satın ile cümle

satın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sen onu ondan ne zaman satın aldın?When did you buy that from her?
Bunu onlardan satın aldım.I bought it from them.
Bunu ondan satın aldım.I bought it from him.
Bizden ne satın aldın?What did you buy from us?
Onlardan ne satın aldın?What did you buy from them?
Benden ne satın aldın?What did you buy from me?
Ondan ne satın aldın?What did you buy from him?
Bunları onlar için satın aldım.I bought these for them.
Onun için bir hediye satın alacağım.I'll buy a gift for him.
Onun için bir hediye satın almak istiyorum.I want to buy a gift for him.
Bu kitapları onlar için satın aldık.We bought those books for them.
O kitabı senin için satın aldım.I bought that book for you.
O kitabı onlar için satın aldım.I bought that book for them.
O kitabı onun için satın aldım.I bought that book for him.
Bu kitabı onun için satın aldım.I bought that book for her.
Onlar için bir şey satın aldın mı?Did you buy anything for them?
Benim için bir şey satın aldın mı?Did you buy anything for me?
Onun için bir şey satın aldın mı?Did you buy anything for him?
Ona bir köpek satın aldın mı?Did you buy her a dog?
Ona bir hediye satın alman gerekir.You need to buy her a present.
Ona bir hediye satın almamız gerekir.We need to buy her a present.
Ona hiçbir şey satın almayın.Don't buy her anything.
Ona yeni bir tane satın alacağım.I'll buy her a new one.
Ona bir içki satın alacağım.I'll buy her a drink.
Ona bir bira satın alacağım.I'll buy her a beer.
Belki ona yeni bir tane satın alabiliriz.Maybe we can buy her a new one.
Tom Mary'nin istediği şeyi satın almayı göze alamadı.Tom couldn't afford to buy what Mary wanted.
Oyuncak bebeklerden bazıları satın almak için çok pahalı.Some of the toy dolls are too expensive to buy.
Tom nişanlısı Mary için bir kolye satın aldı.Tom has bought a necklace for his fiancée, Mary.
Dan, Linda'ya güzel küçük bir hediye satın aldı.Dan bought Linda a nice little present.
Sen ekmek satın almadın.You didn't buy bread.
Yeni bir şemsiye satın alacağım.I will buy a new umbrella.
Yeni bir şemsiye satın almayı planlıyorum.I plan on buying a new umbrella.
Bu oda için yeni bir halı satın almak zorundayız.We have to buy a new rug for this room.
Tom, Mary'yi satın almak istediği kravat hakkında ne düşündüğü sormak için aradı.Tom called Mary over to ask her what she thought of the tie he was thinking of buying.
Dan bir bilet bile satın almadı.Dan didn't even buy a ticket.
Dan, Nevada'da bir dönüm arazi satın aldı.Dan bought an acre of land in Nevada.
Tom geçen hafta bir araba satın aldı.Tom bought a car last week.
Tom Mary'nin satmaya çalıştığı arabayı satın aldı.Tom decided to buy the car Mary was trying to sell.
Tom kendine bir mikroskop satın aldı.Tom bought himself a microscope.
Tom'un pahalı bir araba satın aldığını duydum.I've heard that Tom bought an expensive car.
Tom pahalı bir araba satın aldı.Tom bought an expensive car.
Başka ne satın aldın?What else did you buy?
Tom bana bu kitabı satın aldı.Tom bought me this book.
O biraz pirinç satın aldı.He bought some rice.
Tom Boston'da bir ev satın almak istiyor.Tom would like to buy a house in Boston.
Tom bir ev satın almak istiyor.Tom would like to buy a house.
Yeni bir güneş şemsiyesi satın almayı düşünüyorum.I am thinking about buying a new parasol.
Tom ihtiyacı olan her şeyi satın almak için yeterli parasını olmadığını biliyor.Tom knows he doesn't have enough money to buy everything he needs.
İhtiyacın olan her şeyi satın almak için sana yeterli parayı verdiğimi umuyorum.I hope that I gave you enough money to buy everything you needed.
Para arkadaşlar satın alamaz.Money can't buy friends.
Bugün bir kitap satın aldım.Today, I bought a book.
Tom Mary'ye pahalı bir hediye satın almak istedi.Tom wanted to buy Mary an expensive gift.
Henüz bir şey satın almak istemiyorum.I don't want to buy anything yet.
Onu ne kadara satın aldın?How much did you buy that for?
Tom o tabloyu satın almamız için bizi ikna etti.Tom convinced us to buy that painting.
Bu onların satın aldığı evdir.This is the house they bought.
Satın aldıklarımdan çok memnunum.I'm very happy with my purchase.
O bir gazete satın aldı.She bought a newspaper.
Bir şişe daha şarap satın almalıydık.We should have bought another bottle of wine.
İlgili Sayfalar