Bunun zaman harcamaya değer olduğunu düşünüyor musun? Öyle olduğunu sanmıyorum.Do you think it's worthwhile? I don't think so.
Ben onun komik olduğunu hiç sanmıyorum.I don't think it's funny at all.
Bu bitkiler çok küçük. Ben onların büyüyeceklerini sanmıyorum.These plants are too small. I don't think that they'll grow.
Ay ışığında bir kitap okumanın mümkün olduğunu sanmıyorum.I don't suppose it's possible to read a book by moonlight.
Bu gömleğin kırmızı bir kravatla uyacağını sanmıyorum.I don't think that this shirt suits a red tie.
Ben hiç tuhaf olduğunu sanmıyorum.I don't think it's weird at all.
Bunun garip olduğunu hiç sanmıyorum.I don't think it's odd at all.
Ben onun hiç garip olduğunu sanmıyorum.I don't think that it's strange at all.
Bir günde bu miktarda işi bitirmenin mümkün olduğunu sanmıyorum.I don't think it's possible to finish that amount of work in one day.
Annesine benzediğini sanmıyorum.I don't think that she looks like her mother.
O işi yapabileceğini sanmıyorum.I don't think he'll be able to do that work.
O işi nasıl yapacağını bileceğini sanmıyorum.I don't think he'll know how to do that work.
O onunla tartışmış olabilir fakat ona vurmuş olabileceğini sanmıyorum.She may have argued with him, but I don't think she could have hit him.
Çocukların bira içmesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think children should drink beer.
Her gün Çin yemeği yememin bir sakıncası olduğunu sanmıyorum.I don't think I'd mind eating Chinese food every day.
Bir yerli gibi konuşacağımı sanmıyorum ve gerçekten konuşmam gerektiğini sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker and I don't really think I need to.
Ne kadar çabalarsam çabalayayım bir yerli gibi sesletim yapacağımı sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker no matter how much I try.
Onun bir yerli konuşur gibi sesletim yapacağını sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker.
Birçok insanın aylığından tatmin olduğunu söyleyebileceğini sanmıyorum.I don't think many people can say they are satisfied with their salary.
Fransızca çok zor, bu yüzden öğrenmek istediğimi sanmıyorum.French is too hard, so I don't think I want to learn it.
Onu yapabileceğimi sanmıyorum.I don't think I could do that.
Tom onu söyledi fakat gerçekten onu demek istediğini sanmıyorum.Tom did say that, but I don't think he really meant it.
Tom'un bekâr olduğunu sanmıyorum.I doubt if Tom is single.
Tom'un skandala karıştığını sanmıyorum.I don't think Tom was involved in the scandal.
Tom'un durumun üstesinden gelebileceğini sanmıyorumI don't think Tom can deal with the situation.
Dün gece yemek yedim ama Tom'un yediğini sanmıyorum.I ate dinner last night, but I don't think Tom did.
Tom'a yardım etmeyi düşündüğünü sanmıyorum.I don't suppose you'd consider helping Tom.
Tom hakkında bir şey bildiğini sanmıyorum, ne dersin?I don't suppose you know anything about Tom, do you?
Onun sana yardımcı olabileceğini sanmıyorum.I don't think he can help you.
Ne söylersen söyle, Tom'un iyi bir adam olduğunu sanmıyorum.No matter what you say, I don't think Tom is a nice guy.
Tom'un uyuşturucu kullandığını sanmıyorum.I think that Tom doesn't do drugs.
Gecenin bu saatinde Tom'un uğramasının olası olduğunu sanmıyorum.I don't think it's likely that Tom will come over this time of night.
Tom'un özellikle yakışıklı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is particularly handsome.
Planının işe yarayacağını sanmıyorum.I don't think your plan will work.
Birinin haklı diğerinin hatalı olduğunu gerçekten söyleyebileceğimizi sanmıyorum.I don't think we can really say that one is right and the other is wrong.
Bacağım uyuşmuş. Hemen kalkabileceğimi sanmıyorum.My leg's gone to sleep, so I don't think I can stand up right away.
Bildiğim kadarıyla onun doğru olduğunu sanmıyorum.As far as I am concerned, I don't think that's true.
Onların anladığını sanmıyorum.I don't believe they understood.
Tanrı'nın benim işe gitmemi istediğini sanmıyorum!I don't think God wants me to go to work!
Hazır olduğumuzu sanmıyorum.I don't think we're ready.
Onun onu yapabileceğini sanmıyorum.I don't think he can do that.
O kesinlikle zengin ama onun çok zeki olduğunu sanmıyorum.She is rich, certainly, but I don't think she's very smart.
Bunu yapacağımı sanmıyorum.I don't believe I'll do that.
O zamana kadar paraya sahip olacağımı sanmıyorum.I don't think I'll have the funds by then.
Tom isimli birini duyduğumu hiç sanmıyorum.I don't think I've ever heard of anyone named Tom.
"O geliyor mu?" "Onun geldiğini sanmıyorum.""Is he coming?" "No, I don't think so."
Onun bunu anlayacağını sanmıyorum.I don't think she would understand it.
Senin beni dövebileceğini sanmıyorum.I don't think you can beat me.
İşimi başka birinin yapabileceğini sanmıyorum.I don't think anyone else could do my job.
Onun İbranice bildiğini sanmıyorum.I don't think that he knows Hebrew.
Ben onun İbranice bildiğini sanmıyorum.I don't think that she knows Hebrew.
Onun dürüst olduğunu sanmıyorum.I don't think that he's honest.
Onun samimi olduğunu sanmıyorum.I don't think that he is sincere.
Burada bir doktor olduğunu sanmıyorum.I don't think there is a doctor here.
Onların bizi duyduğunu sanmıyorum.I don't think they heard us.
Onun gerçekle başa çıkabileceğini sanmıyorum.I don't think he can handle the truth.
Bu arabanın Almanya'da yapıldığını sanmıyorum.I don't think that this car was made in Germany.
Onu istediğimi sanmıyorum.I don't think I want that.
İğrenç olduğunu düşündüğünüz bir şeyi yediğim hiç sanmıyorum.I don't think I've ever eaten anything that you would consider disgusting.
"Tom'a para vermek yardım etti mi?" "Yardım ettiğini sanmıyorum.""Did giving Tom the money help?" "I don't think it did."