Onu bir saniye için satın almıyorum.I'm not buying it for a second.
Üç beden bir şey satın almak istiyorum.I'd like to buy something in a size three.
Ben bir satış yaptığımızı düşünüyorum.I think we made a sale.
Tom kesinlikle rüşvetle satın alınmış.Tom was definitely bought off.
Kimse birine bir içki satın almıyor.No one's buying anyone a drink.
Sana bir içecek satın almalıyım.I should buy you a drink.
Oradaki o dükkanda saatimi satın alıyorum.I'm buying my watch in that shop there.
Senin bir hokey takımı satın aldığını duydum.I heard that you bought a hockey team.
Biz sığırlar satın aldık ve onları kestik.We buy the cattle and slaughter them.
Tom bir satış elemanı olarak bir iş için başvurdu.Tom applied for a job as a salesman.
Tom bir kullanılmış araba satıcısı olarak işini kaybetti.Tom lost his job as a used car salesman.
Tom, üzerine bir ev inşa etmek için bir arazi satın aldı.Tom bought some land to build a house on.
Tom kendine bir araba satın alamaz.Tom can't buy himself a car.
Tom yazıcısı için üç paket mürekkep satın aldı.Tom bought three packages of ink for his printer.
Plan yarım milyon dolar değerinde hisseler satın almak.The plan is to buy half a million dollars worth of shares.
Acele ederseniz, satın almanız için hâlâ bazı seçim ögeleri kalmış olabilir.If you hurry, there still might be some choice items left for you to buy.
Bir ev satın alarak ne yapıyorsun?What are you doing buying a house?
O kadar pahalı bir ev satın alarak ne yapıyorsunuz?What are you doing buying a house that expensive?
Devamlı hayâlini kurduğun evi satın alabilseydin, ne olurdu?What if you were able to buy the house you've always dreamed of?
Eh, Tom, bana bir içki satın almak ister misin?Well, Tom, would you like to buy me a drink?
Herkese bir içki satın almamıza ne dersiniz?What do you say we buy everyone a drink?
Yasadışı silah satışı ile ilgili ne biliyorsunuz?What do you know about illegal weapon sales?
Satır aralarını okuyabilir misin?Can you read between the lines?
Sen Tom'a bir hediye satın aldın, değil mi?You bought Tom a gift, right?
Arabam satılık değil.My car isn't for sale.
Sanırım geçen hafta baktığımız o evi satın alacağız.I think we'll buy that house we were looking at last week.
Aşk satın alınamaz.Love can't be bought.
Şarap satıyor musun?Do you sell wine?
Başka bir şey satın alacak mısın?Are you going to buy anything else?
Bir şey satın aldın mı?Did you buy anything?
Arabanı kime satıyorsun?Who are you selling your car to?
Tom neden onu satın aldı?Why did Tom buy that?
Hangi kitapları satın aldın?What books did you buy?
Gümrüksüz satış mağazası nerede?Where is the duty-free shop?
O, bilgisayarı satın alıyor.He is buying the computer.
Yeni ürünün satışları beklentileri aştı.The new product's sales exceeded expectations.
Süt cam şişeler içinde satılıyordu.Milk was sold in glass bottles.
Bu kitap çok iyi satıyor.This book sells very well.
Kitaplarım çok iyi satıyor.My books sell very well.
Bu gece satıldık.We're sold out tonight.
Birkaç deneyimli satış elemanını işe almak istiyorum.We want to hire some experienced salespeople.
Bu hâlâ satılık mı?Is it still for sale?
Bu hâlâ satılık.It's still for sale.
Tom bu mahallede bir ev satın almak istiyor.Tom wants to buy a house in this neighborhood.
İhtiyacın olanı satın almak için o kadar çok paraya ihtiyacın olduğunu sanmıyorum.I don't think you need that much money to buy what you need.
Bir ev satın almak için yeterli paramız yok.We don't have enough money to buy a house.
Tom bir at satın aldı.Tom bought a horse.
Bu civarda gitar tellerini nerede satın alabilirim?Where can I buy guitar strings around here?
Tom Mary'nin onun almasını istediği giysiyi satın almadı.Tom didn't buy the dress Mary wanted him to buy her.
Tom yeni bir kulaklık seti satın aldı.Tom bought a new set of headphones.
Tom aradığım her şeyi satın almama yardım etti.Tom helped me buy everything I was looking for.
Tom'un hiç parası yoktu, bu yüzden hiç yiyecek satın alamadı.Tom didn't have any money, so he couldn't buy any food.
Sanırım biraz daha yiyecek satın alacağım.I think I'll buy some more food.
Birkaç havai fişek satın almak istiyorum.I want to buy some fireworks.
Bu kadar pahalı bir şeyi satın almayı göze alamam.I can't afford to buy anything that expensive.
O CD'yi satın alacağım.I'll buy that CD.
Gerçekten o arabayı satın alacak mısın?Are you really going to buy that car?
Yeni bir araba satın almak için yeterli paramız yok.We don't have enough money to buy a new car.
Gerçekten yeni bir araba satın almak istiyorum.I'd really like to buy a new car.
Ne kadar kumaş satın aldın?How much fabric did you buy?