O sansasyonel değildi.It wasn't sensational.
O sansasyoneldi.It was sensational.
Lezzet sansasyonel.The flavor is sensational.
Sansasyonel masajlar yapıyorum.I give sensational massages.
Mary sansasyonel görünüyordu.Mary looked sensational.
Tehliryan'ın duruşması o dönemin sansasyonel bir olayı idi.Sharkey's trial was a sensation at the time.
Anna'nın sahneye girişi çok sansasyoneldi.Santa Anna's capture was accidental.
Sansasyonel fotoğraflarla meşhursunuz.Famous for those sensational photos.
İkinci projemse daha önce asla yapılmamış bir atlayışla ilgili sansasyonel bir fikir.For my second project, I have a sensational idea of a jump that never has been done before.
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Maybe no more 'spectacular experiences' may happen.
Ancak ülkenin sağlık bakanı olayın sansasyonel hale getirilmesine karşı uyardı.The country's health minister, however, cautioned against sensationalising the case.
Sansasyonel Ergenekon soruşturması Türk halkının kafasını karıştırdıTurks confused by sensational Ergenekon probe
2017'de aynı türde sansasyonel bir vaka olan Kale Cinayeti hakkında kitap yazdı.He wrote a book about the Fortress Murder, a sensational case of the same kind in 2017.
Tarzları farklıydı: bazıları sansasyoneldi, ahlaki bir mesajlar vardı.They varied in style: some were sensational, while others conveyed a moral message.
Sansasyonel She-Hulk sırasında, karakter çok sayıda çizgiromanda konuk olarak görülmeye devam etti.During Sensational She-Hulk, the character continued making numerous guest appearances.
Sansasyonel galanın ardından performans gösteriden kaldırıldı.After the sensational premiere, the performance was removed from the show.
Anna'nın sahneye girişi çok sansasyoneldi.Das Vesperbild der Anna selbdritt wurde sehr beliebt.
Hitler'in politik rakibi olan Otto Strasser, daha sansasyonel öykülerden yararlanıyordu.Otto Strasser, fervent opposant de Hitler, est à l'origine de certaines des rumeurs les plus sensationnelles.
Ayrıca cinayetler için fazla abartılı kelimeler ve sansasyonel başlıklar da kullanıldı.Les profils convexes et les têtes trop lourdes sont sanctionnés.
Bittiğinde heykel Salon of 1767'de sergilenmiş ve sansasyonel bir biçimde karşılanmıştır.Cuando el mármol terminado finalmente fue expuesto en el Salón de 1767 recibió una recepción sensacional.
Montfort, sonrasında sansasyonel iddialarda bulundu.Montfort luego se atrevió a hacer más afirmaciones.
Burzum, black metal tarihinin en sansasyonel projelerinden biridir.Gli Shadow Gallery sono una delle più interessanti ed innovative band progressive metal dell'ultimo decennio.
Oyunun ilk versiyonu sansasyonel bir başarı yakalayamadı, satışlar ve ilgi orta düzeydeydi.Новая игра получила средние оценки, но была успешнее в продажах, чем ProStreet.
Anna'nın sahneye girişi çok sansasyoneldi.A colocação de Maria no espaço da cena foi muito complicada.
Ancak onun anlatımları çağdaşlarına oranla daha fazla sansasyoneldir ve anekdotlarla süslüdür.Mas contar mentiras lhe faz sentir bem consigo mesmo e acalma suas angústias.
2017'de aynı türde sansasyonel bir vaka olan Kale Cinayeti hakkında kitap yazdi.In 2017 deed hij dit opnieuw, ditmaal over de Kasteelmoord.
Tehliryan'ın duruşması o dönemin sansasyonel bir olayı idi.Смерть Ростислава була резонансною подією того часу.
Özellikle de ticarî ve sansasyonel adımlarına karşı.Vynikl zvláště svým kurzivním a konceptním písmem.
O sansasyonel, o heyecan verici.Είναι εκπλεπτυσμένη και περιπετειώδης.
Montfort, sonrasında sansasyonel iddialarda bulundu.Montfort våget seg senere på mer sensasjonelle påstander.
Hitler'in politik rakibi olan Otto Strasser, daha sansasyonel öykülerden yararlanıyordu.Ото Щрасер, политически противник на Хитлер, е източник на някои от най-сензационните истории.
Tehliryan'ın duruşması o dönemin sansasyonel bir olayı idi.Траурната церемония била изключително впечатляващо събитие за онова време.
Özellikle de ticarî ve sansasyonel adımlarına karşı.To se posebno odnosi na vjerske, seksualne i tragične događaje.
Aki Shima'sınız. Sansasyonel fotoğraflarla meşhursunuz.Lei č Aki Shima, famosa per le sue splendide foto.
Aki Shima'sınız. Sansasyonel fotoğraflarla meşhursunuz.Είστε η "κι Σίμα, γνωστή από τιs αισθησιακέs φωτογραφίεs.
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Być może nie pojawią się żadne spektakularne doświadczenia.
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Ehkei enää tapahdu spektaakkelimaisia kokemuksia.
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Lehet, hogy soha többé nem lesz részed különleges élményekben.
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Možná už se nemusí přihodit více "velkolepých zážitků."
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Peut-être plus "d'expériences spectaculaires" n'auront lieu.
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Poate nici o experienţă "spectaculară" nu se mai întamplă.
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Quizás no más "experiencias espectaculares" ocurran.
Belki de artık hiç bir sansasyonel tecrübe olmayacak.Возможно больше нет "зрелищных переживаний".
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.Eu estava a desenhar, ao vivo, num ecrã gigante — foi uma sensação mesmo boa — e veio ter comigo um homem.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.저는 대형 화면에 그 자리에서 실시간으로 만화를 그리고 있었습니다. 그것은 상당한 센세이션을 일으켰지요. 그런데 그때, 한 남자가 다가왔습니다.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.Kreslil jsem naživo na velké obrazovce - byla to celkem zábava - a pak ke mně přišel jeden člověk.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.Kreslil som naživo na širokouhlej obrazovke -- bola to senzácia -- a potom jeden chlapík ku mne prišiel.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.Vì vậy tôi đã vẽ thẳng lên màn ảnh chuyện này khá nhạy cảm rồi sau đó người đàn ông này đến chỗ tôi
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.И така, аз рисувах наживо на широк екран -- беше голяма сензация -- и след това един човек дойде при мен.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.Так что я публиковал рисунки на большом экране, это было сенсацией, а потом этот парень пришел ко мне.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.אז עשיתי קריקטורות בצורה חיה על מסך רחב -- זו הייתה בהחלט חוויה -- ואז הבחור הזה בא אלי.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.إذاً فكنت أرسم مباشرة على شاشة عريضة -- كان إحساساً فريداً -- ثم إقترب مني رجل ما.
Geniş ekranda bir karikatür çiziyordum -- oldukça sansasyonel bir şeydi-- sonra birisi bana yaklaştı.かなりセンセーショナルだった そしたらこの男の人がやってきて 僕と僕のスケッチの写真を撮ってるから
İkinci projemse daha önce asla yapılmamış bir atlayışla ilgili sansasyonel bir fikir.A másik projektemhez van egy szenzációs ötletem egy ugráshoz, amit soha korábban nem hajtottak végre.
İkinci projemse daha önce asla yapılmamış bir atlayışla ilgili sansasyonel bir fikir.Dự định thứ 2 là, Tôi có 1 ý tưởng giật gân về 1 cú nhảy chưa có ai từng thực hiện.
İkinci projemse daha önce asla yapılmamış bir atlayışla ilgili sansasyonel bir fikir.Il secondo progetto: ho un'idea sensazionale per un salto che non è mai stato fatto prima.
İkinci projemse daha önce asla yapılmamış bir atlayışla ilgili sansasyonel bir fikir.제 두 번째 프로젝트는 세상을 놀라게 할 아이디어인데요 한 번도 시행되지 않았던 점프를 시도하려고요.
İkinci projemse daha önce asla yapılmamış bir atlayışla ilgili sansasyonel bir fikir.Moim drugim projektem, jest niesamowita idea skoku, którego nie wykonano nigdy wcześniej.
İkinci projemse daha önce asla yapılmamış bir atlayışla ilgili sansasyonel bir fikir.Para el segundo proyecto he tenido una idea sensacional, un salto que nadie ha hecho antes.
İkinci projemse daha önce asla yapılmamış bir atlayışla ilgili sansasyonel bir fikir.Pentru al doilea proiect, am i idee senzaţională legată de o săritură ce nu a mai fost realizată înainte.