Tom ona ikinci el araba satın almamasını önerdi.Tom advised him not to buy the secondhand car.
Böyle bir şeyi satın almamalıydım.I should not have bought such a thing.
On sekiz yaşın altındaki insanların alkollü içki satın almamaları gerekiyor.People under eighteen aren't supposed to buy alcoholic drinks.
Tom onu satın almamam gerektiğini söyledi.Tom told me that I shouldn't buy that.
Tom ve Mary'nin o evi satın almamaya karar vereceklerini hissediyordum.I had a feeling that Tom and Mary would decide not to buy that house.
Sana bir içki satın almama ne dersin?How about I buy you a drink?
Sanırım, Tom Mary'i bunu satın almamaya ikna etti.I thought Tom had convinced Mary not to buy that.
O evi satın almamaya karar verdik.We've decided not to buy that house.
Ben sana bir dilim pizza satın almama izin vereceğini umuyordum.I was hoping you'd let me buy you a slice of pizza.
Tom aradığım her şeyi satın almama yardım etti.Tom helped me buy everything I was looking for.
Ben bu evi satın almamanı tavsiye ettim.I advised you not to buy this house.
Geçen hafta baktığım o evi satın almamaya karar verdim.I've decided not to buy that house I looked at last week.
Tom bunu satın almamalıydı.Tom shouldn't have bought that.
Tom'a kullanılmış bir araba satın almamasını söyledim.I told Tom not to buy a used car.
Tom'a Mary'nin eski bilgisayarını satın almamasını söyledim.I told Tom not to buy Mary's old computer.
Tom'a o mağazadan hiçbir şey satın almamasını söyledim.I told Tom he shouldn't buy anything from that store.
O sırada sunulan bu fareyi satın almamanın tek yolu Mac Mini'ti.The only option to not purchase this mouse offered at the time was with the Mac Mini.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.The ultimate empowerment of customers is to ask them not to buy.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.It just tells you, well let's say you decided not to buy the house.
Böyle bir şeyi satın almamalıydım.Ich hätte so etwas nicht kaufen sollen.
O evi satın almamaya karar verdik.Wir haben uns entschlossen, das Haus nicht zu kaufen.
Tom ve Mary'nin o evi satın almamaya karar vereceklerini hissediyordum.Tuve la sensación de que Tom y Mary decidirían no comprar esa casa.
Tom ona ikinci el araba satın almamasını önerdi.Том посоветовал ему не покупать подержанную машину.
O sırada sunulan bu fareyi satın almamanın tek yolu Mac Mini'ti.Để có thể sở hữu được một chú ngựa mini này thì không đơn giản.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.Es ist einfach sagt Ihnen, gut, sagen wir Ihnen beschlossen nicht zu kaufen das Haus.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.Jen vám říká, řekněme, že jste se rozhodli dům nekoupit.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.Σας λέει το εξής. Έστω ότι αποφασίζετε να μην αγοράσετε το σπίτι.
Bunun size anlattığı şey şu, diyelim ki evi satın almamaya karar verdiniz.言うだけです。 あなたの仮定を全て出しましょう、この時あなたの銀行口座に、
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Äärimmäinen asiakkaiden voimaannuttaminen on pyytää heitä olla ostamatta.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.A fogyasztók felhatalmazásának legvégső módja megkérni őket, hogy ne vásároljanak.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Cách trao quyền cao cấp nhất cho khách hàng là bảo họ đừng mua.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Cel mai mare control acordat clienților e în a le cere să nu cumpere.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Den ultimative bemyndigelse af kunder er at bede dem om ikke at købe.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.De ultieme empowerment van klanten is hen vragen niet te kopen.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Die ultimative Ermächtigung der Kunden erreicht man, indem man sie bittet, nicht zu kaufen.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.El mayor poder que se les da a los clientes se obtiene al pedirles que no compren.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Il più potente senso di legittimazione per i clienti si ottiene chiedendo loro di non comprare.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Když chcete dát zákazníkům největší vliv, požádejte je, aby nekupovali.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Klientów najbardziej zachęca zniechęcanie do zakupu.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.고객에 대한 궁극의 임파워먼트 (권한 위임)는 고객에게 구매하지 말아 달라고 요청하는 것입니다.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.La plus grande prise de pouvoir des clients vient quand on leur demande de ne pas acheter.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.O emponderamento final de clientes é pedir-lhes que não comprem.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Posledným krokom na zmocnenie sa zákazníkov je požiadať ich, aby si tovar nekupovali.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Sumber pemberdayaan para pembeli adalah saat mereka diminta untuk tidak membeli.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Η απόλυτη ενδυνάμωση των αγοραστών είναι να τους ζητήσεις να μην αγοράσουν.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Даването на власт на потребителите е молба да не купуват.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Максимальное доверие к покупателям — это призывать их не купить товар.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Найважливіше доручення покупцям - це прохання не купувати.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.האצלת הכח האולטימטיבית של הצרכנים היא הבקשה מהם שלא לקנות.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.التمكين الأكبر للعملاء هو أن نطلب منهم عدم الشراء.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.「買うな」と言うことでしょう アウトドア・ウェアの パタゴニアは