satın ile cümle

satın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un bizim için bilet satın almasını isteyeceğim.I'll ask Tom to buy tickets for us.
O, deniz kenarında bir villa satın alma peşindedir.He is bent on buying a seaside villa.
O, deniz kenarında bir villa satın almakta ısrar ediyor.He insists on buying a seaside villa.
Babam benim için bir kitap satın aldı.Dad bought a book for me.
Babam bana bir kitap satın aldı.Dad bought me a book.
Ben o güneş gözlüklerini Hollanda'dan satın aldım.I have bought those sun glasses in the Netherlands.
Yarın bir uçak bileti satın almak istiyorum.I want to buy a plane ticket tomorrow.
Mary'ye çiçek satın almayı unuttum.I forgot to buy Mary flowers.
Ekmek satın almayı unutma!Don't forget to buy bread!
Tom genellikle giysileri internet üzerinden satın alır.Tom often buys clothes online.
Onlar ekmek satın aldılar.They buy bread.
Ekmek satın alırsın.You buy bread.
Ekmek satın alıyorum.I'm buying bread.
Ekmek satın alırız.We buy bread.
Ben ucuz şeyler satın alacak kadar zengin değilim.I'm not rich enough to buy cheap stuff.
Biz önümüzdeki hafta yeni bir araba satın alacağız.We'll buy a new car next week.
Onlar arabalar ve takılar satın aldılar.They bought cars and jewelry.
Ben bu evi satın almamanı tavsiye ettim.I advised you not to buy this house.
Üreticiden kil tuğlalar satın alınabilir.Clay bricks can be bought from the manufacturer.
Öldüğünden uzun süre önce kendisi için bir kefen satın aldı.She bought a shroud for herself long before she died.
Bir doğum günü pastası satın almayı unuttum.I forgot to buy a birthday cake.
Onun için biraz çikolata satın aldım.He bought some chocolate for her.
Tom bir tekne satın alacak gibi görünüyor.Tom is looking to buy a boat.
Şimdi bir araba satın alabileceğimi sanmıyorum.I don't think I can afford to buy a car now.
Dünyadaki bütün para beni satın almak için yeterli değil.All the money in the world isn't enough to buy me.
Tom kullanılmış bir araba satın aldı.Tom bought a used car.
Ben iki tane kitap satın almıyorum, sadece bir.I'm not buying two books, just one.
O, yeni eldivenler satın aldı.He bought new gloves.
O, yeni eldiven satın aldı.She bought new gloves.
İstediğin türde ev satın almak size bir servete mal olacak.It'll cost you a fortune to buy the kind of house you want.
Onun bir ev satın alması gerekir.He should buy a house.
Onu satın alamazsın.You can't buy that.
Bunu satın alamazsınız.You can't buy this.
Onu şimdi satın alamazsınız.You can't buy that now.
O kitabı satın almayın.Don't buy that book.
Tom'un, istediği her şeyi satın almak için yeterli parası var.Tom has enough money to buy everything he wants.
Tom'un, ihtiyaç duyduğu her şeyi satın alacak kadar parası var.Tom has enough money to buy everything he needs.
Senin için bir hediye satın almayı unuttum.I forgot to buy a gift for you.
Tom biraz muz satın alıyor.Tom is buying some bananas.
Köpeğim için bir pire ilacı satın almam gerekir.I need to buy some flea medicine for my dog.
Tom kendine bir kazak satın aldı.Tom bought himself a sweater.
Tom kızı için bir armağan satın aldı.Tom bought a gift for his daughter.
Tom biraz pirinç satın aldı.Tom bought some rice.
Onu Tom'dan satın aldım.I bought that off Tom.
Tom muz satın alıyor.Tom is buying bananas.
Niçin bu kadar çok satın aldın?Why did you buy so much?
Tom bir kasa bira satın almamı istedi.Tom asked me to buy a case of beer.
Tom bir düzine yumurta satın aldı.Tom bought a dozen eggs.
Tom ona bir midilli satın almamı istiyor.Tom wants me to buy him a pony.
Tom ne satın almak istedi?What did Tom want to buy?
Tom, Mary için satın aldığım elbisenin çok büyük olduğunu düşünüyor.Tom thinks the dress I bought for Mary is too big.
Starbucks kahve satın almak için en iyi yerdir.Starbucks is the best place to buy coffee.
Baban onu satın olmayacak.Your father will not buy it.
Tom'un birkaç yeni gömlek satın alması gerekiyor.Tom needs to buy some new shirts.
Tom onun gazetesinden hisse satın almamı istedi.Tom wanted me to buy shares from his newspaper.
Erkek kardeşim bana küçük bir oyuncak satın aldı.My brother bought me a small toy.
Kız kardeşim bana kırmızı bir kurdele satın aldı.My sister bought me a red ribbon.
Bunu satın alınabilir yapmak istiyoruz.We want to make it affordable.
Onun bir havlu satın alması gerek.He needs to buy a towel.
Bir şey satın almamıza gerek yoktu.We didn't need to buy anything.
İlgili Sayfalar