satın ile cümle
satın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir şey satın alacak mısın?Will you buy something?
Bunu nereden satın alabiliriz?Where can we buy it?
Üzgünüm ama bana biraz ekmek satın alabilir misiniz?I'm sorry, but could you buy me some bread?
Tom ikinci el bir Toyota satın aldı.Tom bought a used Toyota.
Şehre bir kılavuz nereden satın alabilirim.Where can I buy a guide to the city?
Bir bira satın alacağım.I am going to buy a beer.
Bir araba satın almak için bankadan kredi aldın, değil mi?You took out a loan in order to buy a car, didn't you?
Bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.She took out a loan in order to buy a car.
Mary araba satın almak için bankadan kredi aldı.Mary took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi çektik.We took out a loan in order to buy a car.
Bir araba satın almak için bankadan kredi çektiler.They took out a loan in order to buy a car.
Tom gümrüksüz mallar mağazasından bir şişe votka ve birkaç parfüm satın aldı.Tom bought a bottle of vodka and some perfume at the duty-free shop.
Dün domuz satın aldım.I bought the pig yesterday.
O, mağazadan bir şey satın almadı.She didn't buy anything from the store.
Tom'un gerçekten istediği her şeyi satın almak için yeterli parası var.Tom has enough money to buy everything he really needs.
Tom'un bir araba satın almak için yeterinden fazla parası var.Tom has more than enough money to buy a car.
Başkasını satın almak istiyorum.I want to buy another.
Bir ev satın almak istiyorsun.You want to buy a house.
Nerede kereste ve çivi satın alabilirim?Where can I buy lumber and nails?
Süpermarketten bir kutu süt satın aldım.I bought a carton of milk from the supermarket.
Apple mouse satın aldım. Yalnızca 69 dolar!I bought an Apple mouse. It's only $69!
Apple fare satın aldım. sadece 69€!I bought an Apple mouse. It's only 69 €!
Tom, doğum günü için kızına bir Macintosh satın aldı.Tom bought his daughter a Macintosh for her birthday.
Küçük bir ayna satın almak istiyorum.I'd like to buy a small mirror.
Bizden biri biletleri satın alabilir.One of us can buy the tickets.
İstediğiniz elbiseyi satın alın.Buy the dress you want.
Ben iki çift pantolonlu bir takım satın aldım.I bought a suit with two pairs of pants.
Baba bana yeni bir bisiklet satın aldı.Father bought me a new bike.
Ekmek satın alayım.Let me buy bread.
Bu eteği satın almak istiyorsun.You want to buy this skirt.
Tom Mary'ye bir hediye satın almak istiyor.Tom wants to buy Mary a present.
Bu ayakkabıları nereden satın aldın?Where did you buy these shoes?
Ben de bu sözlüğü satın aldım.I bought this dictionary, too.
Emily bir paket cips satın aldı.Emily bought a packet of crisps.
Ben bir köpek satın almak istiyorum.I would like to buy a dog.
"Onu kim satın aldı?" "Ben satın aldım""Who bought it?" "I bought it."
Bir takım elbise satın almak istedim ama çok pahalıydı.I wanted to buy a suit, but it was too expensive.
Komşumun yazlığını satın almak istedim, ama ben oraya vardığımda çoktan satılmıştı.I wanted to buy my neighbor's cottage, but it had already been sold when I got there.
Yeni bir yangın söndürücü satın aldım.I have bought a new fire extinguisher.
Ben birini satın aldım.I purchased one.
Sen hiçbir şey satın almadın.You bought nothing.
O bir daire satın aldı.She purchased an apartment.
Bu ilacı reçete olmadan satın alabilirsin.You can purchase this medicine without a prescription.
Geçen yıl yeni bir araba satın aldım.I purchased a new car last year.
Bu kitabı kendim için satın aldım.I bought this book for myself.
Bunu süpermarketten satın aldım.I bought this from the supermarket.
Asla ikinci el bir elbise satın almam.I will never buy clothes secondhand.
Bir kaktüs satın aldım.I bought a cactus.
Babamın ihtiyacı olan ilacı satın almak için yeterli param yok.I don't have enough money to buy the medicine my father needs.
Kız, marketten süt satın aldı.The girl bought milk from the market.
Ben bu saati satın almak istiyorum ama ne yazık ki fazla pahalı.I would like to buy this watch, but unfortunately it's just too expensive.
Tom'a hangi arabayı satın alacağına karar vermesine yardım ettim.I helped Tom decide which car to buy.
Tom ve Mary hangisini satın alacakları konusunda anlaşamadılar.Tom and Mary couldn't agree on which one to buy.
Tom'un yeni bir araba satın almaya gücü yetmez.Tom can't afford to buy a new car.
Tom bir araba satın alamaz.Tom can't buy a car.
Tom motorlu tekerlekli bir sandalye satın almak için yeterli paraya sahip değil.Tom doesn't have enough money to buy a motorized wheelchair.
Tom istediği bilgisayarı satın alması için yeterli paraya sahip değil.Tom doesn't have enough money to buy the computer he wants.
Tom sel sigortası satın almalıydı.Tom should have purchased flood insurance.
Tom yeni bir akıllı telefon satın almak istiyor.Tom wants to buy a new smartphone.
Onlar bir Amerika papağanı satın aldılar.They bought a macaw.
İlgili Sayfalar