satışlar ile cümle

satışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Peki, satışlar iyi gittiğine göre, fiyatı yükseltmeyi düşünmeye başlasam mı?Ale já si řeknu, nechávám ležet peníze na stole, protože rozprodávám mé cupcaky.
Peki, satışlar iyi gittiğine göre, fiyatı yükseltmeyi düşünmeye başlasam mı?Mas eu sou como, hey, eu estou deixando dinheiro na mesa, porque eu estou vendendo toda minha produção.
Peki, satışlar iyi gittiğine göre, fiyatı yükseltmeyi düşünmeye başlasam mı?もし、すこし販売価格を上げたら、どうなるでしょうか。
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylece tüm zamanların en iyi içeceklerden biri keşfedildi.
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylece tüm zamanların en iyi ikramlarından biri icat edilmiştir.
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylece tüm zamanların en serinletici içeçeklerinden biri icat edildi.
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylece tüm zamanların en serinletici içeceklerinden birini bulmuş oldu. Muhasebecisi Frank Robinson
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylelikle, dünyanın en harika içeceklerinden biri yaratılmış oldu.
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylelikle şimdiye kadar ki en serinletici içeceği buldu.
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Böylelikle tüm zamanların en iyi tatlarından biri kesfedildi
Revaçta olan bu içeceğin adı Atlanta'da kulaktan kulağa yayılırken, satışlar artmaya başladı.Doktor Pemberton'ın bu icadına Coca-Cola adını verme fikri, muhasebecisi Frank Robinson'a aitti.
Sadece işletmeler arası satışlarda değil, kimi zaman... ...işletmeden tüketiciye satışlarda da önem taşır.기업 상대의 영업뿐 아니라 때로는 소비자 상대의 영업에서도 중요합니다
Sadece işletmeler arası satışlarda değil, kimi zaman... ...işletmeden tüketiciye satışlarda da önem taşır.وايس فقط في مبيعات شركة لشركة، لكن أحيانًا في مبيعات شركة لعميل كذلك.
Sadece işletmeler arası satışlarda değil, kimi zaman... ...işletmeden tüketiciye satışlarda da önem taşır.消費者販売のビジネスにおいても重要です
Satışlar arttı.As vendas aumentaram.
Satışlar arttı.Aumentaron las ventas.
Satışlar arttı.Az eladások megnőttek.
Satışlar arttı.De verkoop zat in de lift.
Satışlar arttı.Die Verkaufszahlen stiegen.
Satışlar arttı.Försäljningen gick upp.
Satışlar arttı.매출이 오르게 되었죠.
Satışlar arttı.Les ventes ont augmenté.
Satışlar arttı.Le vendite sono salite.
Satışlar arttı.Prodaja se je povečevala.
Satışlar arttı.Sprzedaż wzrosła.
Satışlar arttı.Tržby išli hore.
Satışlar arttı.Tržby šly nahoru.
Satışlar arttı.Vânzările au crescut.
Satışlar arttı.Οι πωλήσεις ανέβηκαν.
Satışlar arttı.Продажбите се увеличиха.
Satışlar arttı.Продажи возросли.
Satışlar arttı.המכירות עלו.
Satışlar arttı.ارتفعت المبيعات.
Satışlar arttı.農家にも 真剣な取り組みで あることを伝えましたが
Satışlar büyüdükçe sirket de aynı zamanda daha da büyüyordu.De verkoop steeg en het bedrijf werd steeds groter.
Satışlar büyüdükçe sirket de aynı zamanda daha da büyüyordu.Seiring penjualan yang bertumbuh, perusahaan juga menjadi lebih besar.
Satışlar büyüdükçe sirket de aynı zamanda daha da büyüyordu.Wraz ze wzrostem sprzedaży, rosła i firma.
Satışlar büyüdükçe sirket de aynı zamanda daha da büyüyordu.Καθώς οι πωλήσεις αυξάνονταν η εταιρία επίσης γινόνταν μεγαλύτερη.
Satışlar büyüdükçe sirket de aynı zamanda daha da büyüyordu.ومع تعاظم حجم المبيعات، كذلك بدأ حجم الشركة بالنمو
Satışlarımızın 3 sene boyunca %17 düştüğü bir dip.3년동안 저희의 매출이 17퍼센트 감소했던 시기입니다.
Satışlarımızın 3 sene boyunca %17 düştüğü bir dip.Ein Einbruch, wo unsere Umsätze über eine Periode von 3 Jahren um 17 % sanken.
Satışlarımızın 3 sene boyunca %17 düştüğü bir dip.כשהמכירות שלנו במשך שלוש שנים ירדו ב-17 אחוזים.
Satışlarımızın 3 sene boyunca %17 düştüğü bir dip.واستمر هذا الهبوط لثلاثة سنوات حيث هبطت نسبة مبيعاتنا إلى 17%
Satışlarımızın 3 sene boyunca %17 düştüğü bir dip.売上高が17%落ちました しかし市場全体では36%の低下でした
Satışların % 18 i bu ayda olmuş. Bu % 18 diğer bütün yüzdelerden daha büyük. --Ahora con eso fuera del camino, vamos a pensar en sus preguntas:
Satışların hep 2000 TL'nın üzerinde olduğunu farz edin.A předpokládají, že tržby budou vždy víc než 2000 dolarů.
Satışların hep 2000 TL'nın üzerinde olduğunu farz edin.A predpokladajú, že tržby budú vždy viac ako 2000 dolárov.
Satışların hep 2000 TL'nın üzerinde olduğunu farz edin. Burası hiçbir zaman 0 olmayacak demek istemiş. .Zakładając że sprzedaż przekroczy 2000, czyli że ten składnik nie będzie równy 0.
Satışların hep 2000 TL'nın üzerinde olduğunu farz edin.E supor que eles estão sempre venda mais de US $2.000.
Satışların hep 2000 TL'nın üzerinde olduğunu farz edin.Y supón que siempre hay ingresos más que $2,000.
Satışların hep 2000 TL'nın üzerinde olduğunu farz edin.При положение, че стойността винаги надвишава $2000.
Satışların hep 2000 TL'nın üzerinde olduğunu farz edin.على افترض ان المبيعات تكون دائماً اعلى من 2,000$
Satışlarını reklam vererek değil dikkate değer bir şey yaparak katlamışlardı.De tredubblade inte försäljningen med annonsering, de gjorde det genom att göra något anmärkningsvärt.
Satışlarını reklam vererek değil dikkate değer bir şey yaparak katlamışlardı.Eles não triplicaram as vendas com publicidade, triplicaram a fazer algo notável.
Satışlarını reklam vererek değil dikkate değer bir şey yaparak katlamışlardı.Họ không nâng doanh số gấp 3 nhờ quảng cáo. họ làm được là do gây chú ý.
Satışlarını reklam vererek değil dikkate değer bir şey yaparak katlamışlardı.Hun verkoop verdrievoudigde niet met reclame, het verdrievoudigde door iets opmerkelijks te doen.
Satışlarını reklam vererek değil dikkate değer bir şey yaparak katlamışlardı.그들은 광고로서 판매량을 세 배로 늘린 것이 아닙니다. 오히려 새로운 접근과 아이디어로 '눈에 띄는' 효과를 만들어낸 것입니다.
Satışlarını reklam vererek değil dikkate değer bir şey yaparak katlamışlardı.Mereka tidak meningkatkan penjualan dengan iklan, mereka meningkatkanya dengan sesuatu yang menarik perhatian.
Satışlarını reklam vererek değil dikkate değer bir şey yaparak katlamışlardı.Nem reklámmal háromszorozták meg a forgalmukat, hanem azzal, hogy valami figyelemre méltót csináltak.
Satışlarını reklam vererek değil dikkate değer bir şey yaparak katlamışlardı.Neztrojnásobili prodej pomocí reklamy, ztrojnásobili ho tím, že udělali něco pozoruhodného.

İlgili Sayfalar