Ana içeriğe geç
Sözlük

satış yapmak ile cümle

satış yapmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
41
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Şu an dünyanın 180 ülkesinde satış yapmaktadır ve 20'den fazla ülkede fabrikaları vardır.It sells its products in over 180 countries and has offices in around 80 countries.
30 ülkede işletmeleri bulunmaktadır ve 130 ülkede satış yapmaktadır.Their wines began trading in 2004 and are sold in 30 countries.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.Either of you could move your cart towards the other to sell more ice cream.
Güral porselen yurtiçi ve yurtdışına da satış yapmaktadır.Mais c'est le nom « Port-Salut » qui sera retenu par les consommateurs ainsi qu'à l'étranger.
Ardından köy meydanına satış yapmak için gidecektir.Ne ordina, allora, al negozio vicino.
Şu an dünyanın 180 ülkesinde satış yapmaktadır ve 20'den fazla ülkede fabrikaları vardır.Oggi l'azienda è presente in tutto il mondo con filiali in più di 80 Paesi.
Bugün Puma fabrikasında 3200 işçi çalışmaktadır ve şirket 80'in üstünde ülkede satış yapmaktadır.Ad oggi Mrs. Fields ha circa 390 punti vendita negli Stati Uniti e più di 80 all'estero.
3- Web üzerinden ticari amaçlı site açıp satış yapmak.Ведутся переговоры о продаже трафика или сайта.
İnternet üzerinden de satış yapmaktadır.تسوق عبر الإنترنت.
Şu an Tide markası yaklaşık dünyanın 180 ülkesinde satış yapmakdadır.Atualmente o show é transmitido em mais de 180 países ao redor do mundo.
İnternet üzerinden de satış yapmaktadır.Ze startte de verkoop via het internet.
Şu an Tide markası yaklaşık dünyanın 180 ülkesinde satış yapmakdadır.Papierosy tej marki są sprzedawane w ponad 80 krajach świata.
Şu an Tide markası yaklaşık dünyanın 180 ülkesinde satış yapmakdadır.У даний час продукція компанії продається більш ніж у 80 країнах світу.
Güral porselen yurtiçi ve yurtdışına da satış yapmaktadır.Mosselpromin tuotteita myytiin kotimaassa ja ulkomailla.
30 ülkede işletmeleri bulunmaktadır ve 130 ülkede satış yapmaktadır.Det har kontorer i 41 land og er aktivt i ytterligere 30 land.
Şu an dünyanın 180 ülkesinde satış yapmaktadır ve 20'den fazla ülkede fabrikaları vardır.Produknya dijual di lebih dari 400 toko dan 20 negara di dunia.
3- Web üzerinden ticari amaçlı site açıp satış yapmak.3) Web cukup aman untuk transaksi.
Şu an Tide markası yaklaşık dünyanın 180 ülkesinde satış yapmakdadır.Serial ini telah berhasil terjual ke 180 wilayah.
İnternet üzerinden de satış yapmaktadır.ネット販売も行っている。
30 ülkede işletmeleri bulunmaktadır ve 130 ülkede satış yapmaktadır.거의 60개국에 양조장이 있으며, 120 개국에서 판매되고 있다.
30 ülkede işletmeleri bulunmaktadır ve 130 ülkede satış yapmaktadır.Izdelujejo ga v enajstih, prodajajo pa v 160 državah.
30 ülkede işletmeleri bulunmaktadır ve 130 ülkede satış yapmaktadır.Ji savo gaminius pardavinėja 130 šalyse.
Amaç sende olana ihtiyacı olanı insanlara satmak değil, amaç senin inandığına inanlara satış yapmaktır.다시 말씀드리지만, 목표는 그저 여러분들이 가진 것을 사람들에게 팔아치우는 것이 아니라 여러분들이 믿고 있는 바를 함께 믿고 있는 사람들에게 파는 것이에요.
Amaç sende olana ihtiyacı olanı insanlara satmak değil, amaç senin inandığına inanlara satış yapmaktır.自分が信じるものを信じる人に 売ることを目指すべきです 単に仕事を求めている人を 雇うのではなく
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.2人ともビーチの 真ん中まで来ることになる
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.Cada uno de vosotros podía mover su carrito hacia el otro para vender más helados.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.Cả hai đều không thể dời về phía người kia để bán được nhiều kem hơn nữa
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.Ciascuno di voi poteva spostare il carrello verso l'altro per vendere più gelato.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.Durch Aufeinanderzubewegen des Wagens könnte einer von euch mehr Eis verkaufen.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.Każdy z was mógł przemieścić swój wózek bliżej drugiego, aby sprzedawać więcej lodów.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.두 사람중 누구든 아이스크림을 팔러 움직일 수는 있지만
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.L'un de vous pourrait déplacer son chariot vers l'autre pour vendre plus de la crème glacée.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.Nenhum podia mover o carrinho na direção do outro para vender mais gelados.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.Oricare puteaţi să vă mutaţi toneta spre celălalt, ca să vindeţi mai mult.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.Ο καθένας σας μπορούσε να μετακινήσει τον πάγκο του προς τον άλλον για να πουλήσει πιο πολύ.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.Вы оба могли бы переместить лоток друг к другу, чтобы продать больше мороженого.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.כל אחד מכם היה יכול להזיז את העגלה שלו לכיוון השני כדי למכור יותר גלידה.
İkiniz de daha fazla satış yapmak için aracınızı diğerine yaklaştıramazdınız.لان كلاكما كان يمكن له أن يتحرك بعربته لكسب زبائن أكثر لبيع البوظة
Şimdi şunu anlamalısınız: mevcut müşterilere satış yapmak... ...yeni müşteri kazanmaktan çok daha ekonomiktir.여러분이 알아야 할 점은 기존 고객들에게 더 많이 파는 것이 새로운 고객을 확보하는 것보다 비용이 적게 든다는 겁니다
Şimdi şunu anlamalısınız: mevcut müşterilere satış yapmak... ...yeni müşteri kazanmaktan çok daha ekonomiktir.ولكن ما يجب عليك معرفته هو أن تفهم أن بيع منتجات أكثر لعملاء حاليين أرخص بكثير من استقطاب عملاء جدد
Şimdi şunu anlamalısınız: mevcut müşterilere satış yapmak... ...yeni müşteri kazanmaktan çok daha ekonomiktir.圧倒的に費用はかかりません ではさらなる売上につながる手法とは?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
satış yapmak ile cümle - satış yapmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App