satın almak ile cümle
satın almak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı çıkartmalar satın almak istiyorum.I'd like to buy some stickers.
Biz onu yurt dışından satın almak zorundayız.We have to buy it from abroad.
Aile bir ev satın almak istiyor.The family wants to buy a house.
Mary bir elbise satın almak istiyor.Mary wants to buy a dress.
Tom bir araba satın almak için bankadan kredi çekti.Tom took out a loan in order to buy a car.
Mortgage insanların ev satın almak için kullanabileceği bir borç türüdür.A mortgage is a kind of loan that people can use to buy a house.
Çift, bir ev satın almak istiyor.The couple wants to purchase a home.
Ne satın almak istiyorsun?What do you want to buy?
Sysko'nun, Microsoft'u satın almak için planları var.Sysko has plans to buy Microsoft.
Ucuz bir sözlük satın almak istiyorum.I want to buy a cheap dictionary.
Yeni bir elbise satın almak için o ondan biraz para istedi.She asked him for some money to buy a new dress.
Satın almak istediğim şeylerin bir listesini yaptım.I've made a list of things I'd like to buy.
Saatimi kaybettim, bu yüzden şimdi başka bir tane satın almak zorundayım.I have lost my watch, so now I have to buy another one.
Bu CD'yi satın almak için yeterli paramız var.We have enough money to buy this CD.
Ben yeni bir araba satın almak istiyorum.I want to buy a new car.
Ben kayak botları satın almak istiyorum.I want to buy ski boots.
O, bir çikolata satın almak için dursaydı, Tom treni kaçırmış olacaktı.Tom would have missed the train if he had stopped to buy a chocolate bar.
Tom'un yeterli parası olmadığı için satın almak istediği şeyi alamaz.Tom can't buy what he wants to buy because he doesn't have enough money.
Tom ve Mary havuzu olan bir ev satın almakla ilgilenmiyorlar.Tom and Mary aren't interested in buying a house with a pool.
Ben bu oda için yeni bir halı satın almak zorundayım.I have to buy a new carpet for this room.
Tom bir araba satın almak için yeterli parayı tasarruf etmek istedi.Tom wanted save up enough money to buy a car.
Tom Mary'nin satın almak istediği evin biraz fazla küçük olduğunu düşündü.Tom thought the house Mary wanted to buy was a little too small.
Tom Mary'nin böyle küçük bir araba satın almak istemeyeceğini düşündü.Tom thought Mary wouldn't want to buy such a small car.
Tom'un otomattan bir içecek satın almak için yeterli bozuk parası yoktu.Tom didn't have enough change to buy a drink from the vending machine.
Tom'un satın almak istediği bariton saksafon onun için çok fazla pahalıydı. .The baritone sax that Tom wanted to buy was way too expensive for him.
İstediğimiz her şeyi satın almak için yeterli paramız olmadığını varsaymalısın.You should assume that we won't have enough money to buy everything we want.
Gerçekten yeni bir motosiklet satın almak istiyor.He really wants to buy a new motorcycle.
Bir şemsiye satın almak istiyor musun?Do you want to buy an umbrella?
Satın almak istediğim kitap budur.This is the book I want to buy.
Tom birkaç kitap satın almak istiyor.Tom wants to buy some books.
Tom onu satın almak istedi.Tom wanted to buy it.
Tom arabayı satın almak için kararını verdi.Tom made up his mind to buy the car.
Bu oyuncak bebeği satın almak istiyorum.I want to buy this toy doll.
Araba satın almak için yeterli parası yoktu.He doesn't have enough money to buy a car.
Bu bilgisayar satın almak istiyorum ama o bir servete mal olur!I'd like to buy this computer, but it costs a fortune!
Annem geldiğinde, bana kitap satın almak için biraz para verecek.When my mother arrives, she will give me some money to buy the books.
Biraz talaş satın almak zorundayım.I have to buy some swarfs.
Eğer ona ihtiyacım yoksa onu satın almak istemiyorum.I don't want to buy it if I don't need it.
Bir ev satın almak istiyoruz ama bunun için para biriktirmemiz gerekiyor.We want to buy a house, but we need to save money for that.
Annem bir şeyler satın almak için her gün markete gider.My mother goes to the market every day to buy things.
O dükkanda satın almak için hiçbir şey kalmadı.There is nothing left to buy at that store.
Tom'un bir araba satın almak için parası yok.Tom doesn't have the money to buy a car.
Araba satın almak için param yok.I don't have the money to buy a car.
Onu satın almak istiyorum.I want to buy that.
Hiç kimse benim ülkemde bir ev satın almak istemiyor.Nobody wants to buy a house in my country.
Hiç kimse ülkemde bir ev satın almak istemedi.Nobody wanted to buy a house in my country.
Kimse ülkemden arazi satın almak istemedi.Nobody wanted to buy land in my country.
Romanya'da küçük bir ev satın almak istedi.He wanted to buy a small house in Romania.
O evi ondan satın almak istemiyorum.I don't want to buy that house from him.
Böyle değerli bir saati satın almak için yeterli paran var mı?Do you really have enough money to buy such a valuable watch?
Erkek arkadaşı için bir hediye satın almak istiyor.She wants to buy a present for her boyfriend.
Onu satın almak için yeterli paran olmadığından emin misin?Are you sure you don't have enough money to buy that?
İstediğim gitarı satın almak için yeterince para biriktirdim.I had enough money saved to buy the guitar I want.
Tom'un gerçekten istediği şey bir ev satın almak için yeterli paraydı.What Tom really wanted was enough money to buy a house.
Tom'un almak istediği aynı kediyi satın almak istiyorum.I want to buy the same car that Tom wants to buy.
Tom'un sattığı evi satın almak istiyorum.I'd like to buy the house that Tom is selling.
Yeni bir araba satın almak istiyorum.I'd like to buy a new car.
Kendime yeni bir bilgisayar satın almak istiyorum; bana en iyi modeli gösterin.I would like to buy myself a new computer; show me the best model.
Bunu satın almak istemiyorum.I don't want to buy it.
Birkaç ayakkabı satın almak istiyorum.I want to buy some shoes.