"Katrina'dan önce FEMA, eğitimli satınalma uzmanı eksikliğinden dolayı sıkıntı çekmiştir.""Before Katrina, FEMA suffered from a lack of sufficiently trained procurement professionals."
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.In other words, at point of purchase, we might be able to make a compassionate choice.
Satınalma makbuzlarını istediğimi söyle ona.Tell him I want invoices
Yatırım ve satınalmalarInvestment and acquisitions
Bu para geri iadesiz, sadece satınalma yöntemi ile kullanılabilir.Die Renovierung kann sie nur durch unlautere Methoden finanzieren.
Gerekli satınalma işlemlerini gerçekleştir.Utilizar vendas adecuadas.
Sistem tedariği için satınalma ve gerekiyorsa uyarlama, ya da kiralama yollarına gidilmektedir.Venderán o empeñaran lo poco que tienen, pedirán prestado e incluso robarán.
Proje satınalma planını yap.وضع خطة تسويقية.
Satınalma değeri konusunda ise açıklama yapılmadı.لم يتم الإعلان عن زمن بيعها.
Satınalma değeri konusunda ise açıklama yapılmadı.Nie ujawniono wartości dokonanej sprzedaży.
Satınalma işlemlerini bitir. ^ SkillSoft.11) виключати; робити виняток.
Proje satınalma planını yap.Návrh systému řízení nákupu.
Satınalma işlemlerini bitir. ^ SkillSoft.Dávejte věci do správných proporcí. Zobecnění.
Satınalma değeri konusunda ise açıklama yapılmadı.Όμως, και η τιμή πώλησης δείχνει να μην βοήθησε.
Satınalma işlemlerini bitir.«Nå dine salgsmål!
Ancak sözleşmesinde satınalma opsiyonu bulunmaktadır.Salgspantavtale må inngås i forbindelse med salget.
Bu listedeki GSYİH dolar tahminleri satınalma gücü paritesi (SAGP) hesaplamalarından elde edilmiştir.簿記では未収収益の貸方は収益が記載される。
Satınalma işlemlerini bitir.販売終了予定。
Satınalma değeri konusunda ise açıklama yapılmadı.כשזו לא ענתה עוד על הצרכים נמכרה.
Gerekli satınalma işlemlerini gerçekleştir.Panna edasimüüjad aktiivselt pakkuma.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Autrement dit, au moment d'acheter, nous pourrions faire un choix empreint de compassion.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Cu alte cuvinte, in momentul achizitiei, putem sa facem o alegere bazata pe compasiune.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Dengan kata lain, pada saat pembelian, kita mungkin dapat membuat sebuah pilihan yang berbelas-kasih.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.En otras palabras, al momento de comprar, quizás podamos hacer una elección compasiva.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.In altre parole, al momento dell'acquisto, potremmo essere in grado di fare una scelta compassionevole.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Innymi słowy, być może w momencie kupowania będziemy w stanie dokonać odpowiedzialnego wyboru.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Jinými slovy, ve chvíli nákupu, možná budeme schopni učinit soucitnou volbu.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.다른 말로 하면, 구매자의 관점에서, 우리는 좀 더 동정심에 기반한 선택을 할 수 있다는 것이지요.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Más szavakkal, a vásárlás helyén képesek lehetünk együttérző döntést hozni!
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Med andra ord, när vi köper något, skulle vi kunna göra ett medkännande val.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Med andre ord, på købstidspunktet, kunne vi være i stand til at tage det medfølende valg.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Mit anderen Worten könnten wir zum Zeitpunkt des Kaufs eine aus Mitgefühl motivierte Wahl treffen.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Nói cách khác, ngay lúc mua hàng, ta đã có thể có một lựa chọn hợp lí.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Oftewel: bij de aankoop zouden we een keuze kunnen maken vanuit medeleven.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Ou seja, em qualquer ponto de venda, é possível fazer uma escolha com base na compaixão.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Другими словами, в момент покупки у нас будет возможность проявить сострадание.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.Іншими словами, у точці покупки ми можемо робити доброчинний вибір.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.С други думи - при покупка може да сме в състояние да правим състрадателен избор.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.במלים אחרות, בנקודת הרכישה, נוכל לבחור מתוך חמלה.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.بمعنى آخر. عند الشراء يمكننا أن نقوم باختيار متعاطف.
Diğer bir deyişle, satınalma noktasında şefkatli kararımızı verebilecek durumda oluruz.思いやりのある選択をすることができるということです 情報科学でよく知られた言葉があります
-Gene ortadan kayboldu, ama öğreneceğim. Satınalma makbuzlarını istediğimi söyle ona.Skicka in honom med en bunt fakturor.
Satınalma makbuzlarını istediğimi söyle ona.Ich will die Lieferscheine, wenn er wiederkommt!
Satınalma makbuzlarını istediğimi söyle ona.Poi mandalo da me, con quei bollettari.
Satınalma makbuzlarını istediğimi söyle ona.Powiedz mu że chcę mieć faktury.
Satınalma makbuzlarını istediğimi söyle ona.Quiero que me dé recibos.
Satınalma makbuzlarını istediğimi söyle ona.Řekni mu, že chci ty faktury.
Satınalma makbuzlarını istediğimi söyle ona.Μόλις έρθει, στείλ'τον με τα τιμολόγια.