sarayı ile cümle
sarayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hafıza sarayı, bu hafıza teknikleri, bunlar sadece kısayollar.Paměťový palác a další techniky jsou jen zkratky.
Hafıza sarayı, bu hafıza teknikleri, bunlar sadece kısayollar.Το παλάτι της μνήμης, αυτές οι τεχνικές της μνήμης, είναι απλά συντομεύσεις.
Hafıza sarayı, bu hafıza teknikleri, bunlar sadece kısayollar.Дворец памяти и другие приёмы запоминания — это всего лишь мелкие хитрости.
Hafıza sarayı, bu hafıza teknikleri, bunlar sadece kısayollar.Дворецът на запомняне, тези техники за запомняне, те са просто подсказки.
Hafıza sarayı, bu hafıza teknikleri, bunlar sadece kısayollar.ארמון הזכרון, טכניקות הזכרון הללו הן רק קיצורי-דרך
Hafıza sarayı, bu hafıza teknikleri, bunlar sadece kısayollar.قصر الذاكرة وتقنيات الذاكرة هذه هي فقط اختصارات
Hafıza sarayı, bu hafıza teknikleri, bunlar sadece kısayollar.近道にすぎません いや 近道ですらありません
Hemen sarayı terk et.Hagyja el a palotát azonnal.
Hemen sarayı terk et.Φύγε από το παλάτι αμέσως.
Hemen sarayı terk et.غادر القصر حالا
Hepsi planlanmıştı. Çok geçmeden, başkanlık sarayı taraf değiştiren ordu tarafından kuşatılmıştı.El Palacio presidencial fue rodeado rápidamente de oficiales del ejercito renegados
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.A Ezechiáš dal všetko striebro, ktoré sa našlo v dome Hospodinovom a v pokladoch domu kráľovho.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.Also gab Hiskia all das Silber, das im Hause des HERRN und in den Schätzen des Königshauses gefunden ward.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.Assim deu Ezequias toda a prata que se achou na casa do Senhor e nos tesouros da casa do rei.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.És Ezékiás oda adott minden ezüstöt, a mely találtatott az Úr házában és a király házának kincsei között.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.Ê - xê-chia nộp cho người các bạc ở trong đền Ðức_Giê - hô-va và trong kho_tàng của cung vua .
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.Ê-xê-chia nộp cho người các bạc ở trong đền Ðức Giê-hô-va và trong kho tàng của cung vua.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.Ezechia a dat tot argintul care se afla în Casa Domnului şi în vistieriile casei împăratului.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.Ezechia consegnò tutto il denaro che si trovava nel tempio e nei tesori della reggia
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.I dal Ezechiáš všecky peníze, kteréž jsou nalezeny v domě Hospodinově a v pokladích domu královského.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.In Ezekija mu je dal vse srebro, ki se je našlo v hiši GOSPODOVI in v zakladih kraljeve hiše.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.Ja Hiskia antoi kaikki rahat, mitä Herran temppelissä ja kuninkaan linnan aarrekammioissa oli.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.히스기야가 이에 여호와의 전과 왕궁 곳간에 있는 은을 다 주었고
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.Och Hiskia gav ut alla de penningar som funnos i HERRENS hus och i konungshusets skattkamrar.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.Og Esekias gav alt det sølv som fantes i Herrens hus og i skattkammerne i kongens hus.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.og Ezekias udleverede alt det Sølv, der var i HERRENs Hus og i Skatkamrene i Kongens Palads.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.И Езекия му даде всичкото сребро, което се намери в Господния дом и в съкровищницата на царската къща.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.И отдал Езекия все серебро, какое нашлось в доме Господнем и всокровищницах дома царского.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.ויתן חזקיה את כל הכסף הנמצא בית יהוה ובאצרות בית המלך׃
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.فدفع حزقيا جميع الفضة الموجودة في بيت الرب وفي خزائن بيت الملك.
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.希 西 家 就 把 耶 和 華 殿 裡 、 和 王 宮 府 庫 裡 所 有 的 銀 子 、 都 給 了 他
Hizkiya RABbin Tapınağında ve kral sarayının hazinelerinde bulunan bütün gümüşü ona verdi.希西家 就 把 耶和華 殿裡 、 和 王宮府 庫裡 所有 的 銀子 、 都 給 了 他
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.그 후에 아브라함이 그 아내 사라를 가나안 땅 마므레 앞 막벨라 밭 굴에 장사하였더라(마므레는 곧 헤브론이라)
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.Sesudah itu Abraham menguburkan Sara istrinya di dalam gua Makhpela di tanah Kanaan
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.ואחרי כן קבר אברהם את שרה אשתו אל מערת שדה המכפלה על פני ממרא הוא חברון בארץ כנען׃
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.وبعد ذلك دفن ابراهيم سارة امرأته في مغارة حقل المكفيلة امام ممرا التي هي حبرون في ارض كنعان.
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.此 後 、 亞 伯 拉 罕 把 他 妻 子 撒 拉 埋 葬 在 迦 南 地 幔 利 前 的 麥 比 拉 田 間 的 洞 裡 、 幔 利 就 是 希 伯 崙
İbrahim karısı Sarayı Kenan ülkesinde Mamreye -Hevrona- yakın Makpela Tarlasındaki mağaraya gömdü.此後 、 亞伯拉罕 把 他 妻子 撒拉 埋葬 在 迦南 地幔 利 前 的 麥比拉 田間 的 洞裡 、 幔利 就是 希伯崙
# İçeride çok güçlü bir şey var... # Yüzbinlercesi sarayı kuşattı, Chávez'in dönmesini talep ettiler.Cientos de miles rodearon el palacio exigiendo el retorno de Chávez.
# İçeride çok güçlü bir şey var... # Yüzbinlercesi sarayı kuşattı, Chávez'in dönmesini talep ettiler.Setki tysięcy ludzi otoczyły pałac domagając się powrotu Chaveza
# İçeride çok güçlü bir şey var... # Yüzbinlercesi sarayı kuşattı, Chávez'in dönmesini talep ettiler.Stotisoči so obkolili palačo in zahtevali vrnitev Huga Chaveza.
# İçeride çok güçlü bir şey var... # Yüzbinlercesi sarayı kuşattı, Chávez'in dönmesini talep ettiler.Стотици хиляди заобикалят президентската сграда, искайки връщането на Чавес.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Anche nella costruzione del Palazzo Imperiale, hanno sempre lasciato qualcosa di incompleto.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Bahkan ketika mereka membangun Istana kerajaan, mereka selalu membiarkan sebuah tempat tidak selesai.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Chiar şi la construcţia Palatului Imperial au lăsat un loc neterminat.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Incluso construyendo el Palacio Imperial, siempre dejan un lugar inacabado.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.그래서, 심지어는 제국의 궁전을 지을 때도 한 부분을 미완성 상태로 둔답니다.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Még amikor a császári palotát építették. ott is mindig valamit befejezetlenül hagytak.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Même en construisant le Palais Impérial, ils ont toujours laissé un endroit inachevé."
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Nawet przy budowie Pałacu Cesarskiego, zawsze zostawia się coś niedokończonego".
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Selbst wenn sie einen kaiserlichen Palast errichten, lassen sie immer einen Bereich unvollendet.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Zelfs bij de bouw van het Keizerlijk Paleis laten ze altijd één plaats onaf.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Ακόμη κι όταν έχτιζαν το Αυτοκρατορικό Παλάτι πάντα άφηναν ένα κομμάτι ατελές.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Даже при строительстве императорского дворца, обязательно что-то остается незаконченным.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Дори когато строят императорския дворец, те винаги оставят едно място незавършено.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Навіть при будівництві імператорського палацу, вони завжди залишають одне місце незавершеним".
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.אפילו כשבונים את ארמון הקיסר תמיד משאירים מקום אחד לא גמור"
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.حتى خلال بناء القصر الإمبراطوري، فإنهم يدعون قطعة غير كاملة.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.常に一箇所 未完成の場所を残します でも私がもし建物をひとつ選んで
İMPARATORUN SARAYIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
İlgili Sayfalar