Ana içeriğe geç
Sözlük

sat ile cümle

sat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben sana bir dilim pizza satın almama izin vereceğini umuyordum.I was hoping you'd let me buy you a slice of pizza.
Ne satarsan sat ilgilenmiyorum.Whatever you're selling, I'm not interested.
Onu bir saniye için satın almıyorum.I'm not buying it for a second.
Üç beden bir şey satın almak istiyorum.I'd like to buy something in a size three.
Ben bir satış yaptığımızı düşünüyorum.I think we made a sale.
Ben satrancın gerçekten senin oyunun olmadığını biliyorum.I know chess isn't really your game.
Tom kesinlikle rüşvetle satın alınmış.Tom was definitely bought off.
Kimse birine bir içki satın almıyor.No one's buying anyone a drink.
Sana bir içecek satın almalıyım.I should buy you a drink.
Oradaki o dükkanda saatimi satın alıyorum.I'm buying my watch in that shop there.
Senin bir hokey takımı satın aldığını duydum.I heard that you bought a hockey team.
Biz sığırlar satın aldık ve onları kestik.We buy the cattle and slaughter them.
Bunu, ona satabilirim.I can sell it to him.
Tom bir satış elemanı olarak bir iş için başvurdu.Tom applied for a job as a salesman.
Tom bir kullanılmış araba satıcısı olarak işini kaybetti.Tom lost his job as a used car salesman.
Tom, üzerine bir ev inşa etmek için bir arazi satın aldı.Tom bought some land to build a house on.
Tom çekinmeden arabasını sattı.Tom sold his car without hesitation.
Tom kendine bir araba satın alamaz.Tom can't buy himself a car.
Tom yazıcısı için üç paket mürekkep satın aldı.Tom bought three packages of ink for his printer.
Plan yarım milyon dolar değerinde hisseler satın almak.The plan is to buy half a million dollars worth of shares.
Tom on üç dolara kanından yarım litre sattı.Tom sold a pint of his blood for thirteen dollars.
Daha fazla ürün satmanız gerekir.You need to sell more product.
Tom bizi satmış olmalı.Tom must've sold us out.
Acele ederseniz, satın almanız için hâlâ bazı seçim ögeleri kalmış olabilir.If you hurry, there still might be some choice items left for you to buy.
Bir ev satın alarak ne yapıyorsun?What are you doing buying a house?
O kadar pahalı bir ev satın alarak ne yapıyorsunuz?What are you doing buying a house that expensive?
Devamlı hayâlini kurduğun evi satın alabilseydin, ne olurdu?What if you were able to buy the house you've always dreamed of?
Eh, Tom, bana bir içki satın almak ister misin?Well, Tom, would you like to buy me a drink?
Herkese bir içki satın almamıza ne dersiniz?What do you say we buy everyone a drink?
Yasadışı silah satışı ile ilgili ne biliyorsunuz?What do you know about illegal weapon sales?
Satır aralarını okuyabilir misin?Can you read between the lines?
Sen Tom'a bir hediye satın aldın, değil mi?You bought Tom a gift, right?
Arabam satılık değil.My car isn't for sale.
Tom gerçekten evini satmak istemedi.Tom never really wanted to sell his house.
Birine bir şey satabilirim.I can sell anybody anything.
Sanırım geçen hafta baktığımız o evi satın alacağız.I think we'll buy that house we were looking at last week.
Tom'a okulda sık sık sataşıldı.Tom was often teased in school.
Çiftliğini sattığını duydum.I heard you sold your farm.
Tom arabasını satmak istedi.Tom wants to sell his car.
Geçen yıl evimi satmalıydım.I should've sold my house last year.
Tom tablolarından herhangi birini satmak istemiyordu.Tom didn't want to sell any of his paintings.
Bundan daha iyi bir satranç oyuncusu olduğunu düşündüm.I thought you were a better chess player than this.
Satrançta oldukça iyi olduğunu duydum.I heard you're pretty good at chess.
Tom Mary'nin onu satrançta yenemeyeceğini düşündü.Tom thought that Mary wouldn't be able to beat him at chess.
Her zaman Tom'u satrançta yenebildim.I've always been able to beat Tom at chess.
Tom satranç oynamak istedi.Tom wanted to play chess.
Aşk satın alınamaz.Love can't be bought.
Tom şu anda Mary ile satranç oynuyor olabilir.Tom might be playing chess with Mary right now.
Şarap satıyor musun?Do you sell wine?
Başka bir şey satın alacak mısın?Are you going to buy anything else?
Bir şey satın aldın mı?Did you buy anything?
Arabanı kime satıyorsun?Who are you selling your car to?
Neden Tom satrançta çok iyi?Why is Tom so good at chess?
Tom neden onu satın aldı?Why did Tom buy that?
Hangi kitapları satın aldın?What books did you buy?
Gümrüksüz satış mağazası nerede?Where is the duty-free shop?
O, bilgisayarı satın alıyor.He is buying the computer.
Mağazamız, geniş bir skalada modaya uygun elbise satmaktadır.Our store sells a wide range of fashionable clothes.
Bu mağaza, hem kadın hem de erkek için elbise ve ayakkabı satmaktadır.This store sells clothes and shoes for both men and women.
Yeni ürünün satışları beklentileri aştı.The new product's sales exceeded expectations.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod