Ana içeriğe geç
Sözlük

satı ile cümle

satı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bir ev satın almak istedi.Tom wanted to buy a house.
Bunu satın almayacağım.I'm not going to buy this.
Yeni bir araba satın aldım.I've bought a new car.
Tom ve Mary'nin bir ev satın alacak kadar parası yok.Tom and Mary don't have enough money to buy a house.
Noel'de Tom'a ne satın almayı planlıyorsun?What do you plan to buy Tom for Christmas?
Kendimize bir araba satın alacağız.We're going to buy ourselves a car.
Tom bazen bu mağazadan oyuncak satın alır.Tom sometimes buys toys from this store.
Satın almam gerekeni almak için yeterli param vardı.I had enough money to buy what I needed to buy.
Genellikle pahalı giysiler satın almam.I don't usually buy expensive clothes.
Tom ve ben Park Caddesi'nde bir ev satın alacak kadar zengin değiliz.Tom and I aren't rich enough to buy a house on Park Street.
Bu mor kazağı satın almak istiyorum.I want to buy this purple sweater.
Tom'un evi satılık değil.Tom's house isn't for sale.
Tom'a kullanılmış bir araba satın almamasını söyledim.I told Tom not to buy a used car.
Tom'a yeni bir bilgisayar satın almasını söyledim.I told Tom to buy a new computer.
Çöp sıkıştırıcısı satın almak istiyorum.I want to buy a trash compactor.
Gerçekten ne satın alacağımı bilmiyorum.I don't really know what to buy.
Artık beyaz ekmek satın almıyorum.I don't buy white bread anymore.
O tabloyu satın alacağım.I'm going to buy that painting.
Ben yeni bir bisiklet satın alacağım.I'm going to buy a new bicycle.
Tom bana ihtiyacım olan kitapları satın aldı.Tom bought me the books I needed.
Mor bir kazak satın almak istiyorum.I want to buy a purple sweater.
Mor bir süveter satın almak istiyorum.I want to buy a purple sweater.
Tom, Mary'nin onu satın almasını istemedi.Tom didn't want Mary to buy that.
Tom'a Mary'nin eski bilgisayarını satın almamasını söyledim.I told Tom not to buy Mary's old computer.
Tom bir çift çorap satın aldı.Tom bought a pair of socks.
Tom bir pantolon satın aldı.Tom bought a pair of pants.
Tom o kitabı satın almayı planlıyor.Tom is planning to buy that book.
Tom ve ben yeni bir araba satın alacağız.Tom and I are going to buy a new car.
Tom'a o arabayı satın almasını söyledim.I told Tom to buy that car.
Yeni bir trombon satın almak istiyorum.I want to buy a new trombone.
Yeni bir bilgisayar satın almam gerek.I need to buy a new computer.
Kullanılmış bir araba satın alacağım.I'm going to buy a used car.
Tom bir yol kenarı standında sebze satıyor.Tom sells vegetables at a roadside stand.
O yağlıboya resmi satın almak istiyorum.I want to buy that painting.
Pilav pişirme makinesi satın almak istiyorum.I want to buy a rice cooker.
Tom'a o mağazadan hiçbir şey satın almamasını söyledim.I told Tom he shouldn't buy anything from that store.
Tom'a bir şeyler satın almak için süpermarkete gittim.I went to the supermarket to buy some things for Tom.
Ne satın alacağıma karar veremiyorum.I can't decide what to buy.
Bunu da satın almak zorundasın.You have to buy this, too.
Yeni bir motosiklet satın aldım.I bought a new motorcycle.
Daha ucuz olanı satın alacağım.I'll buy the cheaper one.
Onu senin için satın almayacağım.I won't buy that for you.
Onu senin için satın alamam.I can't buy that for you.
Tom'a o arabayı satın alması gerektiğini söyledim.I told Tom he should buy that car.
Onu Tom'a satın alacağım.I'm going to buy Tom that.
Tom'un satın almam gerektiğini düşündüğü arabayı almaya gücüm yetemez.I can't afford to buy the car Tom thinks I should buy.
Tom, bir gezici satış temsilcisidir.Tom is a traveling salesman.
Yeni bir dolma kalem satın aldım.I bought a new fountain pen.
Sami birkaç çiçek satın aldı.Sami bought some flowers.
Sami'nin kitapları sıcak kek gibi satıyor.Sami's books are selling like hot cakes.
Sami'nin kitapları peynir ekmek gibi satıyor.Sami's books are selling like hot cakes.
Ben teknemi satıyorum.I'm selling my boat.
Sadece antika bir gramofon satın aldım.I just bought an antique gramophone.
Az önce antika bir gramofon satın aldım.I just bought an antique gramophone.
Sevgililer günü hediyeleri için mücevher satın almak zordur.Buying jewelry for Valentines Day gifts is difficult.
Bu sana geçen sene satın aldığım yüzük değil.This is not the ring I bought you last year.
Sami'nin sevgili malikanesi satılıktı.Sami's beloved mansion was on the market.
Sami istediği her şeyi satın alabilirdi.Sami could buy anything he wanted.
Sami bir Ferrari satın aldı.Sami bought a Ferrari.
Sami Mısır'da büyük bir malikane satın aldı.Sami purchased a huge mansion in Egypt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod