Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki.Mittarit on maksimilla niin kuin olisimme magneettikentässä.
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki.- Naprave ne odčitavajo.
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki. - Nedenini bilmek isteyen var mı?-Có ai ở đây muốn biết tại sao không?
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki. - Nedenini bilmek isteyen var mı?Je tu silné magnetické pole.
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki.Semuanya naik seperti ditarik medan magnet.
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki.Siamo in un campo magnetico.
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki.Sunt la maximum ca într-un câmp magnetic.
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki.- Tudják, miért?
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki.Οι ενδείκτες έχουν τερματίσει σαν σε μαγνητικό πεδίο.
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki.Датчиците скочиха, сякаш сме в магнитно поле.
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki..אנחנו חודרים יפה
Bir manyetik alan, cihazları etkiliyor sanki.لقد تعطلت كأننا علقنا فى حقل مغناطيسى
Bir şeyler sanki yanlıştır.여러분은 그 단어가 이상하다며
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Ada hal yang tidak benar, dan Anda akan berkata kata-kata ini mungkin bukan Bahasa Inggris.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Alcune cose non sono giuste, e mi direte che queste parole probabilmente non sono inglesi.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Algumas coisas não estão certas, e vocês dirão que estas palavras provavelmente não são palavras inglesas.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Algunas cosas no están bien, y me dirán que estas palabras probablemente no son inglesas.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Ceva nu este în ordine, și veți spune că, probabil, aceste cuvinte nu sunt în engleză.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Einiges stimmt nicht, und ihr werdet sagen, dass diese Worte wohl nicht Englisch sind.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.En del saker stämmer inte, och ni kommer att säga att de här orden antagligen inte är engelska ord.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Hogy valami nem stimmel, és azt fogják mondani, hogy ezek valószínűleg nem angol szavak.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Jokin ei täsmää, ja voi väittää, etteivät sanat luultavasti ole englantia.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Một số chữ có vẻ không đúng, và bạn sẽ nói những từ này có lẽ không phải từ tiếng Anh.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Některé věci se vám nebudou zdát a tak řeknete, že ta slova pravděpodobně nejsou anglická.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Niektoré veci nie sú v poriadku a povedali by ste, že tieto slová pravdepodobne nie sú anglické.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Noget stemmer ikke, og I vil sige, at disse ord nok ikke er engelske ord.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Pewne rzeczy się nie zgadzają i dlatego stwierdzicie, że nie jest to angielski tekst.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Quelque chose ne va pas, et vous direz que ces mots ne sont probablement pas Anglais.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Sommige dingen kloppen niet en je zult zeggen dat het waarschijnlijk geen Engelse woorden zijn.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Κάποια πράγματα δεν είναι σωστά, και θα πείτε πως αυτές οι λέξεις πιθανότατα δεν είναι αγγλικές.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Някои неща не са вярни и за това ще кажете, че това вероятно не са английски думи.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Что-то в них не так, и вы поймете, что эти слова, скорее всего, не из английского языка.
Bir şeyler sanki yanlıştır. Ve bu kelimeler muhtemelen İngilizce değildir.Щось не так, і, напевно, це не англійські слова.
Bir şeyler sanki yanlıştır.כמה דברים לא מסתדרים,
Bir şeyler sanki yanlıştır.بعض الأمور ليست صحيحة ،
Bir şeyler sanki yanlıştır.英語の言葉ではないと判断できます
Bir zamanlar... Gabrielle Chanel, sanki moda dünyasındaki ilk günüymüş gibi zaferle geri döndü.En toen... maakte Gabriëlle Chanel een fantastische comeback, en begon weer van voren af aan.
Bize bakıyor. Bizim ona bakış tarzımızı değerlendiriyor gibi. Gözümüzü dikip ona bakmamızı eleştiriyor sanki.Я думаю, що він дивиться на нас майже так, ніби він критикує наш вид, наш погляд.
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Chúng tôi cách nhau 11 tuổi nhưng trông không phải vậy, đúng không?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Det är 11 år mellan oss, men det ser mer ut eller hur?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Intre noi sunt 11 ani, dar pare ca sunt mai multi ani, nu?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Med nama je 11 let razlike, vendar se zdi, da jih je več, kajne?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Nas dzieli 11 lat, ale wygląda na więcej, prawda?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Noi abbiamo 11 anni di differenza, ma sembrano di più non è vero?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Nous avons 11 ans de différence, mais on dirait qu'il y en a pas, non ?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Usia kami terpaut 11 tahun, tapi tampaknya lebih dari itu bukan?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Wij verschillen 11 jaren, maar het lijkt meer, niet waar?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Wir haben 11 Jahre Unterschied, aber es sieht mehr aus, nicht?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?Έχουμε 11 χρόνια διαφορά, αλλά φαίνεται για περισσότερο, έτσι;
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?У нас разница в 11 лет, но кажется, что больше, да?
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?هناك 11 عام فرق بيننا ولكن يبدو فرق السن أكبر من ذلك أليس كذلك؟
Bizim aramızda 11 yaş fark var. Ama sanki daha çokmuş gibi duruyor değil mi?-ワインいかがですか? -はい
Bodhisattvalar'ın dünya ile olan bağları sanki giydikleri soylu bir elbise ile yerine getirilir.A: A oni sú zobrazené majúce tieto svetské väzby prostredníctvom ich nádherného hávu.
Bodhisattvalar'ın dünya ile olan bağları sanki giydikleri soylu bir elbise ile yerine getirilir.R: y están demostrados que estos lazos mundanos a través de su atuendo principesco.
Bodhisattvalar'ın dünya ile olan bağları sanki giydikleri soylu bir elbise ile yerine getirilir.І вони демонструють свою привязаність до земного світу через свої королівські костюми.
Bodhisattvalar'ın dünya ile olan bağları sanki giydikleri soylu bir elbise ile yerine getirilir.والواضح أن لديهم علاقات وتواصل مع عالمنا من خلال زيهم ومظهرهم الأقرب لمظهر الأمراء
Boeun yokken, sanki kalbimde koca bir delik var.Přijde mi, že bez Boeun mám v srdci velkou díru.
Boeun yokken, sanki kalbimde koca bir delik var.Sans Boeun, j'ai comme un vide dans mon coeur.
Boeun yokken, sanki kalbimde koca bir delik var.Sin Boeun, parece que hay un gran agujero en mi corazón.
Boeun yokken, sanki kalbimde koca bir delik var.Tanpa Boeun, kelihatannya seperti ada sebuah lubang besar di hatiku.