satın almak ile cümle
satın almak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Akılsız biri bilgelik satın almak için niye para harcasın? Zaten sağduyudan yoksun!لماذا في يد الجاهل ثمن. ألاقتناء الحكمة وليس له فهم.
Akılsız biri bilgelik satın almak için niye para harcasın? Zaten sağduyudan yoksun!愚 昧 人 既 無 聰 明 、 為 何 手 拿 價 銀 買 智 慧 呢
Akılsız biri bilgelik satın almak için niye para harcasın? Zaten sağduyudan yoksun!愚昧 人 既 無聰明 、 為何 手拿價銀 買 智慧 呢
Amaçları, ihtiyaçları olmayan şeyleri satın almak, sevmedikleri insanlari etkilemek. (Kahkahalar) (Alkışlar)(smeh) (aplavz)
Amaçları, ihtiyaçları olmayan şeyleri satın almak, sevmedikleri insanlari etkilemek.좋은 인상을 남기기 위해 필요치 않은 물건을 살 수 있도록 말이지요.
Amaçları, ihtiyaçları olmayan şeyleri satın almak, sevmedikleri insanlari etkilemek.כדי שיוכלו לקנות דברים שהם לא צריכים כדי להרשים אנשים שהם לא אוהבים.
Amaçları, ihtiyaçları olmayan şeyleri satın almak, sevmedikleri insanlari etkilemek.لتمكنهم من شراء الأشياء التي لا تحتاجونها لإقناع اناس لا يحبونهم.
Amaçları, ihtiyaçları olmayan şeyleri satın almak, sevmedikleri insanlari etkilemek.溢れています (笑い)
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.Ale nie miałem na nie pieniędzy.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.Het probleem was alleen <br />dat ik er geen geld voor had.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.하지만 제 문제는, 이것들을 살 돈이
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.Ma il mio problema era che non avevo i soldi per pagarli.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.Mein Problem war aber, dass ich nicht das Geld für sie hatte.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu. Param yetmiyordu.Dar problema era că nu aveam bani să plătesc pentru ele.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu. Param yetmiyordu.De a baj az volt, hogy nem volt pénzem, hogy kifizessem őket.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu. Param yetmiyordu.Mais mon problème était que je n'avais pas l'argent pour les faire fabriquer.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu. Param yetmiyordu.Men problemet var att jag inte hade pengar att betala för dem.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu. Param yetmiyordu.Mým problémem ale bylo, že jsem neměl peníze, kterými bych je zaplatil.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu. Param yetmiyordu.Nhưng vấn đề là tôi đã không có tiền để trả cho những thứ đó.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu. Param yetmiyordu.Pero el problema era que no tenía el dinero para pagar por ellos.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu. Param yetmiyordu.Tetapi masalah saya adalah saya tidak punya uang untuk membayar mereka.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu. Param yetmiyordu.Το πρόβλημα όμως ήταν ότι δεν είχα τα χρήματα για να πληρώσω για αυτά.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.Toda problem je bil, da nisem imel denarja zanje.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.Але моя проблема була в тому, що я не мав грошей заплатити за них.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.Но проблема была в том, что у меня не было на них денег.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.אבל הבעיה שלי היתה שלא היה לי את הכסף לשלם עבורם.
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.ولكن مشكلتي كانت، لم يكن لدى المال
Ama problemim, onları satın almak için param yoktu.とても手が届きませんでした
Ancak Amerika'daki kişilerin satın almak istediği eserler de portrelerdi.Ale to portrety były tym, czego chcieli ludzie w nowych miastach amerykańskich.
Ancak Amerika'daki kişilerin satın almak istediği eserler de portrelerdi.Mais c'était les portraits que les gens veulent dans de nouvelles villes américaines
Ancak Amerika'daki kişilerin satın almak istediği eserler de portrelerdi.Але у нових американських містах люди хотіли саме портретів.
Artık 1 milyon $ nakdim yok, paramı evi satın almak için kullandım. . .次のバランスシートを書きましょう。私は、100万ドルの、 キャッシュを持っていません。 私は家の100万ドルの価値を持っています。
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Če se zdaj o tem pogovarjamo, si niti zamisliti ne moremo, da bi kupili Dellov MP3-predvajalnik.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.De fapt, că tot vorbim despre asta, nici nu ne putem imagina cumpărând un MP3 player de la Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.De hecho, hablando de eso, ni remotamente se nos ocurre comprar un reproductor de MP3 de Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Di fatto, parlandone adesso, non riusciamo neanche a immaginare di compare un lettore MP3 della Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.En fait, en y pensant, on ne peut même pas imaginer acheter un lecteur MP3 de Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Faktanya, sekarang kita tidak bisa membayangkan membeli MP3 player dari Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Faktisk, når jeg taler om det nu, kan jeg ikke engang forestille mig at købe en MP3 afspiller fra Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Faktum är att berätta om det nu, vi kan inte ens föreställa oss köpa en MP3 spelare från Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Most hogy így beszélünk róla, el se tudjuk képzelni hogy MP3 lejátszót vegyünk a Delltől.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Mówiąc o tym dzisiaj, nie możemy sobie nawet wyobrazić aby móc kupić odtwarzacz MP3 firmy Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.사실상, 그와 관련해 이야기 할때, 우리는 델사로부터 MP3플레이어를 산다는 것을 상상 조차할 수도 없습니다.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Nem sequer conseguimos imaginar-nos a comprar um leitor de MP3 da Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Thực tế, nói về nó bây giờ, chúng ta thậm chí không thể tưởng tượng mua một máy MP3 từ Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Vlastně, teď když o tom mluvíme, nedokážeme si ani představit, že bychom si pořídili MP3 přehrávač od Dellu.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Ακόμη και τώρα που το συζητάμε, δεν μπορούμε να φανταστούμε πως θα αγοράζαμε MP3 player από την Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Всъщност, като говорим за това сега, дори не можем да си представим да купим МР3 плейър от Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.На самом деле, говоря об этом сейчас, мы даже не можем себе представить как можно купить MP3-плеер от Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.Насправді ж, говорячи про це зараз, ми навіть не можемо уявити купування МР3 плеєра, зробленого Dell.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.למען האמת, כשאנחנו מדברים על זה, אנחנו לא מסוגלים לדמיין לקנות נגן MP3 מדל.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.في الحقيقية وأنا أتحدث عن هذا الآن ، لايمكننا حتى تخيل أننا نشتري جهاز MP3 من ديل.
Aslına bakılırsa, 'Dell'den' bir MP3 çalıcı satın almaktan hayâl bile edilemeyecek bir şeyden bahsediyoruz.想像すらできませんよね コンピュータ会社の MP3 プレイヤーなんて誰が?
Aynı miktar ışığı satın almak için ortama ücreti baz alırsak 15 dakika çalışmak gerekecekti.아마 15분이 걸렸을 것입니다. 평균적인 임금에서 그와 같은 불빛을 얻기 위해 말이죠
Aynı miktar ışığı satın almak için ortama ücreti baz alırsak 15 dakika çalışmak gerekecekti.15分かかりました 1800年には
Aynı miktar ışığı satın almak için ortama ücreti baz alırsak 15 dakika çalışmak gerekecekti.Vraťme se do roku 1880, kdy bylo třeba 15 minut vydělat při průměrné mzdě na ono množství světla.
Aynı miktar ışığı satın almak için ortama ücreti baz alırsak 15 dakika çalışmak gerekecekti.היו אלה 15 דקות הדרושות בכדי להרוויח את אותה כמות אור מהשכר הממוצע.
Aynı miktar ışığı satın almak için ortama ücreti baz alırsak 15 dakika çalışmak gerekecekti.كان يكلف 15 دقيقة لتربح هذه الإنارة من متوسط الدخل .
Basılı versiyonu satın almak isteyenler için kitap biçiminde de mevcut olacak.”Ci saranno anche copie cartacee per chi lo volesse.
Basılı versiyonu satın almak isteyenler için kitap biçiminde de mevcut olacak.”También habrá copias en papel para quienes quieran comprarlo en papel.