Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Ezek általában tizenévesek, akik kint állnak az utcasarkon és drogot árulnak.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Jsou typicky teenageři, kteří postávají na rohu a prodávají drogy.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.그들은 대개 십대들입니다. 길 모퉁이에 서서 마약을 파는 아이들이죠.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Le plus souvent, ce sont des jeunes qui passent leur journée debout au coin des rues à vendre de la drogue.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.São os adolescentes, normalmente, que se encontravam ao virar da esquina, a vender droga.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Sie sind meist Jugendliche, die an der Straßenecke Drogen verkaufen.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar. Son derece tehlikeli bir iş.Típicamente son adolescentes parados en una esquina vendiendo las drogas, un trabajo en extremo peligroso.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Tipicamente, sono i ragazzini che stanno all'angolo delle strade, a vendere la droga.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.To nastolatki. Z narażeniem życia sprzedają towar na ulicy. To nastolatki.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Αυτοί είναι συνήθως οι έφηβοι που στέκονται στη γωνία του δρόμου και πουλούν τα ναρκωτικά.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Това са обикновено тинейджъри, които стоят на уличния ъгъл и продават наркотиците.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.Это тинэйджеры, обычно, которые стоят на углах, продают наркотики.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.אלה בדרך כלל נערים, שעומדים בפינת הרחוב ומוכרים את הסמים.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.هم المراهقين عادةً، يقفون في تقاطعات الشوارع، يبيعون المخدرات.
Bunlar gençler, tipik olarak caddelerde köşe başlarında uyuşturucu satanlar.街角でドラッグを売る-- 大変危険です
Bunu da, internette Arduino uyumlu parçalar satan yerlerden aldıklarınızı birleştirerek yapabilirsiniz.여러분들이 부르는 노래의 가사를 화면에 적을 수도 있는 장갑입니다. 다시 말하지만, 이건 아르뒤노와 호환이 되는 부품을 판매하는 모든 누리집들에서 찾을 수 있는 다양한 제품들로
Bunu da, internette Arduino uyumlu parçalar satan yerlerden aldıklarınızı birleştirerek yapabilirsiniz.וכותבת מילים שאתה שוב, זה מיוצר מכל מיני חלקים שונים שאפשר למצוא באתרים שמוכרים
Bunu da, internette Arduino uyumlu parçalar satan yerlerden aldıklarınızı birleştirerek yapabilirsiniz.これもまた Arduino互換パーツ 販売サイトで見つけられる 様々なパーツから 作り上げられています
Bunun sebebi, insanların iyi satan veya çevrenin kabul ettiği fikirleri devam ettirmeye meyilli olmaları.売れているとか身近であることを 重視して判断する傾向があるからだ
Bu teminatlı borç yükümlülüğünü inşa eden kişi ve bu senetleri diğer marketlere satan kişi...لذا الشخص الذي أنشأ التزام الدين المضمون بمجمله
Bu teminatlı borç yükümlülüğünü inşa eden kişi ve bu senetleri diğer marketlere satan kişi...市場でこれらの層に販売した人、
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Also sind Religionen das führende Beispiel für eine Institution, die für Bewusstseinsdinge kämpft.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Dus religies zijn de belangrijkste voorbeelden van een instelling die vecht voor de dingen van de geest.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.종교는 마음에 관련된 것들을 위해 투쟁하는 기관의 대표적인 예입니다.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Las religiones son el mejor ejemplo de institución que brega por las cosas de la mente.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Les religions sont donc le premier exemple d'une institution qui se bat pour les choses de l'esprit.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Maka agama-agama adalah teladan terdepan dari suatu institusi yang berjuang untuk kebutuhan-kebutuhan pikiran.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Portanto, as religiões são o principal exemplo de uma instituição que está a lutar pelas coisas da mente.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Prin urmare, religiile sunt exemplul edificator de instituţie care se luptă pentru aspectele minții.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Quindi le religioni sono il primo esempio di istituzioni che si battono per le cose della mente.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Religie są najlepszym przykładem instytucji walczącej o to, co związane z umysłem.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Religije so torej najodličnejši primer inštitucije, ki se bori za duhovne stvari.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Så religioner är det främsta exemplet på en institution som kämpar för sinnets frågor.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Så religioner er det fremmeste eksempel på en institution, som kæmper for de ting af sindet.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Takže církve jsou příkladem institucí, které bojují za duševní věci.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Takže náboženstvá sú výborným príkladom inštitúcie, ktorá bojuje za veci mysle.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Tehát a vallások a legkiválóbb példái az intézményeknek, melyek az elme ügyéért harcolnak.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Vậy nên tôn giáo là ví dụ trước nhất về một thể chế đấu tranh cho những vấn đề về tâm hồn.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Έτσι, οι θρησκείες είναι το βασικότερο παράδειγμα ενός οργάνου που μάχεται για τα ζητήματα του νου.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Отож, релігії є найкращим зразком інституту, який бореться за вплив на людські погляди.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Поэтому религии - это выдающийся пример института, фокусом которого являются наши души.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.Така че религиите са най-видният пример, как една институция се бори за духовните неща.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.הדתות אם כן הן הדוגמה המובהקת ביותר למוסדות הנלחמים למען דברים הקשורים בנפש.
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.اذا الاديان قبل كل شيئ هي مثال على مؤسسة تقاتل في سبيل اشياء متعلقه بالعقل
Bu yüzden, zihne ait şeyleri satan kuruluşlardan en önemlileri dinler.真っ先に挙げられるものです 宗教が教えようとしていることに同意しなくとも
Çeşitli türlerde yasal ‘kafa yapıcı madde’ satan, toplamda 68 AB-merkezli çevrimiçi dükkan belirlenmiştir.Bylo nalezeno celkem 68 on-line obchodů se sídlem v EU, které prodávaly různé typy „legálních opojení“.
Çeşitli türlerde yasal ‘kafa yapıcı madde’ satan, toplamda 68 AB-merkezli çevrimiçi dükkan belirlenmiştir.In totaal werden daarbij in de EU 68 onlinewinkels gevonden, die verschillende soorten „legal highs” verkopen.
Çeşitli türlerde yasal ‘kafa yapıcı madde’ satan, toplamda 68 AB-merkezli çevrimiçi dükkan belirlenmiştir.În total, au fost identificate 68 de magazine online din UE care vindeau diferite tipuri de „droguri legale”.
Çeşitli türlerde yasal ‘kafa yapıcı madde’ satan, toplamda 68 AB-merkezli çevrimiçi dükkan belirlenmiştir.Löydettiin kaikkiaan 68 EU:ssa sijaitsevaa verkkokauppaa, jotka myivät erilaisia ”laillisia psykotrooppeja”.
Çeşitli türlerde yasal ‘kafa yapıcı madde’ satan, toplamda 68 AB-merkezli çevrimiçi dükkan belirlenmiştir.Sammanlagt hittades 68 EU-baserade Internetbutiker som sålde olika typer av ”legal highs”.
Çeşitli türlerde yasal ‘kafa yapıcı madde’ satan, toplamda 68 AB-merkezli çevrimiçi dükkan belirlenmiştir.Znaleziono 68 sklepów internetowych ulokowanych w UE, które sprzedają różne rodzaje „legalnych dopalaczy”.
Çeşitli türlerde yasal ‘kafa yapıcı madde’ satan, toplamda 68 AB-merkezli çevrimiçi dükkan belirlenmiştir.Общо 68 онлайн магазина, базирани в ЕС, бяха идентифицирани като продаващи различни видове „законни дроги“.
Çok satan olacaktır.Ar face mari vânzări.
Çok satan olacaktır.Byl by to hit.
Çok satan olacaktır.Ce serait un succès.
Çok satan olacaktır.Das wäre ein Verkaufsschlager.
Çok satan olacaktır.Dobrze by się sprzedawała.
Çok satan olacaktır.Het zou goed verkopen.
Çok satan olacaktır.Itu akan menjadi penjualan yang besar.
Çok satan olacaktır.Jó üzlet lenne.