sat ile cümle

sat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sen yeni bir ev satın aldın.You bought a new house.
Bir hayli mücevher satın aldın.You bought a lot of jewels.
Sen onu satın alan tek kişisin.You're the only one who bought it.
Hiç bir araba sattın mı?Have you ever sold a car?
Ben şekerleme ve kurabiyeler satın alıyorum.I am buying candy and cookies.
Taninna'ya evini satmasını tavsiye ettiğin doğru mu?Is it true you advised Taninna to sell her house?
Londra'da bir ev satın aldığın doğru mu?Is it true that you bought a house in London?
O, satış bölümünün müdürüdür.He is the head of the sales department.
Sana nasıl satacağını öğretebilirim.I can teach you how to sell.
Evimi satmak zorundayım.I have to sell my house.
En son ne zaman bir araba sattın?When was the last time you sold a car?
Annem bana bir oyuncak satın alıyor.Mummy is buying me a toy.
Geçen cumartesi bir laptop satın aldım.Last Saturday I bought a laptop.
Geçen cumartesi bir dizüstü bilgisayar satın aldım.Last Saturday I bought a laptop.
O, evleri nasıl satacağını biliyor.He knows how to sell houses.
Satranç severim.I like chess.
Almanya'da bir ev satın aldın mı?Did you buy a house in Germany?
Eski bir araba satın aldığını söyledi.He said that he bought an old car.
Alman enerji reformu satın alınamaz.The German energy reform is unaffordable.
Floransa müzeleri için bir rehber kitap satın aldım.I bought a guidebook for the museums of Florence.
Bu metnin her satırını çevir.Translate every line of this text.
Onlar kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açıyorlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Kendilerine ödeme yapmadan MP3 Çalar satan şirketlere dava açarlar.They sue companies that sell MP3 players without paying them.
Hiç kimse benim ülkemde bir ev satın almak istemiyor.Nobody wants to buy a house in my country.
Hiç kimse ülkemde bir ev satın almak istemedi.Nobody wanted to buy a house in my country.
Kimse ülkemden arazi satın almak istemedi.Nobody wanted to buy land in my country.
Tom, sahte bir saat satın aldı.Tom bought a counterfeit watch.
Para hayatı satın alamaz.Money can't buy life.
Nereden zarf satın alabilirim?Where can I buy envelopes?
Neden şimdi yeni bir tane satın almıyorsun?Why don't you just buy a new one?
Bütün bu ürünleri satın alacağım.I'll buy all these items.
Romanya'da küçük bir ev satın almak istedi.He wanted to buy a small house in Romania.
O, Fas'taki tüm mülkünü sattı.He sold all his property in Morocco.
O bu kamyonu Polonya'dan satın aldı.He bought this truck from Poland.
O, Fransa'da araba satıyor.He sells cars in France.
Sen bize balık sat.You sell us fish.
Bize gazete satar.He sells us paper.
O bize giysiler satar.She sells us dresses.
Onlar bize bakır satmaktadır.They sell us copper.
Bu paragrafta kaç satır vardır?How many lines are there in this paragraph?
Ruhunu şeytana sattın ve karşılığında bir şey almadın. Neyin var senin!?You sold your soul to the devil and didn't get anything in return? What's wrong with you!?
John geçen hafta kullanılmış bir araba satın aldı.It was last week that John bought a second-hand car.
Bilgisayarlar satranç oynamada bize daha iyidir.Computers are better than us at playing chess.
Henry Ford ne sattı?What did Henry Ford sell?
Tom yeni bir pikap satın aldı.Tom bought a new pickup.
Tom yeni bir kamyonet satın aldı.Tom bought a new pick-up.
Tom'un arabasını satmak için acelesi yok.Tom is in no hurry to sell his car.
Arabamı sana satmıyorum.I'm not selling you my car.
Satın alıyorum.I'm buying.
Tom satın alıyor.Tom is buying.
O evi ondan satın almak istemiyorum.I don't want to buy that house from him.
"Tom bu tabloyu satın alacak." "Nasıl emin olabiliyorsun?""Tom will buy that painting." "How can you be sure?"
"Sadece ne satın aldığıma bak." "Bu ne?""Look what I just bought." "What is it?"
"Bende satılık çok şey var." "Ne tür şeyler?""I have many things for sale." "What kind of things?"
Genç insanlara yönelik kitaplar iyi satacaktır.Books intended for young people will sell well.
Tom'a sattığı arabayla ilgilenmediğimi söyle.Tell Tom I'm not interested in the car he's trying to sell.
Kendini ağırdan satmayı bırak.Stop playing hard to get.
Zengin olsaydım onu satın alırdım.If I were rich, I would buy it.
Böyle değerli bir saati satın almak için yeterli paran var mı?Do you really have enough money to buy such a valuable watch?
Tom o zaman evini satmamakla akıllılık etti.Tom was smart not to sell his house at that time.

İlgili Sayfalar