Yeni bir araba satın almak için yeterli paramız yok.We don't have enough money to buy a new car.
Gerçekten yeni bir araba satın almak istiyorum.I'd really like to buy a new car.
Bir şey satın almadım.I didn't buy anything.
Tom şeker satın almak için Mary'nin mağazasında durdu.Tom stopped by Mary's store to buy sugar.
Tom şeker satın almak için Mary'nin dükkanına uğradı.Tom stopped by Mary's store to buy sugar.
Onun için bir hediye satın almak istiyorum.I want to buy a gift for him.
Oyuncak bebeklerden bazıları satın almak için çok pahalı.Some of the toy dolls are too expensive to buy.
Sen ekmek satın almadın.You didn't buy bread.
Bu oda için yeni bir halı satın almak zorundayız.We have to buy a new rug for this room.
Tom, Mary'yi satın almak istediği kravat hakkında ne düşündüğü sormak için aradı.Tom called Mary over to ask her what she thought of the tie he was thinking of buying.
Dan bir bilet bile satın almadı.Dan didn't even buy a ticket.
Tom Boston'da bir ev satın almak istiyor.Tom would like to buy a house in Boston.
Tom bir ev satın almak istiyor.Tom would like to buy a house.
Tom ihtiyacı olan her şeyi satın almak için yeterli parasını olmadığını biliyor.Tom knows he doesn't have enough money to buy everything he needs.
İhtiyacın olan her şeyi satın almak için sana yeterli parayı verdiğimi umuyorum.I hope that I gave you enough money to buy everything you needed.
Tom Mary'ye pahalı bir hediye satın almak istedi.Tom wanted to buy Mary an expensive gift.
Henüz bir şey satın almak istemiyorum.I don't want to buy anything yet.
Birileri sana biletlerini satmak isterlerse, onu satın alma.If someone wants to sell you their ticket, do not buy it.
Ben sebze satın almak için geldim.I came to buy vegetables.
Bu ceketi satın almak istiyorum.I want to buy this jacket.
O iki araba satın almak için yeterince zengin.He's rich enough to buy two cars.
İstediklerimi satın almak için yeterli param yok.I don't have enough money to buy what I want.
Bize gereken her şeyi satın almak için yeterli param yok.I don't have enough money to buy everything we need.
O, bir ev satın almak için bankadan ipotek karşılığı para aldı.He took out a mortgage from the bank in order to buy a house.
Hiç kimse, Tom'un satmaya çalıştığı hiçbir şeyi satın almadı.No one bought anything Tom was trying to sell.
Ne tür bir şapka satın almak istiyorsun?What kind of hat do you want to buy?
Tom asla hiçbir şey satın almadı.Tom never bought anything.
O biraz sebze satın almak için süpermarkette durdu.She stopped at the supermarket to buy some vegetables.
Marie kitaplar satın almak istiyor.Mary wants to buy books.
Bir ev satın almak için neredeyse hiç yeterli param yok.I have nowhere near enough money to buy a house.
Neden bunu onun için satın almak istiyorsun?Why do you want to buy it for him?
Tom'a bazı ilaçlar satın almak için eczaneye gitmem gerekiyor.I need to go to the drugstore to buy some medicine for Tom.
Bu mağazada bir şey satın almak istemiyorum.I don't want to buy anything in this store.
Tom bana istediğimi satın almadı.Tom didn't buy me what I wanted.
Tom henüz bir tane satın almadı.Tom hasn't bought one yet.
Neden onu Tom için satın almak istiyorsun?Why do you want to buy that for Tom?
Dün, bazı tatlı portakallar satın almak için pazara gitti.Yesterday, I went to the market to buy some sweet oranges.
Tom'un neden onu Mary için satın almak istediğini merak ediyorum.I wonder why Tom wants to buy that for Mary.
Tom'un neden onlardan birini satın almak istediğini merak ediyorum.I wonder why Tom wants to buy one of those.
Tom'un neden o arabayı satın almak istediğini merak ediyorum.I wonder why Tom wants to buy that car.
Tom neden o evi satın almak istiyor merak ediyorum.I wonder why Tom wants to buy that house.
Bir şey satın almak gerekiyor mu?Do you need to buy anything?
Şimdi onlardan birini satın almak için harika bir zaman.Now is a great time to buy one of those.
Kızlar, gözlerinizi açın, evlilik bir at satın almak değildir.Girls, open your eyes, marriage isn't buying a horse.
Ben bunu satın almakla ilgileniyorum.I'm interested in buying it.
Onu satın alma. O çok düşük kalite.Don't get that. It's not the best quality.
Biz bunu satın almadık.We didn't buy it.
Ben kitap satın almak istiyorum.I want to buy books.
Ben daha önce bunlardan birini hiç satın almadım.I've never bought one of these before.
Gereksiz bir şey satın almak istemiyorsanız fuara gitmeyin.If you don't want to buy some unnecessary thing, don't go to the fair.
Bir tane satın almak için bir planım yok.I have no plans to buy one.
Başka bir tane satın almak istiyorum.I want to buy another one.
Sana bir yat satın almak istemiyorum.I don't want to buy a yacht.
Onun kendisine yeni bir araba satın almak için parası yok.She doesn't have money to buy herself a new car.
Esrar satın almak ve tüketmek birçok ülkede kanunen yasaklanmıştır.Buying and consuming cannabis is prohibited by law in many countries.
Tom o botları satın almak istedi.Tom wanted to buy those boots.
Ben de onlardan birini satın almak istedim.I wanted to buy one of those, too.
Ayakkabı satın almak zorundayım.I have to buy shoes.
O, deniz kenarında bir villa satın alma peşindedir.He is bent on buying a seaside villa.
O, deniz kenarında bir villa satın almakta ısrar ediyor.He insists on buying a seaside villa.