanları gördü.看見殿裡 有 賣 牛 羊 鴿 子 的 、 並有兌換 銀錢 的 人 、 坐在 那 裡
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Các hộ dân đã bán đất của họ bây giờ có được một mảnh đất.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Cada familia que ha vendido su tierra obtiene ahora un terreno a cambio.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Cada uma das famílias que vendeu as suas terras agora tem o seu pedaço de terra de volta.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Chacune des familles qui ont vendu leur terre en reçoivent une partie en retour.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Elk van de families die hun land hebben verkocht krijgt nu een deel terug.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Ha egy család eladta a földjét, most egy darabot visszakap belőle.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Jede der Familen die ihr Land verkauft haben, bekommt nun ein Stück zurück.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Każda rodzina, która musiała sprzedać ziemię, znowu ją posiada.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Každá z rodin, která prodala svou půdu, dostala nazpět pozemek.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.저희에게 땅을 팔았던 가정들은 현재 토지 일부를 돌려받은 상태로
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Setiap keluarga yang sudah menjual tanahnya sekarang mendapatkan kembali sebagian tanahnya.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Все семьи, продавшие нам свою землю, теперь получают обратно участок земли.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.Всяко семейство, което преди това е продало земята си, сега получи обратно парче от нея.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.ממגדלים, לוויינים, מטוסים קלים.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.فكل عائلة من التي قد باعت أرضها تسترجع الآن قطعة من الأرض.
Toprağını satan her aile şimdi bir parça toprağını geri alıyor.熱帯樹木のフェンスも作りました。
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Alle drank is verpakt in plastic flessen, zelfs in de gezondheidswinkel vind ik het.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.All meine Getränke sind in Plastik verpackt, sogar im Reformkost-Markt.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.제가 마시는 모든 음료수는 플라스틱에 담겨있습니다 건강식품가게도 마찬가지고요
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Minden italt műanyagba csomagolnak, még a bioboltokban is.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Opakowania napojów są plastikowe, nawet w sklepach ze zdrową żywnością.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Pití, které kupuji je baleno v plastu, dokonce i jídlo na ekologickém trhu.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Semua minuman saya terbungkus plastik, bahkan di pasar-pasar makanan sehat.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Toate băuturile sunt împachetate în plastic, chiar şi la piaţa de mâncare sănătoasă.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Todas as bebidas são embaladas em plástico, até no mercado de comida saudável.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Todas las bebidas son envasadas en plástico, incluso en las tiendas naturistas.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.Toutes mes boissons sont emballées dans du plastique, même dans les magasins d'alimentation diététique.