Utah'taki tuz gölüne sarmal şeklinde yerleştirilmiş moloz ve topraktan oluşuyor. .V podstatě je to hlína a suť, která byla vytvarovaná do spirálovité formy v jezeře. V solném jezeře v Utahu.
Utah'taki tuz gölüne sarmal şeklinde yerleştirilmiş moloz ve topraktan oluşuyor. .За суттю це купа багна і гальки, що виставлена спіральною формою в озері, у це солоне озеро в Юті.
Ve biliyoruz ki bugün bir çeşit enflasyon sarmalına tehlikeli derecede yakınız.A my vieme že sme smrteľne blízko k inflačnej špirále.
Ve biliyoruz ki bugün bir çeşit enflasyon sarmalına tehlikeli derecede yakınız.A my víme, že jsme smrtelně blízko k inflační spirále.
Ve biliyoruz ki bugün bir çeşit enflasyon sarmalına tehlikeli derecede yakınız.Y sabemos que estamos peligrosamente cerca de una espiral inflacionaria.
Ve biliyoruz ki bugün bir çeşit enflasyon sarmalına tehlikeli derecede yakınız.سيحد ذلك من التضخم و نحن نعلم ان الصين قريبة جداً من خطر الوقوع في دوامة كبيرة من التضخم
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Aber in einer plastikverpackten und -verliebten Welt hat er auch dafür nicht viel Hoffnung.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Ale w świecie opartym na plastykowych opakowaniach, nawet na to nie ma zbyt wielkich nadziei.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.A plasty omotaný a zabalený svět tomu také nedává valnou naději.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Dan dalam dunia yang dibungkus plastik, dia juga tidak bisa berharap banyak.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.És egy műanyag- és csomagolásmániás világban, erre sem lát sok esélyt.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Et dans un monde conditionné et emballé dans le plastique, il n'a pas beaucoup d'espoir en cela non plus.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.그리고 플라스틱으로 뒤덮인 이 세상이 계속되는 한 그는 어떤 희망도 가질 수 없다고 합니다.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Maar in een in plastic gewikkelde en verpakte wereld, houdt hij ook hierop niet veel hoop over.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Ma in un mondo dove tutto è confezionato e imballato, nutre poche speranze anche su questo.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Mutta muoviin käärityssä ja pakatussa maailmassamme, hän ei pidä yllä toivoa siitäkään.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Num mundo embalado em plástico, ele também não tem muita esperança nisso.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Och i denna värld av plastförpackningar är inte det något han ser som möjligt.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Và trong một thế giới bọc nhựa, gói túi ni lông, ông cũng chẳng dám hi vọng nhiều vào điều đó.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Vo svete zabalenom v plaste však nevidí veľkú nádej ani pre toto riešenie.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Y en un mundo envuelto y empacado en plástico, el no alberga mucha esperanza.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Αλλά σε ένα κόσμο τυλιγμένο και συσκευασμένο σε πλαστικό, δεν διατηρεί και πολλές ελπίδες..
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.И в этом мире, который завернут и упакован в пластик, он не таит надежды даже на это.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.Но в свят, опакован с пластмаса, той няма голяма надежда това да се случи
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.ובעולם זה, העטוף וארוז בפלסטיק, אין הוא רואה תקווה רבה גם לכך.
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.وفي عالمم معلب ملفوف بالأكياس البلاستيكية. وهو لا يأمل بالكثير بهذا الخصوص
Ve plastikle sarmalanmış, paketlenmiş bir dünyada, onun bu çözümden de fazla umudu yok.彼はあまり希望も抱いていません ブライアンルーニーが
Yani bu bir RNA, DNA, tek ya da çift sarmallı RNA olabilir. .Ca peut être de l'ARN, de l'ADN, de l'ARN simple brin, de l'ARN double brin
Yani bu bir RNA, DNA, tek ya da çift sarmallı RNA olabilir. .Então pode ser um RNA, pode ser o DNA, poderia ser RNA de cadeia simples, dupla-hélice de RNA.
Yani bu bir RNA, DNA, tek ya da çift sarmallı RNA olabilir. .Es kann RNA sein, es könnte DNA sein, es könnte einzelsträngige RNA oder doppelsträngige RNA sein.
Yani bu bir RNA, DNA, tek ya da çift sarmallı RNA olabilir. .Może go stanowić RNA czy DNA, może to być pojedyncza nić RNA lub podwójna nić RNA.
Yani bu bir RNA, DNA, tek ya da çift sarmallı RNA olabilir. .Může to být RNA, může to být DNA, může to být jednovláknovál RNA, dvouvláknová RNA.
Yani bu bir RNA, DNA, tek ya da çift sarmallı RNA olabilir. .RNA일 수도 있고 DNA일 수도 있습니다 외가닥 RNA, 이중가닥 DNA 모두 가능합니다
Yani bu bir RNA, DNA, tek ya da çift sarmallı RNA olabilir. .Це може бути РНК або ДНК, це може бути одноланцюгова РНК, двоспіральна РНК.
Yani bu bir RNA, DNA, tek ya da çift sarmallı RNA olabilir. .בואו נצייר. והמצבור הגנטי הזה יכול להיות מספר דברים.
Yani bu bir RNA, DNA, tek ya da çift sarmallı RNA olabilir. .単一座礁させた RNA 二重鎖 RNA。 時々 単一の鎖のため彼らを書きますこれら 2 つのほとんど
Yani çitf sarmal sadece DNA'nın alacağı yapıyı ve şekli belirler.이중 나선 구조는 그저 DNA의 구조나 형태를 설명하구요.
Yani çitf sarmal sadece DNA'nın alacağı yapıyı ve şekli belirler.DNA を形作っていて、
Yani çitf sarmal sadece DNA'nın alacağı yapıyı ve şekli belirler.Eles correm em diferentes direções. Ele é chamado antiparalelo, para que eles rótulo as extremidades.
Yani çitf sarmal sadece DNA'nın alacağı yapıyı ve şekli belirler.הגדיל הכפול מתאר את המבנה
Yani çitf sarmal sadece DNA'nın alacağı yapıyı ve şekli belirler.إذاً الحلزون المزدوج يصف التركيب
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Beeld je in dat het helemaal is ingepakt.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Concíbanlo todo envuelto.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Donc visualisez à quoi il ressemble tout emballé.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Föreställ dig hur den ser ut inslagen.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Hãy hình dung nó được gói lại như thế này
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Imaginaţi-vă cum arată ambalat.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Jadi bayangkan hadiah itu seluruhnya terbungkus.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Képzeljék el, hogy néz ki teljesen becsomagolva.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.전부 포장이 된 것처럼 보이는 것을 마음속에 그려보십시오.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Predstavljajte si, kako izgleda zavito.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Predstavte si, ako vypadá, keď je zabalený.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Představte si jak vypadá zabalený.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Quindi provate a immaginarlo ben incartato.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Så forestil dig hvordan den vil se ud pakket ind.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Stellen Sie sich vor, wie es eingepackt aussieht.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Więc wyobraźcie sobie, jak to wygląda całe zapakowane.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Φανταστείτε το σε συσκευασία δώρου.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.И си го представете как изглежда целия опакован.
Yani hayal et sarılıp sarmalandığında neye benzedigini.Представьте его красиво упакованным.