Ana içeriğe geç
Sözlük

sanmak ile cümle

sanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun Elisabeth'den geldiğini sanmaktadır; halbuki pusulayı gönderen Eboli Prensesidir."Elvin Məmmədov "Sumqayıt" FK ilə müqavilə imzalayıb". sumqayitpfc.az (in Azerbaijani).
Dedektif John McClane her şeyi görüp geçirdiğini sanmaktadır.John McCain should tell Black he did.
Çünkü kocası dahil herkes İngilizce bilmediğini sanmaktadır.Except for the fact that she knows hardly any English.
Grimaoldo Bertarido'yu tanınmamıştır ve Rodelinda'nın bir gizli sevgilis olduğunu sanmaktadır.Grimoaldo is outraged, believing that Rodelinda has taken a lover.
Üçüncü sık yapılan hata... ...fiyatımın, rakibiminkinden az olması gerektiğini sanmaktır.And then kind of the third common errors, my price hast to be less than my competitor's price.
Bartolo, Kont'un onlar tarafından tutuklanacağını sanmaktadır.Gravano wird bewusst, dass sie überführt werden würden.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Er glaubt, dass Tito tot ist.
Bir şeyi daha önce işittiğini sanmak.On lui fait croire un temps qu'elle a été entendue.
Herkes onun dillerini öğrenmek için orada olduğunu sanmaktadır.Il leur a répondu, qu’il voulait apprendre toutes les langues.
Bir şeyi daha önce de düşünmüş olduğunu sanmak.Bueno, ya sabes, piensa en ello un poco.
Bir şeyi daha önce de yaptığını sanmak.Indica que algo debería haber sucedido antes.
Maggie ise Glenn'in öldüğünü sanmaktadır.Kirk le dice a McCoy que se está imaginando cosas.
Bir şeyi daha önce işittiğini sanmak.Déjà senti: il sentire qualcosa come se lo si avesse già sentito.
Ancak oda sahipleri onu kiralanmış bir jigalo sanmaktadır.Se ci riusciranno verranno premiati da un Jiggy.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.Сёстры Уолстонкрафт были уверены, что она заключена в тюрьму.
İnsanların çoğu onların Dünya'da milyonlarca yıldır var olduğunu ve insanlara rehberlik ettiğini sanmaktadır.Теперь всем кажется, будто они помогали развитию человечества на протяжении миллионов лет.
Clary bir artisttir ve ilk kitap Kemikler Şehri'nde kendisinin normal bir insan olduğunu sanmaktadır.تعتبر كلاري فنانة في الرسم وفي الكتاب الأول مدينة العظام كانت تعتقد بأنها إنسانة عادية.
Ancak dalekler Clara'nın öldüğünü sanmaktadırlar.وهنا يظن أهل القرية ان هيلدا ماتت.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Jin presumiu que sua mãe estava morta.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.Envergonhada, Wollstonecraft apressou-se em terminá-lo.
Dedektif John McClane her şeyi görüp geçirdiğini sanmaktadır.O oficial Matt Parkman diz que pode ouvir pensamentos.
Bir şeyi daha önce de yaptığını sanmak.Ik heb dat ooit één keer eerder gedaan.
Konstantinos bu surların Osmanlıları durduracağını sanmaktaydı.Konstantijn klaagt dat ze slechts blabla konden zeggen.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Myśli, że Kim zginęła.
Çünkü kocası dahil herkes İngilizce bilmediğini sanmaktadır.Sytuację komplikuje fakt, iż jego małżonka nie zna angielskiego.
Bartolo, Kont'un onlar tarafından tutuklanacağını sanmaktadır.Bartolo jest pewien, że był on wysłannikiem Hrabiego.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.Сестри Волстонкрафт були впевнені, що вона ув'язнена.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Кейн, як вважається, загинув.
Ron ise Hermione'nin kedisi Crookshanks'in faresi Scabbers'ı yediğini sanmaktadır.Існував й інший конфлікт, коли Рон звинуватив Герміону, що її кіт Криволапик з'їв Скеберса.
Çünkü kocası dahil herkes İngilizce bilmediğini sanmaktadır.Zajímavostí je, že on sám neuměl vůbec anglicky.
Bir şeyi daha önce işittiğini sanmak.Poate ai mai auzit de mine.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Megtudja, hogy Eden meghalt.
Clary bir artisttir ve ilk kitap Kemikler Şehri'nde kendisinin normal bir insan olduğunu sanmaktadır.Clary on taiteilija ja ensimmäisessä kirjassa, Luukaupungissa, hän luulee olevansa maallikko.
Bir şeyi daha önce de düşünmüş olduğunu sanmak.Déjà vu: muistaa nähneensä jotakin vastaavaa aiemmin.
Ancak oda sahipleri onu kiralanmış bir jigalo sanmaktadır.En af legenderne lyder, at en ridder ved navn Džiugas grundlagde byen.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.Wollstonecrafts søstre trodde lenge at hun satt i fengsel.
Lila, Dexter'ın kendi ruh eşi olduğunu sanmaktadır.Samantha sadar namun jiwanya adalah jiwa Loretta.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Taichi merasa dirinya akan mati.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Dương Công đã chết.
Annesinin ve babasının trafik kazasında öldüğünü sanmakta ve hiçbir gerçeği bilmemektedir.両親を交通事故で失っており、ほとんどその記憶がない。
Bir şeyi daha önce işittiğini sanmak.そして、どこかで聞いたことのある声がしたと言っていた。
Bir şeyi daha önce de düşünmüş olduğunu sanmak.特にいつからいつまであったのかを知りたい。
Ana madde: Jamais vu Bildiği ve gördüğü bir şeyi veya kimseyi hiç görmemiş olduğunu sanmak.喻如:眼識滅已生耳識,耳識滅已生眼識,眼識相應法,不至耳識,耳識相應法,不至眼識。
Çünkü kocası dahil herkes İngilizce bilmediğini sanmaktadır.並非所有英國人認同英式英語。
Öteki görüşe göre ise kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir.得知真相以後,被神樂認為是軟弱的自己。
Onun delikanlı ile aşkdan değil ondan korktuğu için evleneceğini sanmaktadır.但我娶她不是出于责任感,而是因为我爱她。
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.울스턴크래프트의 자매들은 그가 감옥에 갇힌 줄로 알고 있었다.
Herkes gibi o da babasının Charlie olduğunu sanmaktadır.그를 아버지처럼 생각하고 있으며, 누구보다도 그를 믿고 있다.
Bir şeyi daha önce işittiğini sanmak.누가 이런 것을 들어 본 적이 있느냐?
Onun delikanlı ile aşkdan değil ondan korktuğu için evleneceğini sanmaktadır.그는 사랑 없이도 성관계를 가질 수 있고, 사랑 없이도 결혼할 수 있다고 주장하여 화제가 되었다.
Wollstonecraft'ın kız kardeşleri onun da hapise atıldığını sanmaktaydılar.(אחיותיה של וולסטונקראפט האמינו שהיא נאסרה).
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.אך ג'ואן אומרת שג'ים כבר מת.
Jin'in öldüğünü sanmaktadır.Джин осъзнава, че сега е заменим.
Herkes gibi o da babasının Charlie olduğunu sanmaktadır.Всички мислели, че той е истинският му баща.
Bir şeyi daha önce de yaptığını sanmak.Treba li i dalje činiti isto što i dosad?
Bunun Elisabeth'den geldiğini sanmaktadır; halbuki pusulayı gönderen Eboli Prensesidir.Etymológia pomenovania popisuje odvodenie od upa a sad; čiže ten, kto sedí blízko (zrejme majstra).
Onun delikanlı ile aşkdan değil ondan korktuğu için evleneceğini sanmaktadır.Noormees läheb hulluks, sest ei saa abielluda oma armastatuga.
Bunu söylememin nedeni ise... ...bu problemin yeni çıktığını sanmak gibi bir fikre sahip olabilmenizdir.A dôvod, prečo toto hovorím, je, že si možno myslíte, že tento problém je pomerne nedávny.
Bunu söylememin nedeni ise... ...bu problemin yeni çıktığını sanmak gibi bir fikre sahip olabilmenizdir.A důvod, proč tohle říkám je, že si možná myslíte, že tento problém je poměrně nedávný.
Bunu söylememin nedeni ise... ...bu problemin yeni çıktığını sanmak gibi bir fikre sahip olabilmenizdir.A powodem dla którego to mówię jest to, że możecie mieć wrażenie, że problem jest stosunkowo świeży..
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod