sanrı ile cümle

sanrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sanrı kısa ömürlüdür ama pişmanlık uzun bir zaman sürer.Delusion is short-lived, but remorse lasts a long time.
Sanrım sana teşekkür etmem gerekir.I suppose I should thank you.
Bu sanrılar ilk kez ne zaman meydana geldi?When did these delusions first occur?
Sami'nin sanrıları var.Sami is delusional.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943 – Albert Hofmann accidentally discovers the hallucinogenic effects of the research drug LSD.
Kendisinin uzaklardaki bir çiftlikte yaşayan başka bir ailenin reisi olduğuna dair sanrılar görür.He is having delusions about being the head of a different family on a far-away farm.
Sanrım artık onlarla savaşmamak en iyisi !I think we shouldn't fight with them anymore.
Evet... sanrım.Well...I guess.
Ve eklemek isterim ki, hiçbir sanrılandırıcı eğlence olsun diye kullanılmamalı.And I'd like to add that I don't think any of the psychedelics should be used for recreation.
Maya'dır, sanrıdır, biçimin bitmek bilmeyen oyunudur.This is Maya, illusion, the endless play of form.
Sanrıları yoğunlaştıkça Fiona'nın kafası canlanır ve onunla konuşmaya başlar.As his delusions increase in intensity, Fiona's head comes to life and starts talking to him.
Büyüklenme sanrılarıGrandiose delusions
Bu genellikle herhangi bir gerçek sanrıdan ziyade aşırı gurur ifade eder.This is generally due to excessive pride, rather than any actual delusions.
Zulüm sanrılarıPersecutory delusions
Olağanüstü Popüler Sanrılar ve Kalabalıkların Çılgınlığı .Extraordinary Popular Delusions and the Madness of Crowds.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.16 avril : Albert Hofmann expérimente accidentellement les effets psychotropes du LSD.
Bu olay onda akıl hastalığına neden olacak sanrıları tetiklemiştir.Allí se interesó por la deficiencia mental.
Kral Knud sanrısal bir kibir ile gelgitin ters dönmesi için emir vermedi.El rey de Babilonia le pedía un medio de reinar con tranquilidad.
Bu olay onda akıl hastalığına neden olacak sanrıları tetiklemiştir.Una scelta che sarà fatale alla sua psiche malata.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943 — Альберт Хофманн открыл психотропные свойства ЛСД.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943 — Albert Hofmann acidentalmente experimenta os efeitos psicodélicos do LSD.
Genital retraksiyon sendromu: Kişinin, penisinin vücudunun içine çekildiğine dair sanrıları vardır.Somatische waan, waarbij de patiënt ervan overtuigd is dat er iets mis is met de lichaamsfuncties.
Nathan bu sanrıda kendisine "büyük bir ışığı bekle" dendiğini söylüyordu.Budda powiedział Bądźcie sami dla siebie lampą.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943 – Szwajcarski chemik Albert Hofmann przypadkowo odkrył psychoaktywne właściwości LSD.
Yiyende farklı sanrılara sebep olurlar.Żywią się zróżnicowanym pokarmem.
Bu olay onda akıl hastalığına neden olacak sanrıları tetiklemiştir.Man menade till och med att han hade läggning åt sinnessjukdom.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943 – Doktor Albert Hofmann objevil psychedelické účinky LSD.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943: Chimistul elvețian Albert Hofmann a descoperit efectele halucinogene ale LSD-ului.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.Albert Hofmann havaitsi LSD:n psykedeeliset vaikutukset.
Bu olay onda akıl hastalığına neden olacak sanrıları tetiklemiştir.Tapahtumat järkyttivät hänen mielenterveyttään.
Ayrıca bu durum ile birlikte hipnopompik sanrılar olabilir.Επιπρόσθετα η κατάσταση μπορεί να επιφέρει και υπναγωγικές παραισθήσεις.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943 - Dr. Albert Hofmann menemukan efek psikedelik dari LSD.
Fakat sanrılar ve vücudundaki burulmalar devam eder.Demam dan bisul pada mulut juga terjadi.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943年 - アルバート・ホフマンがLSDの幻覚作用を発見。
Hastada, bir kadın veya erkeğin kendisine aşık olduğu sanrısı vardır.미남으로 여성 직원이나 환자에게 인기가 있다.
Bu durumda çeşitli sanrılarda görülebilmektedir.ניתן לראות זאת במספר פסיקות.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943 г. – Швейцарецът Алберт Хофман синтезира наркотика ЛСД.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.V auguste roku 1960 Albert Hofmann opísal a izoloval psychotropné látky tejto rastliny.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.Deja aveam repertoriul frenetic: voci terifiante, viziuni grotești, halucinații bizare și de nestăpânit.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.지금까지 저는 모든 광적인 레퍼토리를 모두 갖고 있었어요. 겁나는 목소리, 기괴한 환영 괴상하도 떨칠 수 없는 망상들.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.До този момент имах цял луд репертоар - ужасяващи гласове, гротескни видения странни, неконтролируеми илюзии.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.Репертуар ужасов разросся: теперь это были жуткие голоса, абсурдные видения, странный навязчивый бред.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.כעת היה לי הרפרטואר המלא של טירוף: קולות מפחידים, חזיונות מעוותים, והזיות מוזרות ובלתי נשלטות.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.حتى الآن، كت أعاني من جميع أعراض الحمّى : الاصوات المرعبة، والرؤى البشعة، الأوهام الغريبة و الصعبة.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.恐ろしい声 グロテスクなビジョン 奇妙な制御不能な妄想 私の精神状態は
Elbette, bariz olan gerçek şu ki, birini tamamen sanrısal bir inanç sistemi bağlamında sevebilirsiniz.Ano, tedy pokud je zjevný fakt, že můžete někoho milovat v kontextu systému skutečně klamných přesvědčení.
Elbette, bariz olan gerçek şu ki, birini tamamen sanrısal bir inanç sistemi bağlamında sevebilirsiniz.Da, este evident că poţi iubi pe cineva în condiţiile unui sistem complet delirant.
Elbette, bariz olan gerçek şu ki, birini tamamen sanrısal bir inanç sistemi bağlamında sevebilirsiniz.망상에 사로잡힌 믿음 체계 안에서도 누군가를 사랑할 수 있다는 것입니다.
Elbette, bariz olan gerçek şu ki, birini tamamen sanrısal bir inanç sistemi bağlamında sevebilirsiniz.Tak, to oczywiste że możesz kochać kogoś w kontekście prawdziwie urojonego systemu.
Elbette, bariz olan gerçek şu ki, birini tamamen sanrısal bir inanç sistemi bağlamında sevebilirsiniz.Vâng, có một điều thực tế là anh có thể yêu một ai đó trong hoàn cảnh một hệ thống thật sự ảo.
Elbette, bariz olan gerçek şu ki, birini tamamen sanrısal bir inanç sistemi bağlamında sevebilirsiniz.היא שאפשר לאהוב מישהו בהקשר של מערכת אמונות הזויה לגמרי,
Elbette, bariz olan gerçek şu ki, birini tamamen sanrısal bir inanç sistemi bağlamında sevebilirsiniz.انه يمكنك ان تحب شخصا ضمن نظام ديني صارم
Elbette, bariz olan gerçek şu ki, birini tamamen sanrısal bir inanç sistemi bağlamında sevebilirsiniz.もった人ならば "思いやりがあるからこそ
Evet... sanrım.À... chắc được.
Evet... sanrım.Also.. Okay.
Evet... sanrım.Bene... credo di sì.
Evet... sanrım.Bien... je suppose que oui.
Evet... sanrım.Bine... cred.
Evet... sanrım.Chyba mogę...
Evet... sanrım.Goed... neem ik aan.

İlgili Sayfalar