Ana içeriğe geç
Sözlük

saran ile cümle

saran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
9 Ekim sabahı saat 7'de Yunan piyadesi Sarantaporo'ya saldırısına başladı. 1., 2. ve 3.At 7 a.m. on 9 October, the Greek infantry began its assault on Sarantaporo.
Sarantaporo'daki Yunan zaferi, Serfiçe ve Kozana'nın Yunanlılarca ele geçirilmesinin yolunu açtı .The Greek victory at Sarantaporo opened the way for the capture of Servia and Kozani.
Mirkan geride kaldı ve etrafını saran IŞİD militanlarına saldırdı.Mirkan stayed behind, attacking ISIL militants as they surrounded her.
Erişim tarihi: 14 November 2015. ↑ Singh A, Sarangi D (2003).Retrieved 14 November 2015. ↑ Singh A, Sarangi D (2003).
Ünlü kadın oyuncu Susan Sarandon'un ilk eşidir.Die Hauptrolle verkörperte Susan Sarandon.
Sokak ortasında çevresini saran kalabalık tarafından dövüldükten sonra taşlanarak öldürülmüştür.Er war auf der Straße zusammen geschlagen worden, nachdem ein Drogendeal geplatzt war.
Büyük yaş ölümün etrafını saran bir adadır.Le grand âge est une île entourée par la mort.
Arka tarafını çepedçevre saran dağlar, önünde ise ucu bucu görülmedyedn yeşil ovalar sarmış.Sur celle de Riom-ès-Montagnes : la cascade du Marais de la Prade ; la cascade de la Ribeyrette.
Ancak, şâhın ölümünün etrafını saran şartlar net değildir.Les circonstances qui entourent sa mort sont obscures.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan nació en Udaipur y aprendió tocar el sarangi cuando era joven.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.La Puerta del Sol fue en sus orígenes uno de los accesos de la cerca que rodeaba Madrid en el siglo XV.
"Moonlight Mile" filminde Dustin Hoffman ve Susan Sarandon ile birlikte oynadı.En la misma película compartió cartel con Dustin Hoffman y Susan Sarandon.
Santuzza hemen baygınlık geçirir; Lucia etrafını saran köylü kadınların kolları arasına yığılıp kalır.Santuzza se desmaya y Mamma Lucía se desvanece en los brazos de las mujeres del pueblo.
Plüton'un atmosferi, cüce gezegenin etrafını saran bir gaz tabakasıdır.La atmósfera de Plutón es la tenue capa de gases que rodea a Plutón.
Rincon Dağları Tucson vadisinin etrafını saran beş sıradağdan biridir.La sierra del Rincón es una de las cinco sierras que rodean al valle de Tucson.
Tayt bacakları sıkı saran bir pantolon türüdür.Son un tipo de calzado que se adapta muy bien a los pies.
Köy ismini tüm mahallesi saran dereden almıştır.Luego, la capilla dio nombre a toda la zona.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.Irene nacque in una nobile famiglia di Atene chiamata Saratanpechos.
Saranoia genellikle değnek kullanır.Ranma è generalmente senza paure.
Meyve çekirdeğini saran unumsu,pofuduk bir yüzey meyvenin etsi kısmını oluşturur.Per l'allegagione dei frutti è necessario il polline di una pianta diversa.
Yarışma 26 - 29 Aralık 2010 tarihleri arasında Saransk'da yapılacaktır.Турнир прошёл с 26 по 29 декабря 2010 года в Саранске.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.ولدت أيرين لعائلة اليونان نبيلة من أثينا، عائلة سارانتيبشو (Sarantapechos).
Saranac Lake, New York'ta toparlandıktan sonra Barnard College'ta 1924 ve 1925'te birkaç dönem eğitim gördü.وبعد أن تعافت من ذاك المرض في سارانك ليك بنيويورك، حضرت فصلين دراسيين في كلية بارنارد في عامي 1924 و 1925.
Plüton'un atmosferi, cüce gezegenin etrafını saran bir gaz tabakasıdır.A atmosfera de Plutão é uma tênue camada de gases ao redor do planeta.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan nasceu em Udaipur e aprendeu a tocar o sarangi como adolescente.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.Irene nasceu numa família grega nobre de Atenas chamada Sarantapeco.
Ünlü kadın oyuncu Susan Sarandon'un ilk eşidir.Sua atriz favorita é Susan Sarandon.
Etrafını saran yüksek ağaçlar arasına saklanmış gibi durmaktadır.É rodeada de areais e encontra-se aninhada entre altas montanhas.
Bazı virüsler, viral kapsitlerini saran ve viral zarf denen bir yapıya sahiptirler.Envelope Alguns vírus têm uma bolha de gordura que recobre o vírion.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan werd geboren in Udaipur en leerde al op jonge leeftijd sarangi spelen.
Plaza Mayor’u saran revakların altında birçok geleneksel ve eski mağaza ve kafe yer almaktadır.Het Plaza Mayor heeft een cirkel oude en traditionele winkels en cafés onder de galerijen.
Sarnath kelimesinin türetildiği Saranganath, "geyiklerin efendisi" anlamına gelir.De naam Sarnath komt van Saranganath, wat heerser van de herten betekent.
Tilbe Saran İstanbul'da doğdu.Sertab Erener is geboren in Istanboel.
Köy ismini tüm mahallesi saran dereden almıştır.Het poortgebouw gaf zijn naam aan de hele steeg erachter.
Filmin başrollerinde Tim Curry, Susan Sarandon ve Barry Bostwick yer aldı.W główne role wcielili się Tim Curry, Susan Sarandon i Barry Bostwick.
Etrafını saran yüksek ağaçlar arasına saklanmış gibi durmaktadır.Przez wieś biegnie długa szosa, ukryta pośród wysokich drzew.
İnsan vücudunu saran kötü ruhlar, orada ağrı ve sızı meydana getirirler.Dusze ludzi bogobojnych są pozostawione w spokoju i mogą oczekiwać na Sąd Ostateczny.
Sarnath kelimesinin türetildiği Saranganath, "geyiklerin efendisi" anlamına gelir.Sarnath jest skróconą wersją wyrażenia Saranganath, które oznacza dosłownie "Władcę Jeleni".
Saran Holding, İstanbul merkezli holding kuruluşu.Jan Bernad, na bazie Ośrodka Szkoleniowego WZWet.
Avı saran ilmek sıkışarak hayvanı havaya kaldırır.Słysząc nadchodzących myśliwych, przepędza zwierzę.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan föddes i Udaipur och lärde sig spela sarangi i tidig ålder.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.Puerta del Sol var ursprungligen en port i stadsmuren som omgärdade Madrid på 1400-talet.
FK Mordoviya Saransk kulübüne ev sahipliği yapmaktadır.Arenan är FC Mordovia Saransks hemmaarena.
Sarantaporo Glikovo adında bir Slav yerleşimi olarak kurulmuştur.Han dyrkar en romersk ormgud vid namn Glykon.
Etrafını saran yüksek ağaçlar arasına saklanmış gibi durmaktadır.Разом з Шукачем вони ховаються всередині величезного дерева.
Plüton'un atmosferi, cüce gezegenin etrafını saran bir gaz tabakasıdır.Склад атмосфери Юпітера подібний до складу всієї планети в цілому.
Plaza Mayor’u saran revakların altında birçok geleneksel ve eski mağaza ve kafe yer almaktadır.Plaza Mayor má pod svými portiky řadu kaváren a tradičních starých obchodů.
FK Mordoviya Saransk kulübüne ev sahipliği yapmaktadır.Domácí zápasy zde bude hrát fotbalový klub FK Mordovija Saransk.
Ünlü kadın oyuncu Susan Sarandon'un ilk eşidir.Byl dlouholetým partnerem herečky Susan Sarandonové.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.Na místě dnešního Puerta del Sol se v 15. století nacházela jedna z mnoha bran madridského opevnění.
Daha sonra Saran Grubunu kurmuş ve tanınmış birçok markanın temsilciliklerini üstlenmiştir.Popsal její strukturu a označil některé její čelné představitele.
İrini Atina'da yaşayan bir soylu aileye, Sarantapechos ailesine mensuptu.Irina s-a născut într-o familie de nobili din Atena, familia Sarantapechos.
Narayan Udaipur'da doğdu ve sarangi çalmayı çocukluk çağında öğrendi.Narayan s-a născut în Udaipur și a învățat să cânte la sarangi de la o vârstă fragedă.
Filmin başrollerinde Tim Curry, Susan Sarandon ve Barry Bostwick yer aldı.Din distribuția filmului fac parte Tim Curry, Susan Sarandon și Barry Bostwick.
Bu çılgınca büyüme 1873'te bütün dünyayı saran ekonomik bunalımla sona erdi.La nivel national panica din 1873 , de asemenea, încetinit de redresare economică.
En belirgin sembol heykeli tamamen saran melek kanatlarıdır.Fațada principală este încununată de statui de îngeri.
Yapının bu katında, yapıyı dıştan saran bir koridor da bulunur.Az épület kívül-belül egy gondolatot kell, hogy sugározzon.
Filmin oyuncu kadrosunda Catherine Hicks, Chris Sarandon, Alex Vincent ve Brad Dourif yer almaktadır.A főbb szerepekben Catherine Hicks, Chris Sarandon, Alex Vincent és Brad Dourif látható.
Puerta del Sol, onbeşinci yüzyıldan kalma Madrid'i saran şehir duvarlarının kapılarından biriydi.Puerta del Sol oli alun perin yksi Madridia 1400-luvulla ympäröineen muurin porteista.
Yerküreyi saran gaz kütlesine atmosfer adı verilmektedir.Maan kaasukehää kutsutaan ilmakehäksi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod