Ana içeriğe geç
Sözlük

satın al ile cümle

satın al kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bana paranın satın alabileceği en iyi çalışanları gönder. Para sorun değil.Send me the best employees that money can buy. Money is no object.
Nerede bir bilet satın alabilirim?Where can I buy a ticket?
Ben sadece lensleri satın alabilir miyim?Can I buy only the lenses?
Yeterli param olsa, onu satın alabilirim.If I had enough money, I could buy it.
Telefon kartını nereden satın alabilirim?Where can I get a telephone card?
Benim için de bir tane satın alabilir misin?Can you buy one for me as well?
Nereden bilet satın alabilirim?Where can I buy tickets?
Onu benim için satın al, lütfen.Buy it for me, please.
İstiyorsan o köpeği satın alabilirsin. O satılık.You can buy that dog if you want to. It is for sale.
Çok az sayıda insan böylesine pahalı bir arabayı satın alabilir.Few people can buy such an expensive car.
Aperatifleri nereden satın alabilirim?Where can I buy snacks?
Bu araba o kadar ucuzdu ki onu satın alabildi.This car was so cheap that he could buy it.
Yeterli param olsa, ben bu kitabı satın alabilirim.If I had enough money, I could buy this book.
Paranın her şeyi satın alabileceği fikri yanlış.The idea that money can buy everything is wrong.
Şimdi yeterli param var, o kamerayı satın alabilirim.Now that I have enough money, I can get that camera.
O süpermarkete giderseniz, günlük hayatta kullandığınız pek çok şeyi satın alabilirsiniz.If you go to that supermarket, you can buy most things you use in your daily life.
O gitar o kadar pahalı olmasaydı, onu satın alabilirdim.If that guitar were not so expensive, I could buy it.
Pulları nereden satın alabilirim?Where can I buy stamps?
Herhangi bir postanede pul satın alabilirsiniz.You can buy stamps at any post office.
O bir ev satın alabilir, bir araba da cabası.He can afford to buy a house, to say nothing of a car.
Annemin yardımı sayesinde bir dağ bisikleti satın alabildim.Thanks to my mother's help, I was able to buy a mountain bike.
İlacı nereden satın alabilirim?Where can I get the medicine?
Onu gazete bayisinde satın alabilirsiniz.You can buy it at newsstands.
Şimdi satın alabilir ve daha sonra krediyle ödeme yapabilirsiniz.You can buy now and pay later with credit.
Lütfen bana yeni Shakira CD'sini satın al.Please buy me the new Shakira CD.
Bazı insanların ne satın alabileceğini asla söyleyemezsin.You never can tell what some people might buy.
Tom Mary'nin yeni bir arabayı nasıl satın alabildiğini bilmiyor.Tom doesn't know how Mary was able to afford a new car.
İki karton yumurta satın al.Buy two egg boxes.
Dükkana git ve bize biraz yiyecek satın al.Go to the store and buy us some food.
Benim için dört tane büyük patates satın al.Buy four big potatoes for me.
Satın al veya öl!Buy or die!
Ona o paranın satın alabileceği en iyi eğitim verildi.He was given the finest education that money could buy.
Birkaç oyuncak satın al.Buy some toys.
İşte biraz para. Git kendine bir içki satın al.Here's some money. Go buy yourself a drink.
Arkadaşlığımı satın alabileceğini mi düşünüyorsun?Do you think you can buy my friendship?
Gerçekten dostluğumu satın alabileceğini düşünüyor musun?Do you really think you can buy my friendship?
İhtiyaç duyduğun her şeyi satın alabildin mi?Were you able to buy everything you needed?
Biletlerini erkenden satın al.Buy your tickets early.
Düşük fiyattan satın al Yüksek fiyattan sat.Buy low and sell high.
Ona para verdim, bu yüzde bana kulaklık satın alabildi.I gave her money, so she could buy me earphones.
Şimdi bir araba satın alabileceğimi sanmıyorum.I don't think I can afford to buy a car now.
İki pizza satın al ve bedava bir meşrubat al.Buy two pizzas and get a free soft drink.
Tom bankadan bir kredi çekti, bu yüzden bir ev satın alabildi.Tom took out a loan from the bank, so he could buy a house.
Tom, böyle bir arabayı nasıl satın alabildi?How was Tom able to buy a car like that?
Tom, Mary'ye ithal şarap satın alabileceği yeri söyledi.Tom told Mary where she could buy imported wine.
Bir ayı spreyi satın al.Buy some bear spray.
Satın al!Buy!
O dükkandan elma satın alabileceğini bile biliyor muydun?Did you even know that you could buy apples at that store?
Tom, otuz yaşına kadar bir ev satın alabileceğini düşündü.Tom thought he was going to be able to afford to buy a house by the time he was thirty.
Bana bir araba satın al.Buy me a car.
Bana bir yüzük satın al.Buy me a ring.
Bana bir ev satın al.Buy me a house.
Bana bir daire satın al.Buy me an apartment.
Bana bir köpek satın al.Buy me a dog.
Bana bir kedi satın al.Buy me a cat.
Bana bir evcil hayvan satın al.Buy me a pet.
Bana bir papağan satın al.Buy me a parrot.
Bana birkaç çiçek satın al.Buy me some flowers.
Pazardan taze balık satın alabildim.I was able to buy fresh fish in the market.
Bir bilet satın alabildim.I was able to buy a ticket.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod