Ana içeriğe geç
Sözlük

sat ile cümle

sat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Koltukların hepsi satıldı.The seats are all sold out.
Marketler ve süpermarketler, 2009'dan beri ilaç satabiliyorlar.Convenience stores and supermarkets can sell medicine since 2009.
Sözlük mü satın alacaksınız?Are you going to buy a dictionary?
Marjane Satrapi'nin annesi Tadji'dir.Marjane Satrapi's mother is Tadji.
Marjane Satrapi'nin babası Ebi'dir.Marjane Satrapi's father is Ebi.
Ebi Marjane Satrapi'nin babasıdır.Marjane Satrapi's father is Ebi.
Bazı çıkartmalar satın almak istiyorum.I'd like to buy some stickers.
Umutsuz kanser hastaları için mucize tedavisini kapı kapı dolaşarak sattı.He peddled his "miracle cure" to desperate cancer patients.
Biz onu yurt dışından satın almak zorundayız.We have to buy it from abroad.
Kırk katır kırk satır.Between a rock and a hard place.
Kırk satırla kırk katır arasında.Between Scylla and Charybdis.
Eski arabamı 100 dolara sattım.I sold my old car for one hundred dollars.
Onlar süpermarkette sebze satın alır.They buy vegetables at the supermarket.
Karım yeni bir çocuk arabası satın aldı.My wife bought a new pram.
Her şey parayla satın alınamaz.Not everything can be bought with money.
Bu gitar çok pahalı, onu satın alamam.This guitar is so expensive that I can't buy it.
Bunlardan birini satın almalıyım.I must buy one of these.
Çinli insanlar başka bir tür satranç oynarlar.People from China play another kind of chess.
Yarın bu kitabı satın almayı unutmamak zorundayım.I have to remember to buy this book tomorrow.
Reklam ürünleri havadan satar.Advertising sells products over the air.
Tom şirketindeki en yüksek satış için ödül aldı.Tom got an award for the highest sales at his company.
Onlar satranç kulübüne üyedir.They belong to the chess club.
Onlar bir araba satın aldı.They bought a car.
Aile bir ev satın almak istiyor.The family wants to buy a house.
Mary bir elbise satın almak istiyor.Mary wants to buy a dress.
Şimdi satın alabilir ve daha sonra krediyle ödeme yapabilirsiniz.You can buy now and pay later with credit.
Onlar yeni bir araba satın almayı ertelediler.They delayed buying a new car.
Bir ev satın aldığın zaman belgeleri dikkatli oku.When you buy a house, read the documents carefully.
Onların satışları artıyor.Their sales are growing.
Tom bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.Tom took out a loan in order to buy a car.
Mortgage insanların ev satın almak için kullanabileceği bir borç türüdür.A mortgage is a kind of loan that people can use to buy a house.
Açık hava pazarları yerel çiftliklerde yetiştirilen gıdaları satar.Open-air markets sell food grown on local farms.
Açık hava marketinde taze ürün satılmaktadır.Fresh produce is sold at an open-air market.
Mary yeni perdeleri için saten malzeme alacak.Mary will buy satin material for her new drapes.
Kasap etin çeşitli kesimlerini satar.The butcher shop sells assorted cuts of meat.
Küçük bir çocuğa sigara satmak yasal değil.It is illegal to sell cigarettes to a minor.
Paranın ona mutluluk satın alacağına inanıyor musun?Do you think money will buy her happiness?
Polis bazı uyuşturucu satıcılarına karşı saldırı düzenledi.The police conducted an offensive against some drug dealers.
Birçok uydular Satürn'ün etrafında dönmektedir.Many moons orbit around Saturn.
Çift, bir ev satın almak istiyor.The couple wants to purchase a home.
Satranç oynama bir miktar yetenek gerektirir.Playing chess requires a certain amount of skill.
Askeri sırları ülkenin düşmanlarına satmak vatan hainliğidir.It is an act of treason to sell military secrets to your country's enemies.
Yatırım firması, değersiz hisse senedi satın alarak müşterilerini aldattı.The investment firm tricked customers into buying worthless stock.
Ben az önce bu MP3 çaların en son sürümünü satın aldım.I just bought the latest version of this MP3 player.
Noel'in gerçek hediyeleri sevgi ve barıştır. Onları bir mağazadan satın alamazsınız.The true gifts of Christmas are love and peace. You cannot buy them in a store.
Yarın bir cep telefonu satın alacağım.I'm going to buy a mobile phone tomorrow!
Biz onun doğum günü için ona ne satın alalım?What shall we buy him for his birthday?
Nereden bir mayo satın alabilirim?Where can I buy a bathing suit?
Şehrin bir haritasını nereden satın alabilirim?Where can I buy a map of the city?
Nerede bir diş fırçası satın alabilirim?Where can I buy a toothbrush?
O elbiseyi nereden satın aldın?Where did you buy that dress?
Nereden bir program satın alabilirim?Where can I buy a program?
Neden çiçekler satın aldınız?Why did you buy flowers?
Onu satın almadan önce arabayı denemek ister misiniz?Would you like to try the car before buying it?
Ben MP3 çalar satın aldım.I bought the MP3 player.
Her sabah gazete bayinde bir gazete satın alıyorum.Every morning I buy a newspaper at a newsstand.
Ben kullanılmış bir araba satın alma gücüne sahip değilim.I cannot afford buying a used car.
Kullanılmış bir araba satın alamam.I cannot afford buying a used car.
Ne satın almak istiyorsun?What do you want to buy?
Yarın sabah, onlar Şakira'nın konseri için biletler satıyor.Tomorrow morning, they're selling tickets for the Shakira concert.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod