Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.Hi vọng khoảng thời gian này năm sau giá sẽ chỉ còn vài trăm đô-la.
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.Kami berharap tahun depan harganya akan menjadi beberapa ratus dolar.
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.아마 내년 이맘 때쯤이면, 몇 백불, 몇 백불 초반 수준으로 살 수 있을겁니다.
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.Oczekujemy, że za rok o tej porze będą to setki, pare setek dolarów, by to kupić.
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.Vi forventer at ved samme tid næste år, vil det være hundrede, nogle få hundrede dollars, for at købe den.
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.We verwachten dat het over een jaar zo'n 200 dollar kost.
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.Wir gehen davon aus, dass es in einem Jahr ein paar Hundert Dollar kosten wird.
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.Очакваме по това време следващата година да е стотици, няколкостотин кинта, да я купиш.
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.Через год, согласно нашим расчётам, цена будет несколько сот долларов.
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.אנו צופים שהיום בעוד שנה, יעלה כמה מאות דולרים לקנות את זה.
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.ونحن نتوقع في مثل هذا الوقت من العام القادم أن يكون ثمنه مئات, بضع مئات من الدولارات
Önümüzdeki yıl satın alma fiyatının yüz ya da birkaç yüz dolar olmasını bekliyoruz.数万円で買えるでしょう。 他の電気製品と比べても価格に大差はありません。
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Ainsi, par exemple, nous pourrions utiliser les achats de carburant des camionneurs.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Bijvoorbeeld de aankoop van brandstof door vrachtwagenchauffeurs.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Chẳng hạn, chúng ta có thể sử dụng những lần đổ xăng của người lái xe tải.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Deci, de exemplu, putem folosi achizițiile de combustibil ale conducătorilor de camioane.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.I tak na przykład, moglibyśmy użyć dane o zakupach paliwa kierowcy TIRa.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.예를 들어 우리는 트럭 운전사가 연료를 구입한 기록을 활용할 수 있습니다.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Misalnya, kita bisa menggunakan data pembelian bahan bakar supir truk.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Mohli bychom například použít údaje o nákupu paliva autodopravci.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Például, felhasználhatjuk a kamionsofőrök üzemenyag-vásárlási szokását.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Perciò, ad esempio, potremmo usare i dati sull'acquisto di carburante per i TIR
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Por ejemplo: podríamos usar las compras de combustible de transportistas.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Por exemplo, podiamos utilizar as compras de combustível de camionistas.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Så till exempel, vi kunde använda lastbilschaufförers inköp av bränsle.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Wir könnten also zum Beispiel die Benzinkäufe der Lkw-Fahrer nehmen.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Έτσι, για παράδειγμα θα μπορούσαμε να χρησιμοποιήσουμε τις αγορές καυσίμων των φορτηγατζήδων.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Например, возьмём покупку бензина водителями грузовиков.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.Така например, бихме могли да използваме покупките на гориво на шофьорите на камиони.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.כך, לדוגמה, נוכל להשתמש ברכישות הדלק של נהגי משאיות.
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.على سبيل المثال ، يمكن لنا إستخدام شراء سائقي الشاحنات للوقود
Örneğin, tır sürücülerinin benzin satın almalarını inceleyebiliriz.運転手達は普段通りに仕事をして
Öyleyse hisseyi satın almak için 50 lira alsın1つのIBM株。
Öyleyse hisseyi satın almak için 50 lira alsınTakže vezme 50 dolarů, aby koupil akcii, jednu akcii IBM.
O zamanlar ev satın almak için ne gerekiyordu?Co było konieczne aby kupić wtedy dom?
O zamanlar ev satın almak için ne gerekiyordu?Co bylo nutné ke koupi domu?
O zamanlar ev satın almak için ne gerekiyordu?Qué se necesitaba para comprar una casa en ese entonces?
O zamanlar ev satın almak için ne gerekiyordu?Wat had je toentertijd nodig om een huis te kopen?
O zamanlar ev satın almak için ne gerekiyordu?Τι χρειαζόταν για να αγόραζε ένα σπίτι κάποιος τότε?
O zamanlar ev satın almak için ne gerekiyordu?Какви са условията за ипотека?
O zamanlar ev satın almak için ne gerekiyordu?Що було необхідним тоді, при купівлі житла?
O zamanlar ev satın almak için ne gerekiyordu?ひとつは、1.5万ドルの頭金を支払う事です。
"para harcatma ve bu kot pantolonu satın almalısın" trendi mevcuttur, değil mi?反潮流,买xx牛仔,不是吗?
Parayı havaya atmak.. Satın almak mı kiralamak mı konusundaki tartışma hep bu argümanla ile başlar.これは古典的な賃貸と住宅購入の議論です。
Patenti satın almak için 4,000 $ ödeyecekler.Patent kosztuje 4.000 dolarów
Patenti satın almak için 4,000 $ ödeyecekler.Patent stojí 4 000 dolarů.
Patenti satın almak için 4,000 $ ödeyecekler.この特許の有効期間は4年でも
Pazardan aldığım çileklerden kim ister? Yiyecek satın almak, kötü işaretCo ai muon an dau tay to mua tu cho nong san khong?
Peki, bunu kim satın almak isteyecek?Хто хоче купити це?
Planım değerli metaller piyasasında satma opsiyonları satın almak ve ondan sonra da gidip taşı bulup getirmek.Ja kupię opcje sprzedaży na rynku metali szlachetnych i powiem, że lecę po asteroid.
Planım değerli metaller piyasasında satma opsiyonları satın almak ve ondan sonra da gidip taşı bulup getirmek.제 계획은 귀금속선물시장에서 풋옵션을 산 다음에 제가 직접 가서 암석을 가져올 것이라고 발표하는 겁니다.
Planım değerli metaller piyasasında satma opsiyonları satın almak ve ondan sonra da gidip taşı bulup getirmek.Můj záměr je uspořádat lov na tento kov, což znamená, že že si jeden kámen odchytím.
Planım değerli metaller piyasasında satma opsiyonları satın almak ve ondan sonra da gidip taşı bulup getirmek.Planul meu e să cumpăr acţiuni pe piaţa metalelor preţioase, şi apoi să pretind că merg în spaţiu să iau unul.
Planım değerli metaller piyasasında satma opsiyonları satın almak ve ondan sonra da gidip taşı bulup getirmek.התוכנית שלי היא לקנות אופציות רווח בשוק המתכות היקרות ולטעון שאני הולך להביא אחד הסלעים.
Planım değerli metaller piyasasında satma opsiyonları satın almak ve ondan sonra da gidip taşı bulup getirmek.وتقتضي خطتي .. ان اجد احدى هذه الصخور ومن ثم اعلن ذلك في سوق المعادن واقول انني سوف اذهب لكي احضر تلك الصخرة
Planım değerli metaller piyasasında satma opsiyonları satın almak ve ondan sonra da gidip taşı bulup getirmek.採掘してくると宣言する というものです それがミッションを行うための 資金源になるでしょう
Satin almak için insani dürtünün sınırı yokLe désir d'achat devient incontrôlable
Satin almak için insani dürtünün sınırı yokNo hay limite de el impulso humano para comprar 2 semanas antes del estreno
Satin almak için insani dürtünün sınırı yokلا يوجد حد للدافع البشرى للشراء
Satılamıyorlar, zira kimse onları satın almak istemiyor. .Protože není nikdo ochotný je koupit.