sarıl ile cümle

sarıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Îi pătrunde ploaia munţilor, şi, neavînd alt adăpost, se ghemuiesc lîngă stînci.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Ils sont percés par la pluie des montagnes, Et ils embrassent les rochers comme unique refuge.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.산 중 소나기에 젖으며 가리울 것이 없어 바위를 안고 있느니라
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Lijak z gora jih premoči, in ker nimajo strehe, se oklepajo skalovja. –
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Moknú od dažďa vrchov a nemajúc iného útočišťa objímajú skalu.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Pelas chuvas das montanhas são molhados e, por falta de abrigo, abraçam-se com as rochas.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Powodzią gór zmaczani bywają, nie mając mieszkania przytulają się do skały.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Se mojan con los aguaceros de los montes, y a falta de refugio se abrazan a las rocas
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Υγραινονται εκ των βροχων των ορεων και εναγκαλιζονται τον βραχον, μη εχοντες καταφυγιον.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.Измокрюват се от планинските дъждове, И прегръщат скалата, понеже нямат прибежище.
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.мокнут от горных дождей и, не имея убежища, жмутся к скале;
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.מזרם הרים ירטבו ומבלי מחסה חבקו צור׃
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.يبتلّون من مطر الجبال ولعدم الملجإ يعتنقون الصخر
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.在 山 上 被 大 雨 淋 濕 . 因 沒 有 避 身 之 處 就 挨 近 磐 石
Dağlara yağan sağanaktan ıslanıyor, Sığınakları olmadığı için kayalara sarılıyorlar.在 山上 被 大 雨淋濕.因沒 有 避身之處 就 挨近 磐石
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaDas ist glaube ich noch nie zuvor im MoMA passiert.
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımda여기 안아주고 싶은 원자 폭탄 버섯 덕분에
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaЕщё лучше - огромнейший атомный гриб, появившийся в статье
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaאו אפילו יותר טוב, הפטריה החיבוקית האטומית, שהשיגה לי מאמר
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaأوحتى أفضل ، الفطر الذري القابل للعناق -- الذي حصلت عليه من مقالاً
Daha da iyisi, sarılabilir atom bombası mantarı - bu sayede hakkımdaこの作品は 米・科学雑誌に掲載されました
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Dat is mijn hoop en ik vraag jullie, om, alsjeblieft, je hand uit te steken. Geef ze een knuffel.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.È la mia speranza, e vi chiedo, gente, di tendere una mano, e abbracciarli.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Ich hoffe und möchte Sie bitten, etwas zu tun. Und umarmen Sie sie wirklich einmal.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.그리고 저는 이렇게 말할것입니다. 그건 제 소망이에요. 그리고 여러분에게 요청할 것입니다. 제발, 알다시피, 손을 내밀어 주세요. 그리고 진정으로 그들을 안아주세요.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Quisiera decirles que tengo esperanza. Y que me gustaría pedirles algo. Por favor, echen una mano.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.Si as spune ca e speranta mea, si va rog, sa intindeti o mana. Si chiar sa le dati o imbratisare.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.И бих казала само, че се надявам, и бих ви помолила, хора, моля ви, подайте ръка. И наистина ги прегърнете.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.И в конце, я хочу выразить надежду, попросить вас, протянуть руку помощи. И обнять их, от всего сердца.
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.הייתי אומרת שאני מקווה שכן, ומבקשת מכם, בבקשה, הושיטו יד תומכת. ובאמת...
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.و أتمني أن أقول هذا أملي , وأسألكم أنتم , لتتفضلوا ,تعرفون , بمد يد المساعدة . و تقدموا لهم حضن .
Demek istediğim, benim umut ettiğim, sizlerden istediğim onlara bir el uzatmanız ve sıkı sıkı sarılmanız.手を差し伸べてください そして彼らを抱きしめてあげてください ありがとうございました
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Aku tetap berpegang kepada kepatuhanku, dan hati nuraniku pun bersih selalu
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Držím sa svojej spravedlivosti ani sa jej nepustím. Moje srdce nebude potupovať niktorý z mojich dní.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.ë minha justiça me apegarei e não a largarei; o meu coração não reprova dia algum da minha vida.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Igazságomhoz ragaszkodom, róla le nem mondok; napjaim miatt nem korhol az én szívem.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Jeg hævder min Ret, jeg slipper den ikke, ingen af mine Dage piner mit Sind.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Jeg holder fast på min rettferdighet og slipper den ikke; mitt hjerte laster mig ikke for nogen av mine dager.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Je tiens à me justifier, et je ne faiblirai pas; Mon coeur ne me fait de reproche sur aucun de mes jours.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.내가 내 의를 굳게 잡고 놓지 아니하리니 일평생 내 마음이 나를 책망치 아니하리라
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Me he aferrado a mi rectitud y no la cederé. No me reprochará mi corazón mientras viva
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Minä pidän kiinni vanhurskaudestani, en hellitä; yhdestäkään elämäni päivästä omatuntoni ei minua soimaa.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Mi terrò saldo nella mia giustizia senza cedere, la mia coscienza non mi rimprovera nessuno dei miei giorni
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Pravičnosti svoje se držim in je ne pustim; srce mi ne očita ne enega mojih dni.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Spravedlnosti své držím se, aniž se jí pustím; nezahanbíť mne srdce mé nikdy.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Sprawiedliwości mojej trzymać się będę, a nie puszczę się jej; nie zawstydzi mię serce moje, pókim żyw.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Ţin să-mi scot dreptatea, şi nu voi slăbi; inima nu mă mustră pentru niciuna din zilele mele.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Tôi giữ chặt sự công bình mình, không rời bỏ nó; Trọn đời tôi, lòng tôi sẽ chẳng cáo trách tôi.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Tôi giữ chặt sự công_bình mình , không rời bỏ nó ; Trọn đời tôi , lòng tôi sẽ chẳng cáo trách tôi .
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Θελω κρατει την δικαιοσυνην μου και δεν θελω αφησει αυτην η καρδια μου δεν θελει με ελεγξει ενοσω ζω.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Крепко держал я правду мою и не опущу ее; не укорит меня сердце мое во все дни мои.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Правдата си ще държа, и не ще я оставя; Догдето съм жив сърцето ми няма да ме изобличи.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.בצדקתי החזקתי ולא ארפה לא יחרף לבבי מימי׃
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.تمسكت ببري ولا ارخيه. قلبي لا يعير يوما من ايامي.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.我 持 定 我 的 義 、 必 不 放 鬆 . 在 世 的 日 子 我 心 必 不 責 備 我
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.我 持定 我 的 義 、 必不放鬆 . 在世 的 日子 我心 必不責備我
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.Это четвертый раз, когда мы утешаем членов семей погибших.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.المرّة الرابعة التي حضّنا فيها الناجين. المرّة الرابعة التي واسينا فيها عوائل الضحايا.
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.その間にも 国中で 銃による殺人が 絶え間なく続いています
Dördüncü kez, sağ kalanlara sarılıyoruz. Kurbanların ailelerini dördüncü kez teselli ediyoruz.這是第四次我們擁抱著生還者.這是第四次我們安慰著受害者家屬
İlgili Sayfalar