Ana içeriğe geç
Sözlük

sandalyesinde ile cümle

sandalyesinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
O beni karşılamak için sandalyesinden kalktı.He rose from his chair to welcome me.
Haberleri duymasıyla sandalyesinden zıpladı.Hearing the news, he jumped out of his chair.
Kadın, sandalyesinden kalktı ve sonra kapıya baktı.The wife stood up from her chair. She then looked at the door.
Tom neredeyse sandalyesinden düşecekti.Tom nearly fell off his chair.
O, hiç kimsenin sandalyesinde oturmasına izin vermeyecek.He won't let anybody sit in his armchair.
Tom onun sandalyesinde uykuda.Tom is asleep in his chair.
O, sandalyesinden ayağa kalktı.He stood up from his chair.
Tom sandalyesinden düştü.Tom fell off his chair.
O, sandalyesinden atladı.She leaped from her chair.
Tom sandalyesinden kalktı.Tom got up from his chair.
Tom sandalyesinden ayağa fırladı.Tom jumped up from his chair.
Tom Mary'yi beklerken sandalyesinde sabırla oturdu.Tom sat patiently in his chair, waiting for Mary.
Tom'un sandalyesinde oturuyorsun.You're sitting in Tom's chair.
Tom sandalyesinde öne doğru eğildi.Tom leaned forward in his chair.
Tom sandalyesinden kalktı, kapıya doğru yürüdü ve onu açtı.Tom got up from his chair, walked to the door and opened it.
Tom sandalyesinde biraz kıvrıldı.Tom squirmed in his chair a little bit.
Tom bir roman okurken sallanan sandalyesinde oturdu.Tom sat in his rocking chair, reading a novel.
Tom sandalyesinde yığıldı.Tom slumped in his chair.
Tom sandalyesinde rahat oturamadı.Tom fidgeted in his chair.
Tom sandalyesinde ileri geri sallandı.Tom rocked back and forth in his chair.
Tom sandalyesinde arkasına yaslandı ve Mary'ye baktı.Tom leaned back in his chair and stared at Mary.
Tom döner sandalyesinde arkasına yaslandı.Tom leaned back in his swivel chair.
Tom sandalyesinden kalktıktan sonra konuşmaya başladı.Tom, having risen from his chair, began to speak.
Tom yavaşça sandalyesinden kalktı.Tom slowly rose from his chair.
Tom sandalyesinden zıpladı.Tom jumped out of his chair.
Tom sandalyesinden sıçradı.Tom jumped out of his chair.
Tom'un sandalyesinde oturuyorsun, değil mi?You're sitting in Tom's chair, aren't you?
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.The man sprang from his chair and paced up and down the room in uncontrollable agitation.
Öğretmen sandalyesinde oturuyordu.L'enseignant était assis sur la chaise.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Ahora, debe desaparecer para acabar con la cadena de odio.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Op die manier kon ze al spelenderwijs gewend raken aan haar rolstoel.
Sandalyesinde dönüp yere düştüğü yer, birçok insanın favori sahnesi olmuştur.Barátaival sokszor mentek hegyet mászni, ez volt a kedvenc sportjuk.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.A férfi felugrott a székéből, és járkált fel-alá a szobában a fékezhetetlen izgatottság.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.agitation。 その後、絶望のジェスチャーに、彼は彼の顔からマスクを破り、それを投げつけた
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.De man sprong uit zijn stoel en liep heen en weer de kamer in oncontroleerbare agitatie.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Der Mann sprang von seinem Stuhl auf und ging hin und her den Raum in unkontrollierbare Agitation.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.El hombre saltó de su silla y empezó a pasear arriba y abajo de la habitación en la incontrolable agitación.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.그 사람은 통제할 수있는 공간을 자신의 의자에서 달려들 최대 진행 아래로 교반.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.L'homme bondit de sa chaise et arpentait la pièce en incontrôlables l'agitation.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.L'uomo balzò dalla sua sedia e camminare su e giù per la stanza in incontrollabile agitazione.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Manden sprang fra sin stol og gik op og ned ad gulvet i ukontrollable agitation.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Mannen sprang från stolen och gick fram och tillbaka i rummet i okontrollerbara agitation.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Mężczyzna zerwał się z krzesła i chodził po pokoju w niekontrolowany pobudzenie.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Mies hypähti tuoliltaan ja vauhdikas ylös ja alas huoneeseen hallitsematon levottomuus.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Moški je skočila s stola in tempu gor in dol po prostoru v neobvladljive vznemirjenost.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Muž vyskočil ze své židle a začal přecházet sem a tam po místnosti v nekontrolovatelné agitace.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Muž vyskočil zo svojej stoličky a začal prechádzať sem a tam po miestnosti v nekontrolovateľné agitácia.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Người đàn ông mọc từ ghế của mình và nhịp độ lên và xuống phòng trong không kiểm soát được kích động.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.O homem pulou da cadeira e caminhou para cima e para baixo do quarto em incontroláveis agitação.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Omul sări de pe scaun şi ritm în sus şi în jos camera în necontrolat agitaţie.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Pria itu melompat dari kursinya dan berjalan mondar-mandir ruang dalam tak terkendali agitasi.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Людина схопився зі стільця і ​​ходив взад і вперед по кімнаті в неконтрольованих агітації.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Мъж скочи от стола си и започна да се разхожда нагоре и надолу из стаята в неконтролируеми възбуда.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.Человек вскочил со стула и ходил взад и вперед по комнате в неконтролируемых агитации.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.האיש קפץ מכסאו, פסע הלוך ושוב בחדר בלתי נשלט תסיסה.
Adam, kontrol edilemeyen oda onun sandalyesinden fırladı ve tempolu ve aşağı ajitasyon.انطلق الرجل من مقعده وتيرة صعودا وهبوطا في غرفة لا يمكن السيطرة عليها الانفعالات.
‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››가로되 너희는 히브리 여인을 위하여 조산할 때에 살펴서 남자여든 죽이고 여자여든 그는 살게 두라
‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››ויאמר בילדכן את העבריות וראיתן על האבנים אם בן הוא והמתן אתו ואם בת היא וחיה׃
‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››وقال حينما تولّدان العبرانيات وتنظرانهنّ على الكراسي. ان كان ابنا فاقتلاه وان كانت بنتا فتحيا.
‹‹İbrani kadınlarını doğum sandalyesinde doğurturken iyi bakın; çocuk erkekse öldürün, kızsa dokunmayın.››你 們 為 希 伯 來 婦 人 收 生 、 看 他 們 臨 盆 的 時 候 、 若 是 男 孩 、 就 把 他 殺 了 、 若 是 女 孩 、 就 留 他 存 活
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod