Ana içeriğe geç
Sözlük

sat ile cümle

sat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yumurtaları satın almayı unuttun mu?Did you forget to buy eggs?
Tom birkaç kitap satın almak istiyor.Tom wants to buy some books.
Tom onu satın almak istedi.Tom wanted to buy it.
Geçen yıl şirket özel yatırımcılara satıldı.Last year, the company was sold to private investors.
Ben bir mağazadan bir dergi satın aldım.I bought a magazine in a store.
Ben bir ev satın alma fikrinden vazgeçtim.I gave up on the idea of buying a house.
Tom arabayı satın almak için kararını verdi.Tom made up his mind to buy the car.
Tom neredeyse satrançta hiç kaybetmez.Tom hardly ever loses at chess.
Turistler sık sık bu dükkandan hediyelik eşya satın aldılar.Tourists often bought souvenirs in this shop.
Turistler çoğunlukla bu dükkandan hediyelik eşya satın aldılar.Tourists often bought souvenirs in this shop.
O viski satıyor.He sells whisky.
O, o dükkânda ne satın aldı?What did she buy at that store?
Bir ev satın alma fikrinden vazgeçtim.I've given up on the idea of buying a house.
Burası her şeyi sattığımız mağaza.Here in the store we sell anything.
Çocuk bir kitap satın aldı.The boy bought a book.
O sebze ve biraz meyve satın aldı.He bought vegetables and some fruit.
Erkek ve kadın şapkaları satılıktır.Men's and women's hats for sale.
Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.The salesgirl couldn't open the cash register.
Bu oyuncak bebeği satın almak istiyorum.I want to buy this toy doll.
Geri dönüştürülmüş kağıttan yapılmış tuvalet kağıdı satın aldık.We buy toilet paper made from recycled paper.
Araba satın almak için yeterli parası yoktu.He doesn't have enough money to buy a car.
Geçen gün ben bir kamera satın aldım.The other day, I bought a camera.
Çiçekleri satın aldım çünkü bu akşam büyükannemi ziyaret edeceğim.I buy the flowers because I will pay visit to my grandmother this evening.
Gazeteye evimin satılık olduğunu söyleyen bir reklam koydum.I put an advertisement in the newspaper saying my house was for sale.
Bu tabloyu satın alma; sahte.Don't buy this painting; it's a fake.
Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
Bu bilgisayar satın almak istiyorum ama o bir servete mal olur!I'd like to buy this computer, but it costs a fortune!
Ev kolayca satıldı.The house has been easily sold.
O bana bunu annesi için satın aldığını söyledi.She told me her mum bought it for her.
Kaç kilo et satın aldın?How many kilos of meat did you buy?
Bay Sato diye biri sizi görmek için bekliyor.A Mr. Sato is waiting to see you.
Annem geldiğinde, bana kitap satın almak için biraz para verecek.When my mother arrives, she will give me some money to buy the books.
Sen dışarıdayken Sato isimli biri seni ziyarete geldi.A person named Sato came to visit while you were out.
Siz dışarıdayken Bay Sato diye biri ziyaret etmek için geldi.A Mr. Sato came to visit while you were out.
Bay Sato adında biri sen dışarıdayken seni görmeye geldi.A Mr. Sato came to see you while you were out.
Ne kadar pahalı olursa olsun o eski saati satın alacağım.I'll buy that old clock no matter how expensive it is.
Bu kitabı nereden satın aldınız?Where did you buy this book?
Biraz talaş satın almak zorundayım.I have to buy some swarfs.
Ben ruhumu satmam.I will not sell my soul.
Ruhumu satmayacağım.I won't sell my soul.
Onlar satranç oynuyor.They're playing chess.
Ben bunu Amerika Birleşik Devletleri'ndeyken satın aldım.I bought this when I was in the United States.
Nihayet oyuncağı satın aldım.I finally bought the toy.
Ayının kürkünü onu avlamadan önce satma.Don't sell the bear's fur before hunting it.
Tom bir süredir bana bir satır bile yazmadı.Tom hasn't written a line to me for a while.
Ona evinizi satacak mısınız?Are you going to sell him your house?
Şu ev satılıktır.That house is for sale.
Mutluluğu satın alamazsın.You can't buy happiness.
Satır aralarını okumak zorundasın.You have to read between the lines.
Satranca gelince, Ben sadece kuralları biliyorum.As for chess, I just know the rules.
Onlar onu satmaz.They don't sell it.
O, satranç turnuvasında birincilik ödülü aldı.He won the first prize at the chess tournament.
Onun üzerinde bir ev inşa etme planıyla bir arazi satın aldı.He bought the land with the plan to build a house on it.
Sanırım yeni bir araba satın alacağım.I think I'll buy a new car.
Kitabı satmak istemedi.She didn't want to sell the book.
Para her şeyi satın alamaz.Money can't buy everything.
Biz uçaklarımız vardı ama onları satmak zorunda kaldık.We used to have airplanes, but we had to sell them.
Nerede kitaplar satın alabilirsin?Where can you buy books?
Ben bir VW otobüs satın aldım.I bought a VW bus.
Ken'in dükkanındaki kocaman içi doldurulmuş ayıyı almak istedim ama satılık değildi.I wanted to buy the huge stuffed bear at Ken's store, but it was not for sale.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sat ile cümle - Sayfa 18 - sat kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App