Ana içeriğe geç
Sözlük

sat ile cümle

sat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen satır aralarını okuyun.Please read between the lines.
Satır aralarını okumalısın.You must read between the lines.
İnsanların kişisel bilgilerini almak ve satmak önemli bir sorun oluyor.The buying and selling of peoples' personal information is becoming a big issue.
Eski televizyon seti 10 dolara satıldı.The old television set went for 10 dollars.
Mutluluğu satın alamayacağını söylemeye gerek yok.It goes without saying that you can't buy happiness.
Satırlar arasında bir boşluk bırak.Leave a space between the lines.
Satır aralarını okuyabilirsin.You can read between the lines.
Satır aralarını okumak her zaman kolay değildir.It is not always easy to read between the lines.
Satır aralarını okumaya çalışalım.Let's try to read between the lines.
Seyyar satıcı sırtında büyük bir paket taşıyordu.The peddler carried a big bundle on his back.
Tam satın alma bedelini geri ödeyip ödemeyeceğinizi bilmek istiyorum.I want to know if you will refund the full purchase price.
Sanırım muhtemelen Satın almadan biriyle görüşmen gerekiyor.I think you should probably see someone from Purchasing.
Yüksek vergi ve kötü satış şirketi iflas ettirdi.High tax and poor sales bankrupted the company.
Bu eşyaları çok yüksek bir fiyata satın aldı.You bought these articles at too high a price.
Onu satın almayı göze alamam.I can't afford to buy it.
Ben onu satın almayı göze alamam.I can't afford to buy that.
19. yüzyılda birçok Afrikalı Amerika'da köle olarak satıldı.In the nineteenth century, many Africans were sold as slaves in the United States.
Amerika'da tereyağı paund'la satılmaktadır.Butter is sold by the pound in the USA.
ABD'de ateşli silah satışı üzerine birkaç yasal sınırlama vardır.There are few legal constraints on the sale of firearms in the U.S.
Satışlar şimdi düşük.Sales are down now.
Bu ay satışlar iyi değil.Sales have been off this month.
Bugün toplam olarak on kitap satın aldım.Today, I bought ten books in all.
Bu ay satışlar düşük.Sales are down this month.
Satışlar bu yıl iki katına çıkmalıdır.Sales should double this year.
Bu gece satranç oynamaya ne dersin?How about playing chess tonight?
Bay Sato ile konuşabilir miyim?May I speak to Mr. Sato?
Bay Sato'yla konuşabilir miyim?May I speak to Mr. Sato?
Bay Sato bana seçim hakkında birçok soru sordu.Mr. Sato asked me many questions about the election.
Tokyo'ya gelmeden önce, Bay Sato memleketinde bir süpermarket çalıştırdı.Mr Sato ran a supermarket in his hometown before he came to Tokyo.
Bay Sato'yu sizinle tanıştırayım.Let me introduce Mr Sato to you.
Bayan Sato benim sınıfın sorumlusudur.Miss Sato is in charge of my class.
Biz şekeri paundla satarız.We sell sugar by the pound.
En zengin adam bile her şeyi satın alamaz.Even the richest man cannot buy everything.
Her şeyden önce benimle bir mağaza satışına gelmeni istiyorum.First off, I'd like you to come with me to a department store sale.
Eşim her gün gıdalar satın almak için köy pazarına gider.My wife goes to the village market to buy foods every day.
Yazarın gerçek niyetini bilmek için satır aralarını okumalısınız.You have to read between the lines to know the true intention of the author.
Dün malı görmeden satın aldım.I bought a pig in a poke yesterday.
Mary'nin dün satın aldığı bu etekti.It was this skirt that Mary bought yesterday.
Mary'nin dün satın aldığı neydi?What was it that Mary bought yesterday?
Dün yeni bir kişisel bilgisayar satın aldım.I bought a new personal computer yesterday.
Dün yeni bir PC satın aldım.I bought a new personal computer yesterday.
Şemsiyeler iyi satılır.Umbrellas sell well.
Bana ne zaman yeni bir araba satın alacağımı sordu.He asked me when I was going to buy a new car.
Paris'te satın aldığım bu dolma kalemdi.It was this fountain pen that I bought in Paris.
Mağazamızdan bu çizgi romanı satın alanlar çoğunlukla ortaokul öğrencileridir.Those who buy this comic book in our store are mostly junior high school students.
Komşularımız evlerini satmak zorunda kaldılar.Our neighbors were compelled to sell their houses.
Biz adamın evini satın aldık.We bought the man's house.
Satranç oynayarak iyi zaman geçirdik.We had a good time playing chess.
Dün gece satranç oynarken eğlendik.We enjoyed playing chess last night.
Seksen bin dolara yeni bir ev satın aldık.We purchased a new house for eighty thousand dollars.
Evi ona 300,000 dolara satmayı teklif ettik.We offered him the house for $300,000.
Biz toptan kırtasiye satın alırız.We buy stationery in bulk.
Gerçekten yeni bir araba satın almalıyız, değil mi?We really ought to buy a new car, oughtn't we?
Arabanı bana satar mısın?Will you sell your car to me?
Bir araba satın almaya gücüm yetmez.I cannot afford to buy a car.
Benim elmalarımı al, çocuk, ve onları şehirde sat.Take my apples, boy, and sell them in the city.
Erkek kardeşim, bir araba satın almak için yeterince zengindir.My brother is rich enough to buy a car.
Benim planım bir araba satın almak.My plan is to buy a car.
Ben bir parça bagaj satın aldım.I bought a piece of baggage.
30 dolara bir kamera satın aldım.I bought a camera for 30 dollars.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod