sarısı ile cümle

sarısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Kız kardeşlerin her ikisi de sarışınlar.The sisters are both blondes.
Yeşil giyinmiş, o uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biliyor musun?Do you know who that tall blonde girl in green is?
Kızım yumurta sarısını seviyor.My daughter likes egg yolks.
O, sarışın bir kız.She is a blonde girl.
O, bir uzun ince sarışındı.She was a tall, slender blonde.
O sarışın.He's blond.
O sarışın bir kız.She's a blonde girl.
Yumurta sarısı sarıdır.Yolks are yellow.
Her iki kız kardeş sarışındır.Both sisters are blondes.
Sarışınlar diğer saç rengine sahip kadınlardan % 7 daha fazla kazanırlar.Blondes earn 7% more than women with any other hair color.
Yumurta sarısı yemek gerçekten o kadar sağlıksız mi?Is eating egg yolks really that unhealthy?
Tom'un yumurta sarısı yiyip yemediği kimin umrunda?Who cares whether Tom eats egg yolks or not?
Eskiden sarışın ve yanık tenli olduğuna inanamıyorum.I cannot believe you used to be blonde and tanned.
Ben sarışın, mavi gözlü bir Avrupalı kadın bulmak istiyorum.I want to find a blonde, blue-eyed European woman.
Bozhena oldukça sarışın; o bizim okuldaki en güzel kızdır.Bozhena is a pretty blonde; she is the prettiest girl in our school.
Kuzenimin sarışın kıvırcık saçları var.My cousin has blonde curly hair.
Tüm sarışınlar aptal değildir.Not all blondes are stupid.
Tom sarışınları sever.Tom likes blondes.
Sarışın kızın gerçekten güzel bir göğüs dekoltesi var.The blonde girl has a really nice cleavage.
Mary sarışın saçlı oğlana aşık.Mary is in love with the boy with blond hair.
Ben doğal sarışınım.I'm a natural blonde.
Sarışınları mı yoksa esmerleri mi tercih edersin.Do you prefer blondes or brunettes?
O, aptal bir sarışın.She's a dumb blonde.
O mavi gözlü, uzun boylu, heykel gibi sarışın.She's a tall, statuesque blonde with blue eyes.
Karın sarışın mı yoksa esmer mi?Is your wife a blonde or a brunette?
Tom bir sarışın.Tom is a blond.
Onun platin sarısı saçları var.She has platinum blonde hair.
Almanların çoğu sarışın ve mavi gözlüdür.Many Germans have blonde hair and blue eyes.
Yumurta sarısı önemli A vitamini kaynaklarından biridir.Egg yolk is one of the major sources of vitamin A.
Yumurta sarısını yumurtadan çıkardı.She removed the yolk from the egg.
O sarışın ve zayıf.She's blond and slim.
Mary sarışındır.Mary is blonde.
Bu uzun boylu sarışın adam kim?Who is this tall blond man?
Çocukken sarışındım.When I was little, I was blonde.
Beyefendiler sarışınları tercih eder.Gentlemen prefer blondes.
Doğal bir sarışın mısın?Are you a natural blonde?
Öğretmenin genç kızı büyük mavi gözlü sarışın bir güzeldi.The teacher's young daughter was a beautiful blonde with big blue eyes.
Bu sabah yediğim yumurtaların her ikisinin de iki sarısı vardı.The eggs I ate this morning both had two yolks.
Tabii ki sarışınım.I am blonde, of course.
Gerçekten bir sarışın mısın?Are you really a blonde?
Erkek kardeşi esmer olduğunda onun nasıl bu kadar sarışın olduğunu anlayamıyorum.I can't understand how she can be so fair when her brother is swarthy.
Tom'un uzun altın sarısı saçı var.Mary has long golden hair.
O gerçek bir sarışın mı?Is she a real blonde?
Mary gerçek bir sarışın mı?Is Mary a real blonde?
Güzel sarışın plajda güneşleniyordu.The beautiful blonde was sunbathing on the beach.
Yumurta sarısını severim.I love egg yolks.
Ben kirli sarışınım.I am dirty-blond.
Sarışınlar aptal değildir.Blondes aren't dumb.
Sen doğal olarak sarışın mısın?Are you naturally blonde?
Yumurta sarısı omleti yapıyorum. Biraz ister misin?I'm making an egg yellows omelet. Do you want some?
Tom sarışınları tercih eder.Tom prefers blondes.
Maria sarışın biridir.Maria is the blonde one.
Maria sarışın olan.Maria is the blonde one.
Sarışın olan Maria.Maria is the blonde one.
Kızım sarışın.My daughter is blonde.
Yumurta beyazlarını yumurta sarısının içine katlayın.Fold the egg whites into the egg yolks.
Duvara çarpan arabanın şoförü sarışın bir kadındı.The driver of the car that crashed into the wall was a blonde woman.
Sarışınlardan hoşlanırım.I like blondes.
Ben sarışınların çekimine kapılıyorum.I'm attracted to blondes.
Tom, Mary'nin doğuştan sarışın olmadığını düşündü.Tom thought Mary wasn't a natural blonde.

İlgili Sayfalar