Tom Mary'ye sarılmak istiyor.Tom wants to hug Mary.
Tom sokakta yatan bir sarhoşu fark etti.Tom noticed a drunk lying in the street.
Kızım beyin sarsıntısı geçirdi.My daughter had a concussion.
Tom dün gece kesinlikle sarhoştu.Tom certainly was drunk last night.
Bir gökkuşağı kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit ve mordan oluşur.A rainbow consists of red, orange, yellow, green, blue, indigo and violet.
Tom tekerlekli bir sedyeye sarılı uyandı.Tom woke up strapped to a gurney.
O gerçekten birayı ve her gün sarhoş olmayı seviyor.He really loves beer and gets drunk every day.
Ben sarışın, mavi gözlü bir Avrupalı kadın bulmak istiyorum.I want to find a blonde, blue-eyed European woman.
O, sarı evde yaşıyor.He lives in the yellow house.
Kuzenimin sarışın kıvırcık saçları var.My cousin has blonde curly hair.
Tüm sarışınlar aptal değildir.Not all blondes are stupid.
Annem erkek kardeşime sarı bir şemsiye aldı.My mother bought my brother a yellow umbrella.
Sarhoş erkekler kulüpteki kadınlara yönelik aşağılayıcı yorumlar yapıyorlardı.The drunken men made derogatory remarks toward the women in the club.
Tom sarhoş ve çıplak şekilde sokaklarda koşuyordu.Tom was running around the streets drunk and naked.
Bugün Cuma! Sarhoş olma zamanı.It's Friday! Time to get drunk.
Yaprak bitleri yaprakları sarartıyor.The aphids are making the leaves turn yellow.
Bu, Mary'ye ilk sarılışım.This is the first time I've hugged Mary.
idrarın ne renk; Berrak, koyu sarı, kırmızımsı veya bira gibi kahverengi mi?What color is your urine: clear, dark yellow, reddish, or brown like beer?
Onu sarhoşken yaptı.He did it while he was drunk.
O, sarhoşken onu yaptı.He did it while he was drunk.
O sarhoşken onu yaptı.He did it while she was drunk.
Neden artık o bana sarılmıyor?Why doesn't she hug me anymore?
Sarışınları mı yoksa esmerleri mi tercih edersin.Do you prefer blondes or brunettes?
Belli ki Tom sarhoş.Tom is obviously drunk.
Sarhoş olalım.Let's get drunk.
"Yüksek voltaj" diyen tüm işaretler çoğu kez sarıdır.Signs that say "high voltage" are often yellow.
Ben çok sarhoşum.I'm too drunk.
O çok sarhoş.He's too drunk.
Gerçekten bana sarılmanı istiyorum.I really want you to hug me.
Birbirinize sarılmanızı istiyorum.I want you to give each other a hug.
Tom sarhoş.Tom's drunk.
Ben sarhoşum.I'm plastered.
O benim aptal bir sarhoş olduğumu düşünüyor.She thinks I'm a stupid drunk.
Tom'a sarıl.Hug Tom.
Belli ki sarhoşsun.You're obviously drunk.
Oldukça sarhoşsun.You're quite drunk.
Gerçekten sarhoşsun.You're really drunk.
Tom sarhoştu.Tom was drunk.
Sarhoş olma.Don't get drunk.
Patlama, zemini sarstı.The explosion shook the ground.
Bir sarılma iyi olurdu gerçekten.I could really use a hug.
Sarılmak gerçekten iyi gelecek bana.I could really use a hug.
Bu elma sarı mı?Is this apple yellow?
Onun platin sarısı saçları var.She has platinum blonde hair.
Gerçekten bir sarılmaya ihtiyacım var.I really need a hug.
Bir park bankında genç bir çiftin sarıldığını gördüm.I saw a young couple cuddling on a park bench.
Tom omuzunu sarstı.Tom dislocated his shoulder.
Arkeologlar, Kral Davud'un(Davud peygamber) sarayını bulduklarını düşünüyorlar.The archeologists think that they have discovered King David's palace.
Tom partideki tek sarhoş kişiydi.Tom was the only one drunk at the party.
Tom ve Mary muhtemelen sarhoşlar.Tom and Mary are probably drunk.
Tom nazikçe Mary'ye sarıldı.Tom gently hugged Mary.
Tom yaralarını sardı.Tom dusted himself off.
Tom bir sarhoştu.Tom was a drunk.
Dün gece sarhoş oldum ve aptalca bir şey yaptım.I got drunk last night and did something stupid.
Sarhoş insanlar sık sık aptalca şeyler yapar.Drunk people often do stupid things.
Sarhoş insanlar sık sık aptalca şeyler yaparlar.Drunk people often do stupid things.
Tom 2.30'dan beri içki içiyor ve daha şimdiden biraz sarhoş.Tom has been drinking since 2:30 and is already a little drunk.
Adam, kollarında bir havluya sarılmış bir tavşan taşıyordu.The man carried a rabbit wrapped in a towel in his arms.
Toplardan bazıları sarı.Some of the balls are yellow.
Sarhoş olduğumu düşünüyorum.I think I'm drunk.