sar ile cümle
sar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şarkıcının güzel bir opera sesi var, ama gençlerin onu tutacağını sanmıyorum.The singer has a good opera voice, but I don't think he'll catch on with young people.
Bu bir sonraki şarkıyı gelin ve damada ithaf etmek istiyorum.I'd like to dedicate this next song to the bride and groom.
Tom Mary'den daha iyi şarkı söyledi.Tom sang better than Mary.
Tom Maria'dan daha iyi şarkı söyledi.Tom sang better than Mary.
Tom, Mary'den daha iyi şarkı söyledi.Tom sang better than Mary did.
Şimdi bir sonraki sayım için, Senin için babamdan öğrendiğim bir şarkıyı çalacağım.Now for my next number, I'd like to play a song for you that I learned from my father.
Sana bir şarkı söylemek istiyorum.I'd like to sing you a song.
Bir karaoke barda asla şarkı söylemeyeceğim.I'll never ever sing in a karaoke bar.
Ona ilk kez sarıldığımda Tom'un yüzündeki ifadeyi asla unutmayacağım.I'll never forget the look on Tom's face the first time I hugged him.
Tom o şarkıyı grubu ile söylerdi.Tom used to sing that song with his band.
Tom benim için şarkılar yazardı.Tom used to write songs for me.
Bir şarap daha açacağım.I'll open some more wine.
Tom'un babası onun şarap içmesine izin vermiyor.Tom's father doesn't allow him to drink wine.
Seni şimdiye kadar bu kadar sarhoş gördüğümü sanmıyorum.I don't think I've ever seen you this drunk before.
Tom şarkı söylemede oldukça iyidir.Tom is pretty good at singing.
Tom şarkı söylemeye hazırlanıyor.Tom is getting ready to sing.
Bu şarkının tüm sözlerini bildiğimi sanmıyorum.I don't think I know all the lyrics to this song.
Tom'un şarkı söyleme tarzını sevmiyorum.I don't like the way Tom sings.
Tom sınıfımızdaki en iyi şarkıcıdır.Tom is the best singer in our class.
Tom bizim için Fransızca bir şarkı söyledi.Tom sang a French song for us.
Pencereden dışarı sarktım.I leaned out of the window.
Bu imaj ilk defa sarsılıyor.This image is being shaken for the first time.
Radyoda "Apologize" adlı bir şarkının çaldığını duydum.I heard a song called "Apologize" on the radio.
Radyoda "Apologize" denilen bir şarkı duydum.I heard a song called "Apologize" on the radio.
Şartlı olarak tahliye edildim.I'm on parole.
Bir sarılmaya ihtiyacın var mı?Do you need a hug?
Hiç Fransızca şarkı biliyor musun?Do you know any French songs?
Onun sarkıkları var.She has a roll.
Onlar için şarkı söylemem.I don't sing to them.
Ekonomi tekrar sarsıntıya girdi.The economy is in turmoil once again.
Mary'nin Tom'la bu anlaşmayı imzalaması şart mıydı?Did Mary have to sign this agreement with Tom.
Sadece bir sarhoşla evlenmek istemiyorum.I simply don't want to be married to a drunk.
Menüyü ve şarap listesini alabilir miyim?May I have the menu and the wine list?
Sen çok iyi şarkı söylemiyorsun.You don't sing very well.
Şarkılarımı kendim yazdım.I wrote my songs myself.
Tom buzdolabında dört litrelik ucuz şarap variline sahiptir.Tom has a four-liter box of cheap wine in his fridge.
Annemin duşta şarkı söylediğini duydum.I heard my mother singing in the shower.
O şarkı söyleyebilir.He can sing.
O, şarkı söyleyebilir.She can sing.
O, şarkı söylemeye çalışıyor.He is trying to sing.
Tom bir şarap üreticisidir.Tom is a winemaker.
Tom Mary'ye sarılıyor.Tom hugs Mary.
Ben iyi şarkı söylerim.I sing well.
Oldukça iyi bir şarkıcı olduğumu düşünüyorum.I think I'm a pretty good singer.
Oldukça iyi şarkı söyleyebildiğimi düşünüyorum.I think I can sing fairly well.
Onlar sek beyaz şarap içiyorlardı.They were drinking dry white wine.
Beyaz şarap daha soğuk olmalı.The white wine should be colder.
Noel şarkılarını severim.I love Christmas songs.
O, Simon ve Garfunkel şarkılarını söyledi.He sang Simon and Garfunkel songs.
O, Simon ve Garfungel şarkılarını söyler.He sings Simon and Garfunkel songs.
Sarhoş bir TV sunucusu, canlı yayın esnasında istifra etti.A drunk TV presenter vomited during a live broadcast.
Sana sarılmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to hug you.
Maalesef bu şarkının sözlerini bulamıyorum.Unfortunately I can't find the lyrics for this song.
Ne yazık ki bu şarkının güftesini bulamıyorum.Unfortunately I can't find the lyrics for this song.
Tom nasıl şarkı söyleyeceğini bilmiyor.Tom does not know how to sing.
Sanırım, seni daha önce hiç bu kadar sarhoş görmedim.I think I've never seen you so drunk before.
İngilizcede sigara böreğine neden "bahar sarması" dendiğini biliyor musun?Do you know why spring rolls are called spring rolls?
Sarhoş olduğu zaman kendini kaybeder.He loses self-control when he's drunk.
Sarhoş olduğu zaman iradesini kaybeder.He loses self-control when he's drunk.
Sarhoşken hâkimiyetini kaybeder.He loses self-control when he's drunk.